Haber

HAK-PAR 24 HAZIRAN SEÇIM BILDIRGESI

HAK-PAR 24 HAZIRAN SEÇIM BILDIRGESI
Cumhurbaskanligi seçimlerini protesto et; bos oy kullan!

MILLETVEKILLIGI SEÇIMLERINDE BAGIMSIZ, YURTSEVER, KÜRT ADAYLARI DESTEKLE!

Kasim 2019 tarihinde yapilmasi gereken Cumhurbaskani ve Milletvekili Seçimleri ani bir kararla 24 Haziran 2018 tarihine çekildi.

Türkiye Olaganüstü Hal Rejimi altinda ‘Baskin’ seçimlere gidiyor.
Seçime girme hakki hukuk disi yollarla gasp edilse de HAK-PAR kenara çekilip seyirci kalmayacak, sürece müdahale edecektir.
Hiçbir partiye, bloga eklemlenmeden, Kürt karsiti politikalarin karsisinda duracak, halkimizin taleplerinin savunucusu olacak ve bagimsiz adaylarla seçimlere katilacaktir.

Degerli halkimiz;

1 Kasim 2015 seçimlerinde parlamentoya tasinan partiler; iktidari ve muhalefetiyle toplumun sorunlarini çözmek yerine gerilim ve kutuplasma siyasetini sürdürdüler. Simdi ise yarattiklari ekonomik ve siyasi sorunlar için birbirini suçluyor, faturayi da halka çikariyorlar.

Üç yil önce verilen vaatlere ne oldu?

“Baris” dediler, kentlerimizi savas alanina çevirdiler. Yetmedi; Güney Kürdistan’in bagimsizlik referandumunu gerekçe yaparak tanklari sinira sürdüler, Orduyu Afrin’e sürmekle, 4 bin insani öldürmekle övünmeye basladilar.

Çatisma halinde olmadiklari ülke kaldi mi?

‘Demokrasi’ dediler, Türkiye’yi bu çagda kanli bir askeri darbe ile karsi karsiya biraktilar.
Simdi de Türkiye’yi Olaganüstü Hâl Rejimiyle, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiyorlar.

“Özgürlük” dediler Türkiye’yi tam bir hapishaneye çevirdiler. Ceza evleri tiklim tiklim…
Agzini açani, muhalefet edeni içeri tikiyorlar; yazar, çizer, gazeteci, milletvekili, belediye baskani, parti baskani, is adami, ögrenci, sosyal medya kullanicisi fark etmiyor.

“Refah” dediler issizlik sayisi üç buçuk milyona ulasti ve giderek büyüyor, yoksulluk sinirinda yasayan vatandas sayisi ise milyonlari asiyor. Onlar merkezi ve yerel rant alanlarini paylasmak için kavga ediyorlar. Çözüm bekleyen temel sorunlari çözümsüzlük içinde tutuyor, yalanlarla toplumu kutuplastiriyorlar.

Sandik ortaya kondugunda da piskince sizden yeniden oy istiyorlar.

Degerli halkimiz.
Sorunlarini zamaninda çözmeyen, çözümsüzlügü derinlestiren partilerden ve siyasetçilerden hesap sor!
Arkalarinda yikim, gözyasi, ölümler ve yoksulluk birakan partilerin yalanlarina ve oyunlarina ‘Dur’ de!

Tekçi ve uniter egemenlik biçiminde israr ederek; Türkiye toplumunun çok dilli, çok kültürlü ve etnik çesitliligini görmezden gelen totaliter yaklasimlarla gerilim ve çatisma ortamina zemin hazirlayan resmî ideolojiden beslenenleri bir kenara at.

Öte yandan ‘Baris’ söylemleri ile oyunuzu alip, savasi Kürt kentlerine tasiyanlara, yurtseverlige kaynaklik eden yerlere barikat ve hendekler kurarak harabeye çevirenlere, kent merkezlerinde bombalar patlatarak, yüzlerce sivilin yasamini yitirmesine, yaralanmasina, bölge ekonomisinin felç olmasina yol açanlara, yüz binlerce Kürdün evini barkini terk ederek mülteci konumuna düsmesine neden olanlara, Güney Kürdistan’in bagimsizlik çabalarina karsi duran, Kürt gençlerini sömürgeci Iran, Irak, Suriye’nin ve emperyalist devletlerinin çikari için ölüme gönderenlere, Kemalist Türk Solculari Kürtlere temsilci olarak atayanlara,

Ve onlara sesiz kalanlara, destek olanlara ‘Yeter’ de.

BAGIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARA OY VER!

Hem parlamentoda rantçi partilerin çözümsüzlük politikalarini mahkûm et hem de gerçek temsilcilerini parlamentoya gönder.

Biz Türkiye’nin sorunlarinin yapisal oldugunu ve ancak idari olarak yeniden yapilanmasiyla, gerçek anlamda adil bir çözüme kavusturulabilecegini düsünüyoruz.

Bunun için Türkiye’nin idari siteminin federal tarzda yeniden yapilanmasi gerektigini savunuyoruz.

FEDERAL CUMHURIYET

Federal sistemler çok uluslu cografyalarda, halkin ve etnik topluluklarin esitlik zemininde bir arada yasamasinin idari ve siyasi sekilleridir. Bugün dünyanin yarisina yakini, Federal Sistemlerle yönetilen devlet modellerini benimsemislerdir.

Amerika Birlesik Devletleri, Rusya, Belçika, Kanada, Isveç, Avusturya, Hindistan, Güney Afrika dahil birçok ülke Federal Sistemle yönetilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti de basta Kürt sorunu olmak üzere kurulusundan bu yana çözemedigi, kangrenlesmis sorunlarini asmak için federal bir sisteme yönelmeli. Türkiye’nin çok dilli, çok kültürlü, çok uluslu gerçegine uygun, çogulcu bir nitelige kavusmali; federal tarzda yeniden yapilanmalidir.

Basta Kürtlerin çogunlukta oldugu bölge olmak üzere, farkliliklarin var oldugu bölgelerde federe yapilar kurulmalidir. Hak-Par bu temelde siyasi ve idari egemenligin paylasilmasini öngören ve federal çözüm öneren tek partidir.

Türkiye federal bir yapiya dönüsmelidir.

KÜRT SORUNU

Çok uluslu, çok dilli, çok sayida farkli inanç gruplariyla çok çesitli kültürel ve etnik topluluklarin bir arada yasadigi Osmanli Imparatorlugu’nun bakiyesi üzerinde; tek millet-tek dil-tek bayrak paradigmasi ile uniter bir devlet biçiminde insa edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli sorunu dün de bugün de Kürt sorunudur.

1924 Anayasasi ile Osmanli döneminde etnik bir bakiye olan Türklüge dayali, asiri merkeziyetçi, uniter ve tekçi bir devlet biçimi insa edildi.

Böylece Kürtlerin temel hak ve özgürlükleriyle birlikte kendi ülkelerinde kendilerini yönetme haklari da gasp edilmis oldu. Bu tekçi anlayisa karsi yapilan her itiraz, sergilenen direnis ve isyan soykirima varan boyutlarda kanla bastirildi. Kürtler ardi arkasi kesilmeyen baski ve zulümlere ugratildilar. Kürdistan o tarihlerden bu yana hep Umumi Müfettisliklerle , Sikiyönetimlerle, Olaganüstü Hâl Rejimleriyle yönetilmeye çalisildi. Istiklal Mahkemeleri, Sark Islahat Planlari, Mecburi Iskan Kanunlari, köy bosaltmalari ile Kürtler kitleler halinde bati illerine ve uç bölgelere sürüldü. Paramiliter güç ve birimlerle siyasi cinayetler esliginde Kürdistan sürekli bir savas hali içinde tutuldu.

Kürt sorununun özü devletin uyguladigi bu tekçi, inkârci ve baskici politikalardir.
Türkiye’de Kürt sorununun adil bir biçimde çözüme kavusmamasinin, demokrasinin gelisip kurumsallasamamasinin, askeri darbelerin, sikiyönetim ve olaganüstü hâl uygulamalarinin altinda bu siddet ve baski politikalari vardir.

