Haber

HAK-PAR Amed 8 Mart Dünya Kadinlar Gününü Kutladi

HAK-PAR Diyarbakir Il Örgütü Kadin Komisyonu 8 Mart Dünya Kadinlar günü dolayisiyla kokteyl düzenledi.

HAK-PAR Diyarbakir il örgütü Prestij Otelde düzenlemis oldugu kokteyle HAK-PAR Diyarbakir Büyüksehir Belediye Baskan Adayi Sevgi Çelik Moray, DOGÜNKAD Baskani Nevin Il, FEMINKURD Editörü Hamiyet Çelebi ve birçok üye katildi.
Kokteyl Kürt ulusal marsi ‘ Ey Raqip ‘ ve Kürdistan sehitleri için saygi durusuyla basladi.Semra Mengü Dünya Kadinlar Gününün anlam ve önemini belirten konusmasindan sonra kürsüye Netice Durucu davet edildi.

Netice Durucu Dünya Kadinlar Günün tarihçesini ve önemini anlatarak : ‘Insanlik tarihinin tüm toplumsal alt üst oluslarin yasandigi dönemlerinde kadinlar mücadelede yerlerini aldilar’
1789 Fransiz Burjuva Devriminde, Sehir Meclisinin kapilarini ekmek diye zorlayanlar ve Versailles’e dogru 8000 kisiyle yürüyenler kadin isçilerdir.

Ve 1871’de, Paris Komününün kadinlari, barikatlarin yigit savasçilaridir. Öglesine ki, çarpismalardaki bu yigitlik örnekleri dönemin bir burjuva gözlemcisine; ‘Eger Fransizlar yalnizca kadinlardan ibaret olsaydi, ne müthis bir sey olurdu!’ sözlerini ettirebiliyordu.
Kürdistan’daki kadinlarinin tarihteki mücadeleci ve özverilerini anlatarak bugün ki Kürt kadinin örnek almasi gerektigini vurguladi.

Kokteyl hazirlanan slayt gösterimi ile HAK-PAR Büyüksehir Belediye Baskan Adayi Sevgi Çelik Moray’in yapmis oldugu konusma ile devam etti.
Sevgi Çelik Moray konusmasinda ‘HAK-PAR’in Mart ayinda yapilacak olan yerel seçimlerin önemini vurgularken, Türkiye’nin birçok ilinde kadin adaylarinin oldugunu ifade etti. Ayrica HAK-PAR’in seçimlerde ki kadin adaylarini tanitarak bu konuda ki çalismalarindan ve HAK-PAR’in kadin adaylari ile ilgili hassasiyetinden bahsetti.

Kokteyl müzik esliginde kadinlarin halay çekmesiyle son buldu.

Sevgi Çelik Moray kokteyldeki konusma metni;

Sevgili kiz kardeslerim, yine bir 8 Mart Dünya Kadinlar gününde bulusmus olmanin sevinciyle hepinizi hasretle selamliyorum.

Niye hasretle biliyor musunuz? Kadinin özgürlesecegi yarinlarimiz her geçen gün biraz daha yakinlastigini gördügüm için. Insanlar bir menzile ne kadar yaklasirlarsa o kadar hasretleri büyürmüs.

Bu gün dünyanin birçok yerinde çagimizin yükselen degeri kadinlar, özgürlük ve esitlik taleplerini bir kez daha yükseltecekler.

Kadinlari ve yasadiklari sorunlarini, içinde bulunduklari toplumun sorunlarindan ayri düsünmek mümkün degildir. Dünyanin her yerinde, kadina yönelik siddet, esitsizlik, kadinin emeginin ucuza pazarlanmasi ya da yok sayilmasi, kadina yönelik ayrimcilik benzer sekillerde karsimiza çikmaktadir ancak Ortadogu gibi savaslarin devam ettigi cografyalarda bu gerçek daha da yakici yasaniyor. Savaslardan en çok etkilenen kadinlar ve çocuklar oldugu bilenen bir gerçek. Dünyadaki tüm hemcinsleri gibi Kürt kadinlari da savasin birinci dereceden hedefi durumunda kaldilar. Savasin meydan verdigi olumsuz kosullar; Kürt kadinlarinin ve çocuklarinin (saglik, egitim, asimilasyon ve bunlarinda beraberinde getirdigi sosyal düsüs bir tek kadinlarimizin sorunu degildir, gelecegi insa eden kadinlarin sirtina bu yükü birakmak adil de degildir. Ulusal ve cinsel sömürü çarki siddet sarmaliyla kadinlarimizin yasamini uzunca bir dönem etkiledi. Ancak simdi savasin enkazini kaldirmak yine kadinlarimizin sirtina yük olarak bindirilmek isteniyor. Bilindigi üzere yaklasik bir yil bölgemizde savasin bilindik temposu düsüs göstermisti. Ancak çatismadan beslenen güç odaklari kendilerini yenileyecek ya da dinamiklestirecek yeni çatisma ortami avina çikmislardir.(seçim sürecinde BDP-Huda par kavgasi, ya da Sirnak’taki gibi PKK ile ordu çatismasi yine AKP ve Cemaat çatismasi da buna eklenebilir.) tabi ki bu çatismalar olmasa ortaligi sis pus kaplamasa nasil yolsuzluklarini örter bu hükümet, nasil bütçesini aklar bu devler, nasil siyasetten ve ferasetten uzak oluslarini ört pas edebilirler bazi siyasi partiler)

