Erdogan’dan beter bir yönetim isbasinda!..
Türkiye’yi Erdogan yönetmiyor, Ergenekon grubu yönetiyor ve hatta Selvi bile ‘Brunson serbest kalabilir’ diye yazmasina karsin serbest birakilmiyorsa, orada baskalarinin emri var demektir.
Aylardir, hatta son 2-3 yildir düsündügüm ama yanitini bulamadigim bir soru var kafamda, “Acaba, Recep Tamam Erdogan’in siyasi bir dünya görüsü var mi?” diye. Sizce var mi, basbakan oldugundan da, hatta belediye baskani oldugundan da öncesine gidin ve izlemeye, okumaya çalisin, sadece ve sadece Erdogan’in devamli olarak düsünce degisikligi içinde oldugunu görürsünüz. Dünya lideri diye övdükleri bu adam kadar söylediklerini inkar edip, sonradan tam ama tam tersini yapan baska bir kisi görmedim ben. Ne yalan söyleyeyim, bir dönek bile Erdogan kadar firdöndü bir siyaset yapamaz.
Esasinda Erdogan gibi olmak kolay, birileri sizi bulunmaz hint kumasi yapmis ve bir koltuga oturtmus, o da kendisine inanildigini bildiginden, siyasette saçmalamanin rekorlarini kiriyor. Böyle bir dal olsa Guinnes Rekorlar Kitabi’na uzak ara önde girer. Zor olan Erdogan gibi birisiyle ayni parti yada hükümette olmak ve onun dedikleriyle siyaset yapmak. Hele bakan olduysaniz yandiniz, hele de Mehmet Simsek gibi uzman bakansaniz, bildiklerinizi unutun daha iyi, yoksa gençlerin dedigi gibi kafayi yersiniz.
Bu konuda Erdogan ile ilgili onlarca örnek verebilirim ama en önemli örnek bence Ergenekon, 17-25 Aralik dönemi, Fethullah Gülen’le isbirligi ve ayrilis dönemi. Biz istedigimiz kadar son haftalardaki dolar artisini Rahip Brunson üzerinden tartisalim, isin öyle olmadigini AKP’li uzmanlar dahil herkes biliyor. Bu ayrica ABD’nin Orta-Dogu’da küçük devletçikler kurmasi girisimi ve Kürdistan’in olusacak olmasi sorunu da degil. Bunlarin hepsi çok ama çok önemli konular ama esas 2 konu var ki bunu kimse tartismak istemiyor.
Bunlardan birincisi askeriye içinde bulunan NATO-Sanghay 5’lisi tartismasi, ikincisi de Erdogan’in neden 2 ayri dönemde iki grupla da hasir nesir oldugudur. Yoksa Orta-Dogu’da bugünden itibaren Ragip Duran’la Celal Baslangiç’in kaleme aldigi izlenimleri Arti Gerçek’te okuyacaksiniz, oralarda biseyler zaten oluyor, bunun sadece ABD istiyor diye olmadigini, halklarin kendi kaderlerini tayin hakkini israrla nasil istediklerini de göreceksiniz. Bir halk bu kadar inanmissa, bunu kimse engelleyemez. Kimse ABD yardim ediyor mavalini okumasin, Kurtulus Savasi’nda Stalin yardim etmese, Maresal Frunze o raporu vermese, top mermisi tasiyan kadinlarimizin masallari da olmazdi.
Ergenekon grubu, Sanghay 5’lisi grubu ve NATO’nun Türkiye’ye yük oldugunu söyleyen bir grup. Erdogan NATO’cu subaylarla beraber bu insanlari hapsettirdi ve bu dönemde Fethullah Gülen’in bürokratlariyla beraber çalisti. Avrupa Birligi’ne girilecek palavrasinin çok tartisildigi o dönemde Erdogan hem Fethullah Gülen isbirligine, hem de NATO’cu subaylara gereksinim duydu. Gayet de dogruydu yaptigi, AB’ye girmek isteyen bir ülke basbakani NATO’yu karsisina alamazdi.
