Faydaci ve Rantçi Siteler
Geçen yil bir yazimin basligini bu kösede”Bir Sitem” olarak ele almistim. Yazidaki kastim de bir rahatsizligi dile getirmekti. Söyleki; birincisi Kürd sitelerinin birbirleriyle olmayan iletisim agi ve bununla birlikte kendi aralarinda kontrol mekanizmalarinin olmayisi, diger bir degisle her gelen yazi , yada site tarafinda baliklama seçilen, faydaci hatta rantçi diyebilecegimiz yazinin, karsi tarafi(rakip) zorlamadan ziyade, nekadar dogru olup olmadigiydi. Ikincisi ise kimi sitelerin füzuli olusu, kalite düsüklülügü. Üçüncüsü ise kimi örgütlerden ayrilmislarin olusturduklari kin ve düsmanlik üzerine kendilerini ikame edenlerdi.
Örnegin ben üçüncüsünü anlamakta fazla bir zorluk çekmiyorum, fakat gel görki bazi çizgi diyebilecegimiz kimi sitelerin durumu gerçekten içler acisi. Söz konusu sayin Burkay olunca, bu siteler adeta bir birleriyle yarisircasina nerede, nekadar olumsuz yazi varsa, baliklama dalarak kendi köselerine oturturuyorlar. Site sahiplerinin kendi köse yazarlarinin yorumlarina belirli normlarda kaldigi müddetçe bir diyecegim yok. Gel görki konu hep Burkay olunca islerin rengi degiserek bir nevi rantçiliga dönüsüyor. Burada maalesef yaziyi yazanin ne tipine, rengine ne de niyetine bakiliyor. Hal böyle oluncada konu degiserek site, çizgi siteliciginden kayma yaparak, faydaci ve kiskirtici bir renge bürünüyor. Bu yöntem bence etik degil ve çagdas yayinciliklada bagdasmaz. Ben burada bu siteleri tek, tek isim vererek belirtmek istemiyorum. Fakat örnek yayincilklarindan dolayida, cizgi siteleri olan Denge Kurdistan ( Kurdistan Nu), Denge Azad com, Denge Agiri gibi siteleri de burada bu vesile ile kutlamak fazla abarti olmasa gerek. Rantçilik ve Faydacilik, cizgi siteleri bazinda iyi bir yöntem olmus olsaydi, her halde yukarida adi geçen sitelerin elini kolunu baglayan da olmaz ve hemen onlar da ayni seylere sarilirlardi.
Evet biraz önce de belirtigim gibi kimi siteler kisinin rengine, niyetine bakmaksizin kimilerinin yazilarini bana göre gözü kapali alarak, köselerini sevimsiz bir hale getiriyorlar. Örnegin bunlardan biride 30 yili askindir Berlinde yasamakta olan Ümit Yazicoglu denen zattir. Bu zatin Konsolosluk çevreleriyle iyi iliskileri bir çok Kürd kurumu ve Kürdler tarafinda bilinir. Bu yüzden de bu kurumlar bu zata hakli olarak mesafeli yaklasmislar ve kendi içlerine almamislardir. Bu zatin Konsolosluk çevreleriyle olan iliskilrinide en çok yakin çevresi ve akrabalari bilir. Ü.Yazicioglu yakin bir hemserisi olan M.B. ismindeki Tekmanli bir kisiyi 80′ li yillarin baslarinda izine gitmesiyle gammazlayarak tutklanmasina neden olmustur. Uzun ugraslardan sonra serbest birakilarak Berline dönen M.B. bu olayi bizat bana anlatmistir. Ayrica bu zata 80′ li yillarda, TU’lu Kürd ögrencilerince de hep kuskulu gözle bakilmistir. Bu zat üç bes yildir kendine bir köse aramis ve sonunda da bir yere yerlesmistir. Kendince o kösede yazarlik yapiyor, haddini asarak boynundan büyük laflar ediyor ve bilerek sapla samani karistiriyor. Kendinide Kürd sayarak ”Biz Kürdlerin Sözcüleri’ diye oturdugu kösede bir yazi kaleme aliyor ve söyle devam ediyor; ”Burkay’in veya PSK’nin 1965 den 1989 yilina kadar Bulgaristan ve Polonyayla olan siyasi iliskileri neye dayaniyordu? Bulgaristan ve Polonyayla olan siyasi iliskiler açiklanirsa, benim gibi tarafsiz düsünen Kürdler aydinlanmis olur. Diger taraftan bati Berlin’de Protestan Kilisesiyle olan iliskiler 1989 a kadar ne düzeydeydi? Protestan papaz Manfred Richter’ile Burkay ve (Sivasili H…..Y….z. bu sahsin adi soyadi bende mevcut) vasitasiyla görüstüklerinde, ne gibi kararlara vardilar. Kürd halkinin bunlari da Burkaydan ögrenmesi gerekir kanaatindeyim. Burkay’in dis iliskileri ve finans kaynaklari Kürdler tarafindan bilinmelidir”.