Ortadogu’da sorunlarini barisçil yollarla, demokratik araç ve adil yöntemlerle çözemeyen toplumlarin sürüklendigi trajik süreçler ortadadir.

Sorunlarin çözümü, onlari yaratan ve çözümsüzlükten, siddetten, Kürt karsitligindan beslenenlerden beklenemez

HAK-PAR, su an yasanmakta olan sorunlarin gelecekte telafisi mümkün olmayan bir felaketle sonuçlanmadan çözümü için Türkiye’de federal bir yapilanmayi önermektedir.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ, ASIL OLARAK DA KÜRD HALKININ GASPEDILEN TEMEL HAKLARININ TESLIM EDILMESIYLE MÜMKÜNDÜR

Kürtler iktidariyla, muhalefetiyle Güney ve Bati Kürdistan’a karsi sergilenen düsmanca tavirlari, irkçi, nefret söylemlerini unutmamali. Düzen partilerine degil kendi öz siyasi dinamiklerine destek olmalidir. Bunun için Kürtleri yok sayan, ülkeyi tek renge boyamak isteyen anlayisa ve bu anlayisa uygun tekçi sistem partilerine gereken dersi vermek gerekir.

Kürtçe Türkçe ile birlikte resmi dil olarak kabul edilmeli; ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda okutulmali ve kamu alaninda serbestçe kullanilmalidir.

Biz Hak-Par olarak, Türkiye’de ana dilde egitimi savunurken bu hakki ayni zamanda Arap, Laz, Çerkez gibi bu cografyada yer yer yogun topluluklar halinde yasayan diger etnik gruplar için de gerekli görüyoruz.

INANÇ ÖZGÜRLÜGÜ BAGLAMINDA ALEVI SORUNU

Biz HAK-PAR olarak, devletin Aleviligi kendine göre tanimlama anlayisini terk etmesi gerektigini düsünüyoruz.

Alevilerin bütün mesru haklarinin verilmeli ve bu yöndeki taleplerinin geciktirilmeden karsilanmalidir.

Herkes dinini ögrenme, gereklerine göre davranma ve yasama hakkina sahiptir. Bu hakki özgürce kullanmalidir. Laik devletin görevi, ayrim yapmadan yurttaslarina bu olanaklari saglamaktir.

Biz HAK-PAR olarak böyle bir laikligi ve inanç özgürlügünü savunuyoruz.

DIS POLITIKA KARSILIKLI SAYGI VE BARISÇIL ILISKILERE DAYANMALIDIR

Türkiye, Iran, Irak, Suriye, ABD, AB ve Rusya basta olmak üzere neredeyse tüm dünya ile iliskilerinin merkezine Kürt karsitligini koymustur. Bu yanlis politikadan vaz geçilmelidir.
Türkiye hem içeride Kürt sorununu çagdas yöntemlerle, adil bir çözüme kavusturmali hem de Iran, Irak ve Suriye sinirlari içinde kalan Kürtlerle iyi komsuluk iliskileri gelistirmelidir.
Kürtlerin Bölgede mesru kazanimlarini beka sorunu olarak algilamamali, ‘Bölünme’ fobisi ile hareket etmemelidir.

Türkiye’nin Yunanistan’la da Avrupa Birligi’yle de ABD’yle de iliskileri iyi gitmiyor.
Bu agresif politika sürdürülemez.
Türkiye basta Güney Kürdistan Federe Bölgesi’yle ve Suriye Kürdistan’indaki Kürtlerle birlikte komsulariyla barisçil iliskiler içinde olmali; haklarina saygi göstermeli ve uluslararasi toplumla uyumlu olmalidir.

AB ÜYELIGI

Biz Hak-Par olarak Türkiye’nin Avrupa Birligi üyeligini destekliyoruz ve tam üyeligin bir an önce gerçeklesmesini istiyoruz. Bunun için Türkiye bir an önce gerekli reformlari tamamlayarak AB üyeliginin gereklerini yerine getirmelidir.

Türkiye AB üyeligi için gerekli sartlari yerine getirmekte ayak sürümekten de vaz geçmelidir.

DEMOKRATIK BIR ANAYASA SARTTIR
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi, aradan geçen 36 yillik zamana ragmen hâlâ askeri darbenin izlerini ve ruhunu tasiyor.

