Makale

ESKI SIYASET ANLAYISI ILE SORUNLAR ÇÖZMEK MÜMKÜN DEGILDIR-1-BÖLÜM

ESKI SIYASET ANLAYISI ILE SORUNLAR ÇÖZMEK MÜMKÜN DEGILDIR-1-BÖLÜM
Latif EPÖZDEMIR
1.BÖLÜM: TÜRK SIYASETININ GEÇMISTEN DEVIR ALDIGI ANLAYISINI SÜRDÜRME INADI
Türkiye’de siyasal bir tikanma var.Siyaset eski klasik anlayisi ile basariya ve sonuca gidemiyor, kamburlasan sorunlarin çözümünü gerçeklestiremiyor.Mvcut sistemi eski siyasetlerle sürdürmek olanaksiz. Istenen sistem degisikligini de mevcut siyaset anlayisi ile toplumsal ihtiyaç ve beklentilere yanit verecek duruma, çagdas demokratik ve çogulcu bir yapiya kavusturmak olanaksiz. Bu nedenle sistem degisikligi yerine öncelikle siyaset etme anlayisinin degismesi elzemdir.
Eski siyaset anlayisi ile,içte ve dista izlenen politikalar ülkeyi giderek daha derin bunalimlara sürüklemektedir.Türkiye bu siddet ve gerilimlerden kurtulmak için tarzi siyasetini yenilemeli, güncellemelidir.Türkiye basta Kürt sorunu olmak üzere diger tüm sorunlarini barisçi bir yöntemle çözmek istiyorsa yeni bir siyasal anlayis gelistirmek zorundadir.Mevcut siyaset sorunlari çözmeye degil derinlestirmeye götürmektedir.Türkiye’nin en eski ve en agir sorunu kuskusuz ki Kürt sorunudur.Bu sorun hala çözülemiyorsa bunda eski siyaset anlayisinin ve yerlesik algilarin payi büyüktür.
Türk siyaseti Cumhuriyetten sonraki ilk on yilda kendi resmi anlayisini olusturdu.Bu anlayis Kürtleri ‘Tehdit Algisi’ olarak benimsedi.Sonraki yillarda ise Kemalist resmi ideoloji Kürt ulusuna karsi tam bir yok etme savasina yöneldi.’TakririSukun’ ‘Sark Islahat Plani’ ‘Mecburi Iskan’ ‘tevhidi Tedrisat’ ‘Umum Müfetislikler’ ‘Istiklal Mahkemeleri’ ve bunun gibi bir çok uygulamayla tam bir sömürgeci politika izledi.Bu politika ‘ret ve inkari’ öngören,irkçi-söven bir anlayistan kaynaklaniyordu.
Bu gün de Türk siyasetinin Kürt algisi ,genel hatlari ile,hala o fikiri arka bahçeden beslenmektedir.
Geçmisten günümüze dek uzanip Kürt halkina reva görülen hukuk ve insanlik disi yaptirimlarin, ayni zamanda insanliga ve evrensel hukuka karsi islenmis suç oldugu da bilinen bir gerçektir.

Türk resmiideolojisinden beslenen günümüz devlet ve hükümet yetkililerinin hala ‘tek dil, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ gibi dayatmaci söylemleri çözüm için gerekli olan tartisma ortamini sinirlandirmaktadir.Bu durum Kürt sorununa iliskin özgür bir tartisma ortamini ortadan kaldiriyor. Kürtlerin hak ve özgürlük arayislarini bölücülük olarak suçlayanlar, esas kendileri, otoriter ve baski yöntemleriyle toplumu fiilen bölünme noktasina tasimaktadir.

Geçmiste Türkiye için ulusal birligi olusturmanin bir biçimi olarak gerekli görülen üniter yapi, günümüzde birligin degil ayrisma ve bölünmenin nedeni haline geldi. Türk devleti ‘Ulus-Devlet’ olabilme ugruna ‘ret,inkar ve imha, göçertme ve sürgün’ yöntemlerine sarildi. Sonuçta bir ‘Milli ( Türklük temelinde)devlet’ ilan edildi ama bir ‘Ulus’ olusturulamadi. Zaten buna olanak da yoktu.Lakin Türkiye federal-sosyal bir yapiya sahip bir ülkeydi.Bu yapiya uygun düsecek bir siyasal model olusturup uygulamadan da bir ‘Ulus’ olusturmak mümkün degildi.Üniter ve tekçi anlayisla ‘birlik’ olusturmak olanakli degildir.Bu olsa olsa bölünmeye ve etnik çatismalara götürür.Üniter yapi korunarak esit,özgür ve demokratik bir yasam kurmak mümkün degildir.
Oysa ki,günümüzde toplumlar; ayrisma ve bölünmeyi engellemek için iktidar paylasimini yayginlastirmakta, daraltici, sinirlayici ve baskici üniter sistemlerden vazgeçmektedirler.Uluslararasitoplum farkli dil ve kültürlere yasal güvence saglanmasini gerekli görmekte, anadilde egitim hakki basta olmak üzere tüm siyasal ve sosyal haklari öngörmektedir.
Günümüzde Türkiye’de yasanan çatisma ve toplumlararasi biriken öfke, toplumsal barisi ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Kürt ve Türk halkinin baris içinde bir arada yasama sansini zorlastirmaktadir.

