Makale

Evet virüs önceden biliniyordu

Bill Gates’in, bes yil önceki TED konferansinda küresel bir salgin tehlikesine karsi uyardigi ortaya çikmis. Isin içinde degilse nereden biliyormus…

Sadece Bill Gates degil; virüs nedir, bakteri nedir, nereden peydah oluyorlar, kim yaratti bu mikroplari diye az çok merak eden herkes biliyordu. Kapisina dayanmisken bile zahmet edip ögrenmeye çalismayan, kesin inançlari ve kocakari ezberleriyle anlamaya, açiklamaya azmedenler hariç.

Ebola virüsünü de bulan ödüllü virolog Peter Piot’u dinleseler ödleri kopacak demek. 100 soruluk TEDMED söylesisi, hizlandirilmis kurs gibi. Bilmek istediginiz her seyi özetliyor.

Bir virüs gezegeninde yasadigimizi, bu cansiz parazitlerin hepsini üste üste koysaniz tüm canli varliklara agir basacak kadar çok olduklarini, genelde normal mikroskopla bile görülemediklerini, yerin gögün bunlarla kaynadigini, hepsinin insana zarar vermedigini, tek dertlerinin bir canliya yerlesip kendilerini çogaltmak oldugunu ama bu korsanlik sirasinda birkaç yüz cinsinin kanca attiklari hücrelerimizi ele geçirip bizi öldürebildiklerini, bakteri mikroplarinin aksine bu küçük mahluklara antibiyotigin islemedigini, bagisikligimiz gelistikçe evrim geçirerek türlerini sürdürmeye çalistiklarini, bunun yazilimlarindaki yasama ve nesillerini yasatma arzusundan kaynaklandigini filan duysalar, belki de sadece bilime degil Allah’in kudretine ve hikmetine imanlari da artacak.

Hayali düsman paranoyalariyla tirlatip delireceklerine, bu görünmez arkadaslarin varligini kabule yanasacak, birlikte yasama kurallarina da itibar edecekler belki.

Ama nerede, gerçekle yüzlesmektense virüs istilasina daha açik zihinleri.

Onun için de, er geç küresel bir virüs salginiyla karsilasacagimizi önceden bilmemenin kendi suçlari oldugunu anlamiyorlar.

Bilmek, uyarmak ve hazirlanmak için arastirma projelerine büyük paralar ayirmak, mesela Bill Gates’in erdemi ve sorumlu davranisi degil de suçu oluyor.

‘Virüs avcisi’ Peter Piot ve diger virologlar, Gates Vakfi’nin çalismalara katkilarini anmadan geçmiyor. Asilari, devletlerin yaninda o ve benzerlerinin bagis ve desteklerine de borçlu oldugumuzu söylüyorlar.

Fakat sayesinde bulunacak asilarla hayatlari kurtarilacaklardan Gates’i hayirla yad etmeyecekler de çok. Kadrini kiymetini bilmeyi birakin, rolünü bile tersinden bilmeye devam edecekler.

Direngenlerin direnci kirilip, kilidi açilip zihinlerine nüfuz edilemiyor. Bünyeleri, bilgiye virüsten daha dayanikli. Hezeyanlariysa en az korona kadar halk sagligina tehdit.

Cemil Meriç’in tabiriyle her aydinligi yangin sanip söndürmeye kostuklarindan bagisiklik sistemleri asilamiyor.

Doymasinlar zircahilliklerine de kapkara bagnazliklarina da; canlarini koruyan mücadele onlara ragmen veriliyor nasilsa.

Dünya var oldukça sadece ölümcül virüsler degil Ebussuut Efendinin aydinlik düsmani torunlari da var olmaya devam edecek maalesef. Aci gerçek bu ama hangisine daha çok üzülsek!