Biz HAK-PAR olarak Türkiye’nin çok uluslu, çok kültürlü yapisina uygun çagdas, sivil, demokratik bir Anayasa yapilmasi gerektigini düsünüyoruz.

Bu Anaysa federal yapilanmaya, AB standartlarinda, çogulcu, katilimci demokrasiye zemin olusturmalidir.

Kopenhag Kriterleri’nin gerekleri yerine getirilmelidir.

Venedik Komisyonu Sarti’na uygun olarak siddeti dislayan siyasi partiler ve dernekler kurulabilmeli, siyasi ve sivil hayattaki yerlerini alabilmelidir.

Siyasi Partiler Yasasi, Seçim Yasasi demokratiklesmeli; seçim baraji tümden kaldirilmali, her parti aldigi oy oraninda parlamentoda temsil edilmeli ve aldigi oy oraninda hazineden yardim almalidir. Ceza Yasasi adil ölçülerde degistirilmeli, Terörle Mücadele Kanunu kaldirilmalidir

KADIN SORUNU
Birlesmis Milletlerce kabul edilen ve Türkiye’nin de tarafi oldugu Kadinlara Karsi Her Türlü Ayirimciligin Önlenmesi Sözlesmesi’ne (CEDAW) uygun olarak ülkemizde kadinlarin toplumsal ve siyasal yasama esit katilimi önündeki engellerin kaldirilmasindan yanayiz.
HAK-PAR toplumsal cinsiyetçi, erkek egemen sistemin her gün yeniden ürettigi esitsizlige ve baski mekanizmalarina karsi mücadele edecektir. Kadinin toplumsal, sosyal, siyasal, ekonomik hayata katilimini destekleyecek, esitsiz katilimi engelleyici tüm tedbirleri alacaktir.

ISÇI VE EMEKÇI HAKLARI

Türkiye’de emekten yana uluslararasi sözlesmelerde de yer alan tüm haklari hayata geçirecek, isçi ve emekçilerin örgütlenmesi önündeki engelleri, bariyerleri kaldiracagiz.
HAK-PAR olarak isçi haklarinin ve yasam güvenliginin çagdas standartlarda olmasi için çalisacagiz. Asgari ücret bir toplum için utanç verici bir emek ölçütüdür. Hak-Par tam ücretli isçi ile asgari ücretli isçi sifat ve standardi arasindaki farki kaldiracak, ‘Esit emek esit ücret’ ilkesini bütün emekçiler lehine hayata geçirecektir.

HAK-PAR mesleki egitim grubuna giren sektörler disinda çocuk isçilerin çalistirilmasini yasaklayacak, bu konuda etkin bir denetleme mekanizmasi olusturacaktir.

ENGELLILERIN DURUMU VE SARTLARI

Türkiye’de engelli vatandaslarin durumuna ve sorunlarina yönelik dünya standartlarini uygulayacak, aile, çevre ve toplumun egitilmesi, bilinçlendirilmesi için çalisacaktir. Engellileri koruyan, takip eden ve denetleyen mekanizmalari öncelikle devreye sokacaktir

ÇEVRE VE DOGA

HAK-PAR doga ve çevre bilincinin gelismesine önem veren bir partidir. Bu konuda toplumsal bilinç yaratmak için çevreci gruplarla, kuruluslarla iliskiye geçer, doga ve çevre koruma projelerini destekler, katki sunar.

KENT VE YASAM

HAK-PAR modern, çagdas kent ve bölgeleri, doga ve çevreyi tahrip etmeden, doga ve çevrenin ekonomik degerini bozmadan insa edecektir. Yesil alanlari, ekonomik degeri olan arazileri, bitki örtüsünü, ormanlari koruyacak, kentlesme ve sanayilesme titiz bir dogayi koruma anlayisiyla yürütülecektir.

HAK-PAR çevre ve doga, kent ve yasam bilincinin yükseltilmesinde sahip oldugu bilgi, birikim ve tecrübeyi kullanmayi sürdürecek; bu konularda duyarli olan çevreci kurum ve kuruluslarla sürekli bir isbirligi içinde olacaktir.

