HAK-PAR Ankara’da Dayanisma Gecesi düzenledi

HAK-PAR Ankara Il Örgütünün geleneksel olarak düzenledigi dayanisma gecesi 30.03.2012 tarihinde Ankara Neva Palas otelde genis bir katilimla düzenlendi.
Dengê Agirî/Ankara
Açilis konusmasini yapan HAK-PAR Ankara Il Baskani Necati Bayram; ‘Degerli konuklar ve partili arkadaslarim HAK-PAR’in geleneksel dayanisma yemegine hos geldiniz, güzel bir gece geçirmeniz dilegiyle, hepinizi sevgi ve saygiyla selamliyorum. Dönem çok hassas önemli bir dönemeçteyiz. Ortadogu kayniyor. Hak ve Özgürlük talepleri için çok ciddi mücadeleler var. Totaliter rejimler korku ve kaygi içinde. Bu nedenle baski ve siddetin dozunu artiriyorlar. Kürd halki da Kürdistan’in her parçasinda hak ettigi özgürlük için mücadele etmektedir. Orta doguda Kürd sorunu çözülmeden demokrasiye geçmek imkânsiz. Küresel güçler de bunun farkinda.
Kuzey Kürdistan da on yillardan beri mücadele eden halkimiz özgürlük ve esitlikçi bir çözüm için taleplerini haykirmaktadir. HAK-PAR Kürd sorununu çözmek iddasi ile kuruldu. Kurulusundan çok kisa bir sürede farkini gösterdi. Yasalara takilmadan mesru mücadelede direndi. Söyle ki: mahkemelerde; ilk Kürtçe savunmayi partimiz yapmistir. Yine kürd sorununun çözümüzde çagdas, esitlikçi çözüm önerisi olan federasyonu ilk o savunmus ve bunu savunmakla kalmayip programina yazarak hukuk savasini kazanmistir.
On yillardir süren kirli savas ve uygulanan yöntemler: Kürt sorununu Arap saçina çevirdi.
Kürt sorununun çözümünde silah ve savasta israr eden güçler, Kürdistan’da onarilmasi güç yaralar açti.
Kürd halkinin temsilcisi, benim iddiasinda bulunan PKK ve uzantilari anlasilmasi güç, akil almaz isler yapti.
BDP’nin söyledigini Imrali. Imrali’nin söyledigini kandil bozdu. Uyguladiklari yöntem ve stratejiler Kürd halkinin aile yapisini bozdu. Bütün degerleri alt üst etti. Ve ortaya yozlasmis tedavisi güç ciddi bir kesim çikti. Bu oyun hala böyle devam edip gidiyor. Senaristi sömürgeciler, figüranlari belli, bunun bedelini ne yazik ki halkimizla hep birlikte ödüyoruz. Ancak dönem mücadele ve taleplerimizi gerçeklestirme dönemidir. Bunun için çaba gösterip HAK-PAR’i güçlendirmeliyiz. Bunu mazlum halkimiz için yapmaliyiz.
Bunu özgürlük mücadelesinde sehit olan yoldaslarimiz için yapmaliyiz. Metropollerde çok yogun bir Kürd nüfusu mevcut. Bu insanlarimizi HAK-PAR’la bulusturmak için çaba sarf etmeliyiz. Kürd halkinin hakli taleplerini ancak, dogru politikalari; halkimizla bulusturdugumuzda gerçeklestirebiliriz.
Saygideger arkadaslar.
Mazlum halkimizin hakli talepleri için kenetlenmeliyiz. HAK-PAR’a karsi yürütülen kirli kampanya için yekvücut olmaliyiz. Dogru bildiklerimizi israrla anlatmaliyiz. Halkimizi olasi tehlikelerden korumak için canla basla çalismaliyiz. Yoksa bu tuzaklari asmamiz çok zordur.
HAK-PAR Kürd halkinin hakli talepleri ve Kürd sorununun çözümünde dogru bir projedir.
Seçmis oldugu mücadele yöntemi çagdas ve gerçekçi, çözüm önerisi kitlelerce kabul görüyor.
Iç isleyisinde demokratik, katilimci. Evrensel degerlere inanmis bir partidir. Daha temiz bir siyaset için HAK-PAR’a destek olalim. Özgür ve demokratik bir çözüm için HAK-PAR’i güçlendirelim.
Gün HAK-PAR saflarinda mücadele günüdür.’ dedi.
Il baskani Necati Bayram’in konusmasinin ardindan HAK-PAR Genel Baskan Yardimcisi Fehmi Demir kisa bir konusma yapti. Konusmasinda Türkiye’deki güncel siyasal süreçle ilgili degerlendirmelerde bulunan Demir, söyle konustu; ‘Silahlarin susturulmasi gerektigini, silahli mücadelenin Kürt halkina bir yarar getirmedigini ve sorunun artik barisçil demokratik yollarla çözülmesi gerektigini belirtip, silahlari susturma çagrisinda bulundu.
Generallerin yargilanmasina iliskin olarak da; ”referandum sürecinde ‘yetmez ama evet’ dedigimiz için haksiz elestirilere maruz kaldik. Bugün, 4 Nisanda Kenan Evren ve arkadaslarinin yargilanacak olmasi bizim hakli oldugumuzun göstergesidir.’
