Makale

Feodal kusatmaya HAK-PAR’la karsi durmak

Seçimlere bir haftadan az zaman kaldi.Bu seçimin benim için en önemli yanlarindan biri de medeniyetlerin,dinlerin,inançlarin,halklarin sevgiyle kucaklastigi Mardin’imizin HAK-PAR’la tanistigi bir seçim olmasidir.Dogrusu Mardin’i HAK-PAR’siz,HAK-PAR’i Mardin’siz düsünmek bana eziyet veriyordu.

Istanbul’da Mardinliler Dernegi yönetim kurulu uyesi olarak çalistigim dönemde MAREV ve Midyatlilar Dernegi yöneticileriyle isbirligi halinde Mardin milletvekillerini, belediye baskanlarini çagirirdik. Sen Mardin için ne yaptin? Belediye baskani oldugun yerlesim alanina ne tür hizmetler gerçeklestirdin? gibi yüzlerce hemsehrimizin huzurunda adeta sorguya çekerdik. Diyecegim, Istanbul gibi mega metropolde bile siyasetin ve siyasetçilerin halk adina izlendikleri uyarisi degerli hemsehrilerim sayesinde yasam bulmus. Iste bu sayede siddetin ve siddet eksenli rant siyasetinin harabeye dönderdigi Mardin’in tarihi dokusu koruma altina alinip SIT alanina dönüsmesi bu çabalar sonucu gerçeklesti. Bu anlamda birlikte çalistigimiz Opet mali isler müdürü Seyfullah Atçi, Mar-Tur yönetim kurulu baskani Musa Çaktir, Haci Fehim Adak’in yegeni laborant Betül Adak,Toro ishani sahiplerinden Alaettin Oktay, kuyumcu Emmanuel Özaltin,Mardinlilerin her sikintisini omuzlamaktan kaçinmayan, örnek davranislari bizim için sembol kadar önemli Haci Sehmus Altunkaya,denegimizin ilk baskani ve her zaman fahri baskani olarak kalacak kadim dostum Kadri Patir’i burada saygiyla aniyorum.

Bilindigi gibi mazlum bir halkin en büyük sikintisi, siyaset arenasinda siyaseten temsiliyetsizliktir. Siyaset arenasinda siyaseten temsil edilmek de bilinç, görgü, edep, halka karsi derin saygi, sabirli olacak kadar cesur, cesur olacak kadar da saygili ve sabirli olmayi gerektirmektedir. Ayni zamanda siyaset, söylem ve eylemlerin örtüsmesiyle toplumda deger edinir. Bir toplum ne zaman bilinç üretecek düzeye erisir, dinamik bir etkiyle eskiyi degistirici toplumsal bilince evrilebilirse toplumsal aydinlanma o zaman yasanir. Mardin, toplumu degistirecek bilinç ve ileriyi görme öngörüsü bakimindan Türkiye ortalamasinin çok üstündedir.

Bilindigi gibi Mardin kirsali topraga dayali üretim iliskileri bakimindan feodal kusatma altindadir. Hazindir ki bu feodal kusatma ile derin devlet arasindaki karsilikli satin alma mantigi siyasetini de kusatmis. Bu kirli aglarin iç içe geçmis halinin en büyük korkusu kirsalin çaga uygun degisim-dönüsüm sürecini yasamasidir. Dünya siyasetinin hizla kendini yeniledigi, Kürt sorununun uluslar arasi normlara uygun olarak çözme sartlarinin olgunlastigi günümüzde,dünya konjöktörünün geregi olarak yasanan toplumsal ve yapisal dönüsümden tekrar Kürtleri soyutlamak ve yasatilan körlesmenin devami için feodal kusatma görünür görünmez yüzlerle birleserek tezgahlar pesindedir. Ancak unuttuklari bir sey var. Kürtler, cumhuriyet tarihinden bu yana mahrum birakildiklari siyaseti, tabandan yükselen öz dinamikleri ve özgür iradeleriyle HAK-PAR’la siyaseti ögreniyor. Çünkü feodalizm zorbaligindan kurtulmak istiyor. Bu nedenle özellikle medeniyetlerin ve inanç mozaiginin baskenti, essiz mimarisiyle dünyanin ilk tas kentinde siyasi yaris silahli kabilelige, jitem tetikçiligine kol kanat geren ergenekon bilesenleriyle AKP arasinda degil, AKP ile HAK-PAR arasinda geçmeli.

Otuz yil önce köylü ailelerin % o4’ü ekilebilir topraklarin tamamina sahip iken köylü nüfusunun %96’sinin bir mezar kadar topragi yoktu. Kürt köylüsünün adil bir toprak reformuyla tanismamasi için hiyerarsik bir düzen içinde koruculuk ve Jitem dayatildi, masum insanlar bile keyfi olarak katledildi. Menfaat karsiligi tetikçilik gelisti. Yoksul köylünün barinaklari yakildi, tek geçim kaynaklari hayvanlari telef edildi.Toprak beklentisi içindeki dört milyon yoksul köylü bu nedenle göçe zorlandi. Köylülük yasamindan koparilip kent varoslarinda yaratilmis gettolara zorlandi. Bugün albenisi yüksek binalarin arasindaki çöp konteynirlerinde erken yaslanmis insanlarimiz yiyecek arar hale gelmis.Yasanan bütün acilara ragmen koruculugun lagvedilip suça bulasan korucularin hak ettikleri sekilde cezalandirilmalarinin, suça bulasmayanlarin aklanarak topluma entegre edilmelerinin, böylece köye dönüs projesinin yasam bulmasinin önü Kürtler adina yapilan siyasetle kesiliyor. Oysa Kürt siyaseti olgunlasmadan Türkiye’de siyaset normal bir rota izleyemiyorki.

Sonuç olarak sunu söylemek istiyorum. Kürtler artik siyasetin kirli yüzüyle yüzlesmeli. Mardin de yüzlesmeli.

Ali Kizilay

Back to top button