Makale

Gerçekten de kahinlige gerek yok

Cumhurbaskani Erdogan iki gün önce PKK’nin eylemlerinin ‘arkasinda FETÖ’nün bulundugunu anlamak için kahin olmaya gerek yok’ diyordu. Diger bir deyisle Erdogan için iki örgüt arasinda isbirligi oldugu apaçik bir olgu. Eger disimizdaki aktörlerin esas hedefinin Türkiye’yi yikmak oldugunu ve bu amaçla yan yana geldiklerini düsünüyorsak bu sonuca ulasabiliriz. Ekleyelim ki bu tahminin dogru olma ihtimali de yüksek. Ancak sirf ‘bizim’ mantigimiza oturmasi bir olguyu gerçek kilmaz…

Gülen örgütü ile PKK arasinda gerçek bir baglanti oldugunu önerebilmek için söz konusu iliskinin her iki aktörün zihin dünyasinda ‘anlamli’ olmasi gerekiyor. Bunu bugün ortak Türkiye düsmanligi ile kendimizce açiklayabiliyoruz, ama acaba önermemizin bu aktörler nezdindeki önceligi ve gerçekligi ne? Belki Gülenciler bir süre Türkiye siyasetinden uzak durup diger ülkelerdeki varliklarini konsolide etmenin pesine düsmüstür… Belki PKK Suriye’de masa kurulmasi öncesi Türkiye’yi iç savasta bir ülke olarak göstermeyi amaçlamaktadir… Belki de PKK Suriye’deki siyaset boslugundan yararlanarak pazarlik gücünü ayakta tutmaya çalismaktadir… Ya da belki gerçekten de iki örgüt arasinda böyle bir isbirligi vardir…

***

Gülen ile PKK’nin geçmiste can düsmanlar oldugunu da hesaba katarsak, disimizdaki aktörler hakkinda gerçeklige tekabül eden önermeler yapmanin daha karmasik düsünme süreçleri gerektirdigini anlariz. Genel bir ‘dogru’, tüm siyasi aktörlerin farkli konjonktürlerde hem dis kosullar ve iç yapilanmalarindaki degisiklikler, hem de siyasi denklemlerdeki güçlerine bagli olarak farkli isbirliklerine girdikleridir. Bu iliskilerin hangisinin geçerli oldugunu anlamak delillere ulasmayi gerektiriyor. Bu ise baglantiyi en azindan dört alanda aramamizi ima ediyor: Insan, bilgi, para ve ürün. Iki aktörün temsilcileri bir araya gelip plan ve organizasyon yapmislar, karar almislar mi? Aralarinda bilgi ve istihbarat akisi olduguna dair inandirici bulgular var mi? Para akisi, bazi eylemlerin ortak finansmani söz konusu mu? Iki örgüt arasinda silah veya teknolojik aksam aktarimi yasanmis mi? Buna benzer birçok soru gerçekte ne yasandigini anlamamizi saglar ve unutmayalim ki verilen cevaplarin ‘bizim’ mantigimiza uygun olmasi yeterli olmaz. Cevaplarin bizzat iki aktörün mantigina oturmasi, yaptigimiz önermelerin bu aktörlerin zihin dünyasini tutarli bir biçimde ‘kurmasi’ da gerekir.

***

Ayni durum Gülen örgütü ile ABD iliskisi için de geçerli. Daha önce yazdigim üzere darbenin ABD’de bazi gruplarin bilgisi disinda olma ihtimali son derece az. Ancak buradan hareketle ‘ABD darbeyi destekledi’ demek mümkün degil. En azindan henüz… Çünkü yeterli gayreti henüz göstermedik, delil bulamadik, daha açikça söyleyelim ‘gazetecilik’ yapmadik.

Erdogan’in (ve diger ülke siyasetçilerinin) yukarida alintilanan türü cümleler kurmalari isin dogasi geregidir. Erdogan Türkiye üzerindeki muhtemel oyunlara karsi tedbir aliyor ve algiyi yönetiyor. Bu sayede dayanismayi artirmaya, toplumsal destegini tahkim etmeye çalisiyor. Bunu sonuna kadar da hak ediyor…

***

Ama siyasetin disindaki bizler, hele akademisyenler ve gazetecilerin kendilerini siyasetçi sanmamasinda yarar var. Çünkü onlarin asil katkisi kendi mesleklerini ciddiyetle yapmaktan, bize yönelen saldirilarin ardindaki gerçek baglantilar hakkinda gerçek bilgiler üretmekten geçiyor. Niyet okumalarin ve istek beyanlarinin nedenselligin yerine geçemeyecegini bilmek için de ‘kahin’ olmaya gerek yok.

Siyasetçiler islerini hakkiyla yapiyor. Bizim de artik trolcülük duygusalligindan siyrilip kendi isimizi hakkiyla yapma vaktimiz gelmedi mi?

————————————————

Karar gazetesi- 22 Agustos

Etyen Mahçupyan

Back to top button