Dönüp duran bu çarktan bihaber oldugumuz sanilmasin Ne gözümüz kör ne kulaklarimiz sagir ne de dilimiz laldir. Bizim görmek istemedigimiz savastir, kandir, ranttir ve kadinlarin onurlu durusuna karsilik namusu ve onuru kadinlari metalastirarak ifade etmeye çalisan eril zihniyet ve onun yasam gerekçesi siddettir. Oysa Yüz yilimiz baris kardeslik ve hümanizm yüzyili olmasi gerektiginin bilinci ile her din ve her mezhepten bütün Kürdistanlilar kardeslik ortaminda kendilerini özgürce ifade edebilmedirler.

Dostlarim; kadinlarimiz ve toplumumuz için bir diger eksiklikten bahsetmek istiyorum. Hem ülkemizde hem dünyada kadinlarin toplumsal hayata ve çalisma hayatina katilimi her geçen gün artarken ne yazik ki, siyasete katilim orani ayni seviyede artmamaktadir. Kadinlarin gerek parlamento gerekse çesitli Siyasi parti ve karar verme mekanizmalarinda uçurum seviyesinde bir esitsizligi mevcuttur. Sonuçta kadinlarin siyasette temsilinin yetersiz olusu kabul gören bir gerçektir. Bence en kritik yer de burasidir. Çünkü siyaset bir bütün yasamin kendisine yön veren mekanizmadir. Bunu erkeklerin insafina birakmak yasamimizi erkegin insafina birakmak demektir. Benim, kadinlarin her geçen gün daha fazla özgürleseceklerine inancim tamdir. Ben ülkemizde de dünyada da kadinlarimiz hak ettikleri yere kavusacaklarina inaniyorum. Çünkü Degisim kaçinilmaz bir gerçekliktir,

Evet, Degisim kaçinilmaz bir gerçekliktir, degisime karsi direnen bertaraf olur. Israr etmek ise statükoculuk olur. Dogadaki her sey etkiler ve bir sekilde etkilenir. Bizler HAK-PAR olarak Kuzey Kürdistan siyasetine çok sey kattigimizi ve olumlu etkiledigimize inaniyorum. Türkiye cumhuriyeti kurulusundan sonra ‘modern’ kadin tipi yaratarak, kadinlarin nasil giyinecegine, nasil konusacagina, hangi mesleklerini yapabilecegine tepeden bir yaklasimla nasil karar verdiklerini ve bunun sonucu kadinlarin nasil sancili bir sekilde dislandigini her birimiz biliyoruz. Maalesef ittihat terakkinin dayattigi bu zihniyet Kuzey Kürdistan siyasetinde benzer sekilde karsimiza çikti. 1960 sonrasi hemen hemen bütün Kürt hareketleri siyasetle ilgilenecek kadin tipi yarattilar ve bunun disinda kalan kadinlari ya disladilar ya da bu kaliba uydurmaya ugrastilar. Yakin tarihimize kadar bu durum böyle idi. Ancak HAK-PAR insanlarin kisisel tercihleriyle ugrasmamak gerektigini, farkliliklarin dislanmamasi gerektigini ve ideolojik çesitliligin zenginlik olacagini her kese bu seçimde bir kez daha kanitlamis oldu.

Degerli kiz kardeslerim partimiz, ilk kez bu seçimlerde 56 ilde yaklasik 500 adayla giriyor ve kadin temsilinde %24 temsil oraninda kadin temsilinde iyi bir yeri simgeliyor.

Partimiz kadinlarin siyasal alanda aktif biçimde yer almasi için çaba göstermektedir. 30 Mart yerel seçimleri nedeniyle listelerimizde birçok kadin aday yer almaktadir. Bunlardan altisi büyüksehir belediye baskan adaylaridir (Ankara, Antakya, Diyarbakir, Tekirdag, Balikesir ve Sakarya).

Yigit Kürdistanli kadinlar, Beauvoir’in dedigi gibi ‘kadin dogulmaz, kadin olunur’ kadin oldugunuz için sizleri kutluyor ve selamliyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Gününüz kutlu olsun.

Dengê Kurdistan

Back to top button