Görüldügü gibi bu Zat PSK ‘Polanya ‘Bulgaristan iliskilerini 1965’ lere kadar dayandiriyor gerisini siz düsünün. Bu Zat önce kendi iliski agini açiklasin ki, digerleride onu izlesinler.
Gelelim sayin S.Elçinin bir kaç gün önceki Radikalda çikan yazisina ve söyle diyor; ‘Simdi ben PKK’nin öldürdügü Kürtleri izliyorum. Hepsi itirafçi olup ihanet edenlerdir. Kendi disindan ona muhalefet edenlere PKK dokunmuyor’. Daha dün Milletvekili olamadan önceki Makalelerinizde öyle demiyordunuz, sayin Elçi. Diyordunuzki ”Kürd illerindeki Belediyeler, PKK komiserlerince haraca baglanmislardir”. Bu ne perhiz, ne lahana tursusu. Ne çabuk unuttunuz bu demeçleri?. Yukarida sarf ettiginiz laflari gerçekten kulaklariniz duyuyor mu? Madem gerçekten yöntem olarak iyi buluyorsunz, o zaman sormazlar mi, sahiden sizin partinize su ana kadar ihanet etmis kaç Iirafçiyi cezalandirdiniz?. Acaba sayin Elçi Apê Musa, Vedat Aydin, Hikmet Fidan ve Özdemir Kardesleri nereye oturtuyor? Ayrica sayin Elçi, NASNAME Sitesinde çikan bir haberde, Apê Musa’ nin kimler eliyle ÖLÜME gönderildigi ile ilgili iddialari okudu mu? Bu gerçekleri bizlerden ziyade, Sizler daha iyi bilirsiniz. Su an birlikte hareket ettiginiz I. Aksoy bizimle bir konusmasinda ‘S.Sakik, O. Dogan ve benzerlerinin Ankarada Yesil’le nasil bir birleriyle yarisircasina Çig Köfte yaptiklarindan” bahsetmisti. Haydi gel pirincin tasini ayikla, sayin Elçi.
Çifte standarti görüyor muzunuz sayin Okuyucular. Sayin Elçi Kürdlere agir bir hakaret ederek PKK iç infazlarini desteklemistir. Kürdistan Post ve Firat News’ teki okuyucular, Serafettin Elçi’nin Radikal’e vermis oldugu bu ibret verici yazisini es geçerek, sayin Burkay’in, Elçi hakkindaki yorumuna takilarak, hedef sasirtmaya çalismaktadirlar. Oysaki iyi niyetli okuyucudan beklenen su olmalidir. Sayin Burkay’in Serafettin Elçinin rahatsizligi ile ilgili vermis oldugu demeç bizleri üzmüs ve ayni zamanda Sayin Elçi’nin Radikalda çikan yazisida bizleri derinden sarsmis ve öfkelendirmistir diye.
Suriye’de Esad gidicidir. PKK Esad rejiminin kalmasi için maasallah elinde ne geliyorsa onu arkasinda birakmiyor. Esad rejimine el kaldirmayan bir PKK, orada da Kürdlere karsi silah kulaniyor, halka göz dagi veriyor. Kendi yandas basini arkalarina alan bu çevreler, Hewlêr’de düzenlenen Suriye Kürd Konferansi’na davet edilmedikleri gibi, kuru bir yalani söylemeden de geri kalmiyorlar. Ne demisler ”Yalancinin mumu yatsiya kadar yanarmis”.
Gönül isterki, Suriye’deki diger Kürd partileri, PYD denen bu paravan örgütün provakasyonlarina gelmez ve saglikli bir kanalda ilerleyerek hedeflerine ulasirlar.
Ne dersiniz degerli arkadaslar, yoksa konu basligi yanlis mi konuldu?
Hüseyin Sahin