Keza Türkiye’dekiüniter yapi siyasete nefes aldirmiyor. Alin size yeni Anayasanin neden yapilamamasinin cevabi. Anayasanin ilk dört maddesi üniter yapiyi kutsuyor.Bu yüzden üniter yapinin dokunulmazligi konusunda siyaset kurumu adeta yarisiyor.Bu nedenle sonuç çikmiyor, her kesin elestirdigi bu günkü anayasa degistirilemiyor, herkesin arzuladigi yeni bir anayasa yapilamiyor. Istenen anayasa özce nasil olmalidir.? Yeni anayasa bugün ülkenin karsi karsiya oldugu Kürt sorununun, Alevi sorununun çözümü için zemin olusturacak çagdas, çogulcu ve katilimci bir demokratiklesmeyi saglayan bir anayasa olmasi gerekir. Peki üniter yapiya dokunmadan bu saglanabilir mi.?
Bunun için tekçi ve türdes ve üniter Cumhuriyet anlayisi terk edilmeli, Türkiye, ülkenin çok dilli, çok kültürlü, çok uluslu gerçegine uygun bir biçimde yeniden yapilanmalidir. Siyasal ve idari sistem ülkenin etnik ve dini yapisina uygun bir biçimde çogulcu bir nitelige kavusmalidir. Tüm bu yapisal degisimleri güvence altina alacak bir anayasa yapilmalidir.

Geçmisten günümüze Türkiye toplumu ve demokratik sistem söz konusu uygulama ve yerlesik algilardan, büyük yara aldi.

Türkiye, çok uluslu, çok dilli, çok dinli ve çok mezhepli bir toplumsal yapiya sahip bir ülke. Söz konusu çogulcu sosyal ve toplumsal yapiya denk düsen siyasal yapi tartismasiz federal bir yapidir. Türkiye, federal bir yapi ile daha demokratik, istikrarli ve yönetilir bir ülke haline gelebilir.

Bu çagdas anlayisi sürdüren yegane siyasal parti ise Hak ve Özgürlükler Partisi /HAKPAR’dir.

HAKPAR’in gelistirdigi Federalizm anlayisi, bir devlet çatisi altinda, birlik içinde, ama farkli kalma ve özgür yasama istegini öngörür. Ademi merkeziyetçilik ve yerel özerklik federal bir yapi ile kurulabilir.
Çünkü, Federal yapilanma oteriter ve diktatoryal yönelmeleri önleyecek yegane yapidir.
Farliliklarin birligi ilkesi, ya da birlik içinde çesitlilik ve çogulculuk anlayisi dünyada daha çok kabul görüyor.Modern toplumlar baski ve silahin gücüyle degil, demokrasi ve özgürlükler çerçevesinde birlesiyor. ‘Çok renk tekses ‘ ancak federal ve esitlikçi bir sistemle saglanabilir. Bu yüzden eski siyasal algilar geçerliligini yitirdi, miadinidoldurdu. Yeni ve çagdas siyasal anlayislara ihtiyaç var.
Bu nedenle, Türkiye, bölgesel yerinden yönetim modelini esas alan köklü bir kamu yönetimi reformuna gitmelidir. Bu da yine yeni bir siyasal anlayisla mümkün olabilir. Yeni, sürdürülebilir ve çagdas bir siyasal anlayis,ortak bir gelecek kurmak için de zorunludur.
Günümüzde adi, yerel uyarlamasi ve uygulamalari farkli da olsa artik eyalet, özerklik, federasyon, otonomi vb. yönetim modelleri, baris içerisinde bir arada yasamanin, toplumsal gelisme ve ilerlemenin gerekliligi haline gelmistir. Yeni siyasal anlayis bu gerçekleri göz ardi edemez.
Sonuç olarak daha onurlu ve yasanasi bir gelecek için mevcutsiyaset tarzini birakmali, daha çagdas yollar denenmelidir.

Dürüst, açik, nesnel,ilkeli ve kararli bir siyaset tarzi en temel eksikliktir.

Bu ülkede siyasette prensiplere degil, önyargilara; akla degil, öfkeye dayanan bir kamplasma ve kavga geçerli yol olarak görülmektedir.Bu anlayis uygarca tartismanin yerine kavgayi koyan köhne ve çagdisi bir anlayistir.
Bu siyasal anlayis sürdükçe gerçegi görmek, ortak noktalarda bulusmak ve sorunlari çözmek mümkün degildir.
Dogru olan,önyargilara, kin, nefret ve öfkeye degil, uluslararasinormlara, ilkelere, evrensel hukuka ve akla uygun bir siyaset izlemektir.
Sorunlarin kavga ve siddetle degil, barisçi yöntemlerle çözümü konusunda siyasal bir yumusamaya ve hosgörüye gereksinme var. Bunun için güdülen mevcut politikalardan vaz geçilmelidir.
Artik siddet, gerilim ve güvenlikçi politikalarin gerçekçi bir çözüme ve mutlu bir sonuca götüremeyecegi gün gibi ortadadir. Sorunlarimizi barisçi yöntemlerle, tartisarak, halka anlatarak ve halkin destegini alarak çözmekten baska bir yol yoktur.Yeni siyasal anlayis tüm bu realiteleri göz önünde bulunduracak tarzda olusmalidir.
Özgür, barisçi, yasanilir bir düzeni birlikte kurabilmek için baskaca da bir yol yoktur.
——-devam edecek——-

Latif Epözdemir

Back to top button