Makale

GÜNDEMDEN KAÇIRILANLAR

Mehmet TIRAS

Ülke de öyle olaylar ve sorunlar yasiyoruz ki hangisini öne almakta zorlaniyor ve insanligimizdan utaniyoruz.
Yukarida gördügünüz fotograf 4 Eylül 2020 Tarihinde Sakarya’nin Ortaköy ilçesine bagli Sirt mahallesinde Mardin’den findik toplamaya gelen ve bahçe sahibi ile aralarinda çikan tartismadan sonra;bahçe sahibinin çocuklari ve yakinlari tarafindan kadin-çocuk-yasli demeden saldiriya ugrayan Kürt isçilerden 14 yasindaki Silan isminde kiz çocuguna bir alçak tarafindan atilan yumrugun görülen küçük bir karesi bu.
Sakarya’da Kürtlere yönelik bu olay ne ilk ne de son olacak gibi.
Sakarya’da 2017 yilindan bugüne kadar Kürtlere ölümlü ve yaralama olmak üzere bugüne kadar 7 saldiri olmus ve bu son saldiri da sekizincisi oluyor.
Duvar Gazetesi Yazari Irfan Aktan 7 Eylül 2020 Tarihli ‘Igrençlik Gücü’ baslikli yazisinda Sakarya’da Kürtlere yapilan saldirilarin bir sistematik olarak yürütüldügünün kronolojisini çikartmis.Irfan Aktan’in yazisini okuyunca son Kürtlere yapilan Sakarya’daki saldirinin bir münferit olmadigi ve planli programli yürütüldügünü biz ve onlar söylemiyle toplumu ayristiran, zehirleyen dilin Sakarya’da toplumu nasil ayristirdigini ve çatismaya dönüstügünü görüyoruz.
Kürt isçilere yapilan bu saldiriyi besleme basin görmez iken; iktidar çevreleri de her zaman oldugu gibi Kürtlere yapilan Sakarya’da ki bu irkçi saldiriyi münferit bir olay diye geçistirdi.
Bizde yukarida gördügünüz vahsetten yola çikarak ülke gündeminde olmasi gereken ama kaçirilan olay ve sorunlari gündemde tutmaya çalisacagiz.
Olay Sakarya’nin Ortaköy ilçesine bagli Sirt mahallesinde oluyor.
Mardin Mazidag Yücebag(Keleke) köyünden 16 Kürt isçisi findik toplamaya gelen 16 Kürt isçisine yapilan saldiri sonucu isçiler memleketlerine dönüyor ve Mazidag devlet hastanesinden darp raporu aliyorlar ama darp edilen isçilerle görüsmek isteyen basin mensuplarini köye sokmadilar ve saldiriya ugrayan isçileri de köyden disariya çikartmadilar. Malum yine pandemeyi gerekçe gösterdiler.
Besleme basinin yine gündemden kaçirdiklarindan biri de..
Muhalefetin her demokratik talebi ve eylemi pandemiye takilirken;Ankara Mamak Belediyesi Ayasofya’nin ibadete açilisi için Mamak’tan 65 otobüs dolusu insani tahmini 3 bin kisiyi Istanbul’a Mamak Belediye Baskaninin yolcu ettigi görüntüleri yayinlandi ve bu haberi ne Mamak Belediyesi ne de iktidar çevrelileri tekzip etti.Ne de besleme havuz medyasi haber yapti.
Övünerek anlatiyorlardi ya 350 bin kisi Ayasofya camisine akin etti meydanda namaz kilinacak yer kalmadi diye..Meger etraf illerden belediye araçlariyla bindirilmis kitalar olarak insanlari Istanbul’a tasimislar.
Toplumun sagligini hiçe sayan her aksam saglik bakani tarafindan açiklanan Virüs rakamlarinin da dogru olmadigi ortaya çikti.
Aylarca ölü sayisini Bakanlik 18 ile 20 kisi gösteriyordu.. Birden son bir hafta da ölü sayisinin ortalama 50’nin üzerinde çikmasi toplumda panik yaratti.
Saglik bakani 6 ay sonra ilk defa Türk Tabipler Birligi(TTB) ile görüsmesi de manidar degil mi?Saglik bilim kuruluna TBB’ligi alinmamisti.
Aylardir TTB’ligi ve TTB’ligne bagli Tabip odalari Saglik bakanliginin ölü ve hasta verilerinin dogru olmadigini açikliyor bakanlik tarafindan da yalanlanmiyordu Tabip odalarinin rakamlari. Bunlari da hiç görmedi besleme medya.
