Makale

Farki fark etmek: Özür dilemek her babayigidin harci degil

Bu, eger yanilmiyorsam bu baslik altinda degisik zamanlarda yazdigim 6. yazi.

Biliniyor, TC yöneticileri devletin isledigi suçlar nedeniyle özür dilenmesi yönündeki talep ve önerileri hep ellerinin tersiyle ittiler. ‘Devletimiz pir u paktir’, ‘ecdadimizin eli temizdir’, Türkler katliam yapmazlar’ ve benzeri yalanlari sürekli biçimde tekrarladilar.

Resmi politika, devlet sistemi Ermeni soykirimi nedeniyle özür kampanyasini düzenleyip yürütenleri, özür metnini imzalayanlari ‘hain’, ‘ülkeyi arkadan hançerleyenler’ olarak gördü, haklarinda cadi avi düzenledi.

Tüm bu ve benzerlerinin yani sira, Engin Ceber’in iskence öldürülmesi ve Dersim Soykirimi gibi olaylarda mizrak çuvala sigmadiginda ya ‘egerli, sayetli’ özürler dilendi. Ya da söz konusu devlet olunca gerisi teferruattir’ söylemini düstur edinen yargi, Adalet Bakani’nin resmen özür diledigi bir suçu isleyenleri kurtarmak amaciyla hukuka, kanunlara bin takla attirdi.

Benzeri bir durum Almanya Basbakani Bayan Merkel’in, Neo Nazi bir örgüt tarafindan öldürülen 10 yabanci için özür dilemesinde de yasandi.

Hatirlayalim, 2000-2007 yillari arasinda Almanya’nin degisik kentlerinde 10 yabanci katledilmisti. Daha sonra bu cinayetlerin bir Neo Nazi örgütü üyeleri tarafindan islendigi, bu örgütün içine sizan Almanya Istihbarat Örgütü mensuplarinin da cinayetleri önceden bilmelerine karsin gerekli olanlari yapmayarak katillere çanak tuttuklari açiga çikmisti.

Geçtigimiz günlerde, Almanya Parlamentosu’nda, kurbanlarin ailelerinin de katildigi resmi ve duygu yüklü bir tören yapildi. Törende konusan Almanya Basbakani Bayan Merkel kurbanlarin ailelerinden resmen özür diledi, olayin aydinlatilacagina dair söz verdi.

Ve ne yazik ki Bayan Merkel’in bu cesur tavri, Türkiye’de gerekli ilgiyi görmedi. Aksine, Merkel’in Türkiye’nin AB üyeligine yönelik tavri ve samimiyeti gündeme getirildi. Olayin arkasindaki güçlerin açiga çikartilmadigina, çikartilamayacagina vurgu yapilarak özür dilenmesi gibi ulvi bir davranis gözden kaçirilmaya, degerinin düsürülmesine çalisildi. Ve ne yazik ki bu ugursuz isler ‘muhafazakar demokratlar’ da dâhil Türk toplumun önemli bir kesimi tarafindan yerine getirildi.

Elbette, söz konusu Neo Nazi cinayetlerinin arkasindaki güçler henüz açiga çikartilip açiklanmadi. Ayrica samimiyeti ölçen bir alet de henüz bulunmadi. Bu nedenle, her ne kadar Almanya Sosyal Demokratlarinin ünlü ismi Brant’in Polonya’daki Soykirim Aniti önünde diz çöküp devleti adina özür dilemesi gibi onurlu tavir biliniyorsa da, yine de Bayan Merkel’in samimi olup olmadigi görmek için biraz beklemek gerekecek.

Ama Merkel’in samimiyetini en son sorgulayacak olanlar Türk politikacilari ve TC yetkilileridirler. Ve hatta bu kesimlerin bugüne kadar yasananlara yönelik tavirlari dikkate alindiginda, onlarin, degil kurban ailelerinden özür dileyen Merkel’in, hiçbir kimsenin samimiyetini sorgulamaya haklari yoktur.

TC yetkilileri, siyasetçileri, MIT’i, iti, derini, serini, Kontgerillasi, Özel Kuvvetleri, JITEM’iyle Türk devletinin, saymakla bitmeyecek insanlik suçlarindan hangisi için özür dilediler ki Merkel’in samimiyetini sorguluyorlar?

Öncekiler bir yana. Daha dün Roboski’de Türk savas uçaklari 34 Kürdü katletti.

Her sey gün gibi ortada. Ölenlerin ‘terörist’ degil sinir ticareti yapan köylüler oldugu biliniyor. (Kaldi ki PKK’li gerillalarin böylesine vahsice, sorgusuz sualsiz katledilmelerini makul bulmak hangi kitapta yaziyor?). Bu durumda bir kisim Türk politikacisinin ‘resmin ‘bütünün görmek’ talebi, ipe un sermekten öte bir anlam ifade etmedigi gibi, Kürt karsiti devletçi geleneklerin siyasetin genlerine ne kadar sindigini de gösteriyor.

Bayan Merkel’in mevkidasi Erdogan’in Roboski katliami konusundaki tavri biliniyor. Erdogan, bugüne kadar kurbanlarin ailelerinden özür dilemedi, aksine Genelkurmay Baskani’na tesekkür etti.

Önümüzdeki günlerde Roboski’ye gidecegi belirtilen Erdogan, bakalim bu ziyareti esnasinda ne diyecek? Bugüne kadar yaptigi gibi mi davranacak, yoksa özür dileyecek, suçlularin tespit edilip yargilanmasi için gerekenleri yapacak mi?

TC Basbakani Erdogan, sik sik Bati’nin ahlakini degil, teknolojisini, bilimi almaktan bahseder.

Özür dilemek, yönetimi altindakilerin isledikleri suçlardan kendisini sorumlu tutarak istifa etmek gibi erdemler Bati demokrasisinin temel taslarindan biridir ve bu nedenle de Erdogan’in elinin tersiyle ittigi, itilmesini istedigi ahlaki degerlerin basinda gelir. Türkiye’nin de içinde bulundugu cografyada ise, siyasetçilerin özür dilemesi zafiyet olarak görülür. Bu nedenle Batida normal olan özür dileme, bizim cografyada rutin disi bir eylemdir.

Partisinin gurup toplantilariyla mitinglerinde duygusal konusmalar yaparak dinleyicilerini aglatan Kasimpasali Erdogan, bakalim bu kez rutinin disina çikacak mi? Batinin ahlak degerlerinden birisini ‘taklit’ edip Merkel kadar cesur olacak mi? Roboski katliami nedeniyle özür dileyecek mi?

Görmek için çok beklemeyecegiz.

Casim Rênas

Back to top button