Güçlü bir seçenek insa etmek
Siyasi partiler iki yilda bir olagan genel kongrelerini toplar.
Iki yil süresince görevlere seçilenler, sorumluluk üstlenenler, program ve kongre kararlari çerçevesinde yaptiklari çalismalari içeren faaliyet raporlarini ve parti kaynaklarini nasil kullandiklarini içeren mali raporlarini delegelere ve parti kamuoyunun bilgisine sunar. Tartismaya açar.
Elestiriler, özelestiriler, öneriler sonunda, raporlar kongrenin onayina sunulur. Gelecege yönelik karar tasarilari tartisilir ve nihayet partinin öncelikleri, yeni yol haritasi belirlenir ve gelecek 2 yilini yönetecek yeni yöneticileri seçilir.
Hak ve Özgürlükler Partisi de 8. kez kongresini topluyor.
14 Temmuz 2019 tarihinde gerçeklesecek olan Parti Meclisi toplantisinda HAK-PAR’in 8.kongresi planlanacak.
Kurulusundan bu yana, tüm olumsuz kosullara ragmen, düzenli olarak kongresini toplayabilmesi, 7 olagan, 1 olaganüstü kongreyi geride birakarak 8.kez kongreye gitmesi HAK-PAR’in istikrarli, direngen bir yapisi oldugunun, kurumlasma yönünde epeyce mesafe aldiginin göstergesidir.
Ancak HAK-PAR henüz memnunluk verici bir yerde degil. Daha yapilacak pek çok seyin oldugu ortada
Kurumsal yapisini yetkinlestirme, örgütsel agini büyütme, seçimlere parti olarak katilma hakkini yeniden kazanma ve kitlesellesme acil hedefler olarak durmakta.
Bir parti ancak bunlari basararak programsal hedefleri dogrultusunda gündem olusturabilir.
Aksi halde baskalarinin yarattigi gündemlerin pesinden sürüklenmekten kurtulamaz, giderek küçülen, iç sorunlari ile cebellesen ve nihayet siyaset sahnesinden silinen bir parti haline gelir.
HAK-PAR kurumsal yapisini yetkinlestirebilir, örgütsel agini büyütebilir ve seçimlere parti olarak katilma hakkini yeniden kazanabilir.
Bu potansiyele sahip.
Bunlari basarmasi halinde kitlesellesmesi için önemli bir bariyeri de asmis olacaktir.
Halkimizin hak ve özgürlük taleplerini kararlica savunan, istikrarli, sosyalist, milliyetçi, muhafazakar, demokrat kadrolarin, farkli kesimlerden yurtseverlerin birlikte siyaset üretebilecegi demokratik, barisçil bir çizgide politika yapan HAK-PAR’in güçlü bir seçenek haline gelmesi için kosullar her zamankinden daha iyi.
Çünkü sömürgeci rejimin, Kürt yurtsever hareketinin gelismesinin önünü tikamak için yarattigi ve halkimiza umut olarak sundugu, Kürtlerin önemli bir kesimini bloke etmede epeyce mesafe alan sahte, karanlik yapi giderek kan kaybediyor.
Bu yapinin artik Türkiye’deki odaklarinin iç iktidar çekismelerinin basit bir aparatina dönüstügü, ülkemizin diger parçalarinda ise sömürgeci güçlerin birer taseronu durumuna geldigi daha da belirginlesiyor.
Kürtlerin önemli bir kesimini bloke eden diger aktör AKP’de giderek güç kaybediyor. Son yerel seçimler bu durumun açik kaniti. Üstelik AKP de küçülme, parçalanma yani Anavatan Partisi’nin akibetine dogru gidisin isaretleri görülmekte.
Her seyden önemlisi bu iki yapi da kitlelerin umudu olmaktan çikiyor.
Basta yurtsever kadrolar olmak üzere genel olarak Kürt kitlesinin ciddi bir seçenek arayisi içinde oldugunu görmek mümkün.
Ne yazik ki ortada güçlü, güven veren yurtsever bir seçenek olmadigi için tüm elestirilerine ragmen her kes ‘kendi yanlis’inin yaninda durmayi sürdürüyor.
Kürt yurtsever kadrolari bu kosullara halkimizin talepleri ve menfaatleri adina müdahale edebilmelidir.
Mevcut daginiklik durumundan bir an önce çikmanin, toparlanmanin yolu bulunmalidir.
Her zaman küçük, etkisiz ancak çok büyük iddialar tasiyan gruplasmalar, tabelali pazarlik mekanlarinda patinaj yapanlar, tek kisiden olusan ‘partiler’, üç kisiden olusan ‘inisiyatifler, elini tasin altina koymak yerine, alanda olanlara akil vermekle yetinen ‘bagimsiz’ bireyler olacak.
Bu duruma takilmanin, hayiflanmanin yarari yok.
Onca olumsuz deneyime ragmen, toparlanarak etkili bir yurtsever kurumlasmaya gitmek yerine, daha çok parçalanmaya yol açacak tutumlara pirim vermeden ve kendi önceliklerini tespit ederek, kendi gündemi ile mesgul olmak çok daha akillica olacaktir.
Kürt yurtseverlerin önceligi güçlü bir seçenegi adim adim insa etmektir.
Halka güven verecek güçlü yurtsever bir seçenek yaratmak için HAK-PAR’a da HAK-PAR disinda kalan yurtsever kesimlere de, kadrolara da önemli sorumluluklar düsmektedir.
Kürtler barisçil demokratik mücadeleyi esas alan, hak ve özgürlük taleplerini kararlica savunan tutarli, istikrarli, güçlü bir seçenek ararken, kosullar da her zamankinden daha elverisli hale gelirken buna cevap olmak, bir araya gelmek için gerekli adimlari atmak iskalanmamalidir.
HAK-PAR 8.Kongre süreci bu açidan degerlendirilmesinde yarar vardir.
Arif Sevinç