Cumhur Ittifakinin ve Akp’lilerin yapacagi miting ,gösteri,kutlama,toplanti, dügün ve nisan gibi etkinliklere hiç bir kisitlama yasak getirilmiyor.. 350 bin kisi ile Ayasofya’yi ibadete açiyorlar, binlerce kisi ile Giresun’da Partili Cumhurbaskani miting yapiyor.. Dahasi Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman Oglunun dügününe bin 500 kisiyi davet ederek sosyal mesafeyi hiçe sayarak dügün yapiyor, bunlara ne bir sinirlama ne de pandemi yasagi var!. Besleme basindan da ses yok.
Ama Akp’ye biat etmeyen ve muhalefet eden meslek kuruluslari ve muhalefet partilerin her türlü kutlamalari ve yürüyüslerinde pandemi karsilarina çikiyor.
Baro baskanlarinin Ankara’ya sokulmamasi ve 30 Agustos Zafer bayraminin kutlamasina getirilen kisitlamalar bu rezaletin birkaç örnegi.
Bu iki yüzlülügü kitabin ortasindan yazan bir avuç muhalif medya bunlari gündeme getirirken; bu haberlerden rahatsiz olan RTÜK, besleme basina benzemeyenlerin ensesinde boza pisiriyor Tele-1’e verdigi 5 günlük ekran karartma cezasi tam bir hukuk tanimazligi ortaya koyuyordu. Yine besleme basin meslek dayanismasi gösterecegine meslektaslarini,çalistiklari gazete ve televizyon kanallarini hedef göstermekten geri kalmiyorlardi.
Baris ve KHK’lilara adalet diye demokratik haklarini kullanmak için 2 Eylül’de Kadiköy’den Ankara’ya yürümek isteyen;üç baris severden KHK’li olmayan Cevval adam Resul Kalyoncu,KHK’ li Cemal Yildirim ve Muhammed Semih Karaoglu’nu polis yürütmedi.. Ama bu üç yigit baris sevdalisi ilçeden ilçeye, ilden ile otobüs ve özel arabalarla 5 ekipten olusan polis esliginde geceleri kamp yaparak en sonunda Ankara’ya bes günde vardilar ama hemen polis tarafindan gözaltina alinarak alti saat gözaltinda tutulduktan sonra serbest birakildilar.. Sag olsun devletimiz ülkenin ali menfaatlerinin düsünerek bu üç baris için yürüyenlere dava açmayi ihmal etmediler. Bu üç arkadasin eylemine bir avuç KHK’li,baris ve adalet isteyenler yanlarinda yer alirken, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioglu bu üç baris ve adalet savunucusu yürekli insanlari yalniz birakmadi.Bu üç barisçinin eylemini hiçbir medya haber yapmazken kamuoyu bu insanlarin duyarliligini sosyal medyadan haberdar oldu.Bu arkadaslar üç kisiydiler ama binlerce insana atesin varda karanlikta niye oturuyorsun babinda bir mum yaktilar.
Akp’nin Tarikatsiz ve cemaatsiz siyaset yapamayacagi bir kez daha ortaya çikti.
Ussak Tarikat Lideri Fatih Nurullah’in müritlerinden birinin 12 yasindaki kiz çocuguna cinsel tacizde bulunmasi ve tutuklanmasi ile ortaya çikti. Bu tarikat lideri Akp hükümeti tarafindan protokollerde agirlandigi Akp’yi öven konusmalari ve boy boy fotograflari ortaya çikinca..
Bu sapik tarikat seyhi hakkinda çikan medyadaki haberlere mahkeme karariyla yayin yasagi getirildi.Neymis efendim bu kisi üzerinden din zarar görüyormus.
Suan devlet kadrolari liyakat sahibi kisilerden degil de tarikat ver cemaatçilerden olusuyor. Yetenegin yerini mülakat yöntemiyle torpil almis durumda.Tarikatlarin ilk kadrolastigi yer Diyanet oluyor orada bir müddet kaldiktan sonra, diger devlet kurumlarina geçiyorlar.. DIB’ligi tarikatlar ve cemaatler için devlette kadrolasmanin siçrama tahtasi olarak kullaniliyor.Diyanet her yil devletten 10 bin kisilik kadro istemesi bu iddiayi teyit etmiyor mu?