Erdogan yeteri kadar megaloman birisi, bunu bilmeyen yok, o yüzden Gülen bürokrasisinin ülkeyi yönetmesi (Bütün dünyada ülkeleri esasinda bürokrasi yönetir) kendisini çok rahatsiz etti. Erdogan’in Gülen’le tartismasinin okullardan baslamasinin bir nedeni var, o bürokratlar o okullardan yetisiyordu, kendisinin çogaltarak yetistirdigi Imam Hatip Liseleri’nden ele avuca gelir bisey dokunmuyordu. Gülen’i karsisina alinca Erdogan NATO’yu da, NATO’cu subaylari da karsisina almak zorunda kaldi, çünkü kendisini destekleyecek bir askeri güce gereksinimi vardi. Üstüne üstlük 17-25 Aralik faciasi da patlayinca, ipler iyice koptu ve Ergenekon beraat ettiginde yazdigim yazinin basligi aklima geldi: “ERGENEKON BERAAT ETTI, ARTIK TÜRKIYE’YI YÖNETECEK”
Iste Türkiye’nin aylardir yasadigi sikinti buradan kaynaklaniyor. Siz bir ülke olarak hem Senghay 5’lisine bagli bir ülkeden füze alip, hem de NATO ülkesinden F 35 almaya kalkarsaniz, Avrupa’dakiler dahil askeriyedeki bütün NATO’cu subaylari hapsederseniz, bu sikintilarla ugrasmak zorunda kalirsiniz.
Erdogan hem 17-25 Aralik felaketinden yargilanmamak, hem ISID’e karsi duydugu ve o dönemde gösterdigi sempati nedeniyle yargilanmaktan kurtulmak için yarin beni bile yanina çagirabilir. Saka yapmiyorum, bugün Türkiye’yi Erdogan yönetmiyor, Ergenekon grubu yönetiyor ve bakanlar ve hatta hükümet yazarimsisi Abdülkadir Selvi bile sik sik “Rahip Brunson serbest kalabilir” diye yazmasina karsin serbest birakilmiyorsa, orada baskalarinin emri var demektir.
Bu yazarimsilardan biri geçenlerde benimle dalga geçmis, Hulusi Akar defterden silinecek diye yazdim diye çok bi gülesi gelmis. Benim iddiama göre güya emekli edilecekmis ama ben isi bilmiyormusum filan. Adini yazma geregi duymuyorum, sonra kendilerini bisey saniyorlar, bence herkes bu olaylari milim milim izlemeli ve nedenlerini tartismali. Erdogan’in son gün 3 kez “Hayir” dedigi erken seçimin neden yapildigi irdelenmeli.
Seçim gecesi “Hava darbe kokuyor” diye yazdigimda twitter’da ortalik birbirine girdi ve sorusturma açildi hakkimda. Benim söyledigim yapilacak yeni bir darbe degildi, 24 Haziran seçimiyle yeni bir darbenin de yapildigiydi. Ve bu son darbe Erdogan degil bence Ergenekon darbesiydi. Hulusi Akar buna engel olabilecek birisiydi, ayni 15 Temmuz’da yaptigi gibi ve emekli edildi. Bugün bütün Balyozcu generallerin geldikleri makamlara baktiginizda ne dedigimi anlarsiniz. Türkiye artik derin bir Ergenekon-Balyoz isbirligi tarafindan yönetiliyor. Erdogan ise sadece kendisini kurtarmak derdinde. Yoksa bir lider siyasi yasaminin 8 yilini NATO’yu, kalanini da Senghay 5’lisini savunmakla geçirmez. Ne yalan söyleyeyim, bunu ZÜBÜK bile yapmaz.
———————————————-
Arti Gerçek-18 Agustos 2018
Ahmet Nesin