New York Times’i çildirtan yobazliklar

Hala öküzün altinda buzagi arayanlar var ancak bize mahsus degil. Dün New York Times da ayni kafadan dert yaniyordu. Tipçisindan tarikatçisina, komedyeninden siyasetçisine popüler yobazlarin yaydigi hurafeler, koronavirüsle mücadeleyi vuruyor diye.

Komploculuga yatkin kesimler, bu propagandadan etkilenip tehdidi hafife aliyor, ciddiyetine ve hatta gerçekligine bir türlü inanamiyor, inanmak istemiyormus.

Oysa tehdidin varligina inanmak ve kabul etmekle basliyor korunma savasi.

Nelere siginmiyorlarmis ki…

‘Bak iste, ben demedim mi, bu yapay bir virüs, egemenler önce hasta edip dünya nüfusunu tirpanladiktan sonra kurtarici gibi asiyi yetistirecekler, zaten hazirda bekletiyorlar’ saçmaligina haklilik payi çikaran mi ararsiniz…

‘Aslinda böyle bir salgin yok, hepsi uydurma, algi operasyonu’ inkarciligina vardiran mi…

‘Bize sökmez, din düsmanlarinin bir oyunu, liberalizmin tuzagi, iman ve duayla korunuruz’ anlayisindan milim taviz vermeyen mi…

‘Liberallere uymanin sonu bu, savunduklari günah isleme özgürlügü yüzünden cezalandiriliyoruz, sapikliklarinin bedelini hep birlikte ödüyoruz, çarpik cinsel iliskiler basta tüm günahlar derhal yasaklanmali, yoksa basimiza tas yagdiracak bunlar’ ezberine körü körüne dört elle sarilan mi…

Sanki virüsün laboratuvarda üretilmeye, sanki mikrobun kurguyla bulastirilmaya ihtiyaci varmis; suni yollarla planlanmazsa insanligi kirip geçiren salginlar hiç yasanmazmis gibi…

Vebanin, koleranin, ispanyol nezlesinin kol gezdigi kabus zamanlarinda genetik mühendisligi mi vardi!

Bir virüs evreninde yasadigimizin kesfinden önce bile salgin tehlikesi biliniyordu. Bir daha tekrar edip etmeyecegi degil, ne zaman yenisinin zuhur edecegi soruluyordu. Fakat kime anlatacaksiniz!

Tanidik gelmistir zirvalar. Virüs gibi her yerdeler, tüm dünyaya yayilan bir fenomen.

Virüs gibi, dokunacaginiz hangi yüzeyin üstünden çikacaklari belli degil. Paranoyaya kapilmamak elde mi?

Amerikali Baptist rahip, virüsün gerçek olmadigini kanitlamak için kilise tabanini yalama iddiasina girer.

Iranli hurafeciler, Kum ve Meshed’de sonunda kapatilan sifahane sandiklari o türbelere hücum eder, polisle çatisarak içeri girmeye kalkarlar.

Hintli fanatikler, virüse karsi ‘sifali inek sidigini toplu içme’ ayini düzenler.

Banglades askinlari, ‘kalabaliga karismayin, ayri ve uzak durun’ uyarilarina aldirmayip cümbür cemaat saflari sikilastirarak korona duasina çikar.

Suud’da bile camiler kapatilmisken, Fatih Camii’nde Diyanet’in ara verdigi cemaat namazinda diretir bizdeki sofular.

Daha sofularimiz, Sakarya’da cemaatle kildirmaya yanasmayan imami tartaklar.

En koyularimizsa günde 5 vakit abdest almanin iman kuvvetiyle birlikte en ideal korunma sagladiginda israr eder.

Ateistler, daha mi iyi bilecek?

‘Sabunla yikanmiyor, kolonyayla alinmiyor, antiseptikle dezenfektan sivisi kullanilmiyorsa virüsü temizlemez, virüsün dini imani yoktur, ayirmaz, anlamaz’ diye yalan söyleyen tip utansin!

———————————————————-

Karar-20-3-2020

Akif Beki

Back to top button