Asirlik bir tarihi olan Heybeliada salgin hastanesinin kapatilarak Diyanete devredilmesini de tesadüf ögrenmis olduk.
Diyanet o kadar siyasallasti ki protokoldeki yeri 50.siradan 10’cuya getirildi.Egitimden sagliga,konut kredi faizinin haram olmadigina fetva veren referans gösterilen bir kurum durumunda.Diyanetin bütçesi 8 bakanligin bütçesini geride birakirken Diyanet iktidara öneri getiren; Imam hatip ögrenci sayisinin bir buçuk milyondan 3 milyona çikartilmasi konusunda görüs belirtmesi tesadüf bir öneri olmasa gerek.Diyanet cemaatine fakirligi överken Diyanet baskani bir milyon Liralik arabaya binmesi de vaaziyla tezat olusturuyor.
Bu ülkede devlet eliyle ortadan kaldirilan veya gözaltinda kaybolan 806 haftadir Istanbul’da oglunu,esini ve kardesini arayan, Cumartesi Annelerinin çigligina ses vermesi gereken Içisleri Bakani Cumartesi Annelerini paçozlar(Güzelligini yitirmis yasli orospu) diye hakaret ediyor.Edep yahu demekten baska bir söz bulamiyoruz.Besleme basin yakinlarini arayan Cumartesi Annelerinin yürek yakan eylemlerini görmezden gelmeye ve gündemden kaçirmaya devam ediyor.
Besleme basinin yine görmedigi ve göstermedigi is cinayetleri ve kadin katliamlarina bir göz atalim.
Bu ülkede her gün 5 isçi is kazasi altinda ölürken 7 isçi sakat kalarak is göremez duruma düsüyor Akp’nin 17 yillik iktidarinda 21 bin isçi hayattan koparildi.
Yine bu ülkede her gün bir Kadin tanidigi bir erkek tarafindan katledilirken;tarikatlarin ve cemaatlerin öncülük ettigi dinbazlar ‘Istanbul Sözlesmesi’nin kaldirilmasi için hükümete baski yaparken ;buna besleme basinin dinci kolu gazetesi ve televizyon kanaliyla canhiras öncülük ediyor.
Muktedirin talimati ile Istanbul ve Ankara ile baslayip 10 ili kapsayacak Saray’a bagli Özel timlerin kurulmasi besleme basin tarafindan hiç haber yapilmamasi tesadüf olabilir mi?
Gündemden düsmemesi gereken ekonominin gündeme gelmemesi için besleme basin ve iktidar toplumu ilgilendirmeyen gündemler belirliyor; Ayasofya’nin ibadete açilmasi,yeni bir dogal gaz bulduk müjdesi ve sonunda idami gündem yapmalari gibi.
Biz yazimiza besleme basinin ve iktidar çevrelerinin gündemden kaçirdiklari, toplumun en önemli sorunu olan ekonomide ki sikintilari gündemde tutmaya çalisarak sonlandiralim.
-10 milyon issizin 7 milyonu genç nüfustan olusuyor.
-2002 yilinda Toplumun en varlikli kesimi milli gelirin yüzde 39’nun alirken ayni kesim 2019 yilinda milli gelirin yüzde 54’nü aliyor.
-12 milyon emeklinin 8 milyonu 2 bin Lira ile geçiniyor.
-6 milyon çalisanin asgari ücretten maas aldigi..
-20 milyon insanin açlik sinirinda yasadigi 50 milyon insan yoksullukla bogustugu ülkede .
-Talimatla enflasyon rakamlarini açiklayan TÜIK’i, marketler ve pazarlardaki etiket fiyatlari külliyen yalan diyor.
-Altin ve döviz tüm zamanlarin rekorunu kirmakla kalmiyor kendi rekorunu ekarte etmeye devam ediyor.
-TL son yedi ayda Dolar karsisinda yüzde 23, Avro karsisinda yüzde 28 deger kaybetti ama besleme basin bunu tartismak söyle dursun haber bile yapmadi.
Neden bu ülkede siyasetçiler zenginlesirken vatandasin yoksullasmasi gündem olmuyor?
Gündemde olmasi gereken Ayasofya’nin ibadete açilmasi mi, idamin uygulanmasi mi yoksa;yoksulluk,issizlik hayat pahaliligi ve Adaletsizlik mi olmali?
————————————————
13 Eylül 2020

Mehmet TIRAS

Back to top button