EKONOMI VE EKONOMIK GELISME
Ekonomik gelisme istikrarli bir planlamayla kaynaklarin bilinçli kullanilmasina baglidir. Baris içinde olmayan, birbirleriyle çatisan toplumlarda, zenginlik kaynaklari ne kadar çok olursa olsun, ekonomik gelisme olmaz.

Biz HAK-PAR olarak ekonomik gelismenin toplumun baris, huzur ve güven içinde olmasina bagli oldugunu düsünüyoruz. Iç ve dis sorunlarin savas araçlariyla degil, barisçi yollarla ve araçlarla çözülmesi kaynaklarin silahlanmaya, çatisma ve operasyonlara, militarist çarki güçlendirmeye degil toplumun ekonomik ve sosyal gelismesine yöneltmeye olanak saglar.

HAK-PAR ülke ve çevre kaynaklarini tanka, topa, kursun ve bombaya degil, üretime, kalkinmaya harcayacak.

ISSIZLIK VE YOKSULLUK

Türkiye’de bölgeler arasi ekonomi ve gelirler dengesi arasinda uçurumlar vardir. Bu uçurum giderek daha çok derinlesmekte ve toplum bundan olumsuz bir biçimde etkilenmektedir. Bu durumun dogurdugu sonuçlardan biri de issizliktir. Issizlik ve yoksulluk birbirini doguran olgulardir. Kürdistan da sürdürülen kirli savas tarim ve hayvanciligi, bir bütün olarak üretimi çökertmistir. Issizlik ve yoksulluk had safhadadir. Insanlar yeni bir ekmek kapisi bulmak için yerini yurdunu terk ederek baska yerlere göç ediyor. Bölgeler arasindaki ekonomik dengesizlik issizlik ve yoksulluk olarak Kürdistan’a sirayet ediyor; var olan ciliz sermaye de kaçiyor

Bu durum risklidir ve böyle devam edemez.

HAK-PAR bölgeler arasi ekonomik dengesizligin yarattigi bu issizlik ve yoksulluga bir çözüm bulmak için bölgelerin durumuna uygun özel yatirim ve kalkinma programini uygulamayi hedeflemektedir.

Özel olarak, Kürdistan’da sürdürülen kirli savas nedeniyle çoraklastirilan bölgenin yeniden cazip hale getirilmesi için savastan etkilenen, yerinden yurdundan, köyünden ve tarlasinin basindan ayrilmak zorunda kalan insanlarimizin geri dönmesini saglayacak bir sosyal ve ekonomik politikayi hayata geçirecegiz.

Türkiye bir sivil, asker, bürokrasi devletidir.

Bu devasa bürokrasi çarki ülkenin kaynaklarini tüketen, üretici olmayan, ayni zamanda hantal ve hayati zorlastiran bir isleyise sahiptir.

HAK-PAR bürokrasiyi halka hizmet için daha verimli hale getirecektir. “Halk devletin degil, devlet halkin “hizmetinde olacaktir.

HAK-PAR YENI BIR SIYASET TARZINI SAVUNUYOR
HAK-PAR sorunlarin diyalog yoluyla çözülebilecegine; her diyalogun mutlaka bir uzlasma imkani yaratacagina inanir.
Hiçbir sorun siddet ve kavga yoluyla çözülmez.
Biz sorunlarin kavga ve siddetle degil, barisçil yöntemlerle çözülmesinden yanayiz.

Biz yeni bir siyaset tarzi izliyor ve halkin bizi bagrina basacagina, özgür, barisçi, yasanilir bir dünyayi birlikte kurabilecegimize inaniyoruz.

Degerli Yurttaslar,

Özgürlük, demokrasi, baris için mücadele eden HAK-PAR 24 Haziran Seçimlerine bagimsiz adaylarla giriyor.

BAGIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARI DESTEKLEME ÇAGRISI YAPIYOR:

HAK-PAR DIYOR KI; KÜRT KARSITI, DEMOKRASI KARSITI POLITIKALARI MAHKUM ET!

ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN VE SIDDETTEN BESLENENELERI CEZALANDIR!

BAGIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARI DESTEKLE

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTISI / 2018

Dengê Kurdistan

Back to top button