Fehmi Demir, konusmasinda Suriye’deki gelismelere de degindi. Kürtlerin Esad diktatörlügüne karsi birlik olmalari gerektigini savundu. Bazi Kürt guruplarinin Esad yanlisi tutumunun Kürt halkina zarar verdigini ifadede etti. Ayrica ‘Türkiye’yi yönetenlerin Suriye’ye bakarken Kürt korkusu tutumundan kaçinmalari gerektigini, Suriye de Kürt halkinin haklarini tanimayan hiçbir çözümün kabul görmeyecegini’ ifade etti.
Konusmalarin ardindan siirlerle devam eden gecede, HAK-PAR Genel Baskani Bayram Bozyel ve Kemal Burkay’in da mesajlari okundu. HAK-PAR Genel Baskani Bayram Bozyel geceye gönderdigi mesajda sunlari dile getirdi;
‘Saygideger konuklar, Sevgili arkadaslarim,
Hepinizi en içten duygularla selamlamak istiyorum.
Diyarbakir’daki baska çalismalar nedeniyle aranizda bulunamiyorum. Gecenizin basarili geçecegini umuyor, hepinize afiyetler diliyorum.
Degerli arkadaslarim.
2012 yilinin Türkiye’sinde umut ile umutsuzluga iliskin birçok göstergeyi bir arada görmek mümkün. Bir yanda geleneksel siddet, baski ve çözümsüzlük politikalarinda israr var, öte yanda içerde ve disarida yogunlasan arayislar, toplumun özgürlük ve baris yönünde yükselen beklentisi söz konusu.
Türkiye, 2009 yilindan itibaren terk etmeye basladigi inkar politikalarinin yerine, kabule dayali yeni bir politika insa edemedi ne yazik ki. Devlet içindeki derin odaklara karsi sürdürülen mücadele kararlilikla sonuna kadar götürülemedi. Militarizmin etkinligini kirmaya dönük girisimler, gerçek anlamda bir sivillesme ile tamamlanamadi. Kürt sorununda barisçil çözüm arayislari, yerini bir kez daha siddetle sonuç alma beklentilerine birakti. Bu kararsizlik ve ikircikli tutum, statükocu güçlere yeni bir nefes alma, hatta bellerini dogrultma firsati sundu.
Roboski’de gerçeklestirilen katliam, AKP hükümetinin Kürt sorununda yasadigi yalpalama ve siddet politikalarina dönüsün bir sonucudur. Pozanti cezaevinde yasanan utanç verici gelismeler, Newroz kutlamalarindaki anlamsiz inatlasma, kamu çalisanlarinin gösterilerine karsi sergilenen tahammülsüzlük, gazete kapatma ve benzeri uygulamalar, son olarak yeni anayasa için baslattigimiz imza kampanyasinin Diyarbakir Valiligince keyfi olarak yasaklanmasi, bir yönüyle 1990 yillarin karanlik yillarini hatirlatmaktadir.
Ancak bu tabloya bakip umutsuzluga kapilmamaliyiz. Sunu çok iyi biliyoruz ki tarihin çarkini geri çevirmek, Türkiye’yi yirmi yil öncesine götürmek mümkün degil artik. Çünkü ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya 20 yil öncesinin kosullarina sahiptir.
Bugün Ortadogu yeniden bir dizayn süreci içinde. Ortadogu’da yasanan gelismeler Kürt halkinin özgürlük umut ve kararliligini hiç olmadigi kadar artiriyor.
Irak’ta Kürt halkinin geldigi nokta göz kamastirici niteliktedir. Irak Kürdistan Federe Bölgesi demokrasi, baris ve istikrar bakimindan bir cazibe merkezine dönüsmüs durumdadir.
Kürtler bakimindan diger önemli bir gelisme de Suriye’de yasaniyor. Suriye’de yasanan degisim, Kürt halkinin önüne yeni firsatlar çikarma potansiyeline sahiptir. Baas rejiminin yikilmasi ile birlikte, Kürtlerin, özgürlesme yolunda tarihi bir esigi geride birakacaklarina kusku yoktur.
Degerli arkadaslarim,
Böyle bir tablo içinde Türkiye’de siddet ve inkar politikalarini daha fazla sürdürmenin mümkün olamayacagi ortadadir. Içerde ve disarida olup biten her sey, Türkiye’nin Kürt sorununda köklü bir degisim ihtiyaci ile karsi karsiya oldugunu gösteriyor. Çünkü inkar politikalarini sürdürmek için Türkiye’nin basvurup tüketmedigi hiçbir yöntem kalmadi. Yapilan arastirmalar ve olgular Türk toplumunun da barisçil çözümden yana oldugunu ortaya koymaktadir. Uluslar arasi iklim Türkiye’ye çözüm yönünde elverisli bir ortam sunmaktadir. Gelinen asamada Türkiye’nin çözüm için ihtiyaç duydugu tek sey, mevcut kosullari çözüm yönünde harekete geçirecek bir siyasi iradedir.
Bugünlerde kamuoyunun enerjisi ‘muhataplik’ ve ‘yeni strateji’ gibi muglâk kavramlarla tüketilmektedir. Oysa Kürt halkinin talepleri ortadadir. Bunun için muhatap arayisina ve zaman kaybina gerek yoktur. Yapilacak sey Kürtlerin hakli, demokratik ve mesru taleplerini karsilamak için zaman kaybetmeden ise koyulmaktir. Muglâk söylemlerle degil; somut, açik, net program ve hedeflerle toplumun önüne çikmaktir. Ve eger gerçekte sorun gelip muhataplik meselesinde tikanmissa, bu tikanikligi asmak için, HAK-PAR olarak her türlü sorumlulugu üstlenmeye hazir oldugumuzu ilan ediyoruz.
Degerli arkadaslarim,
Kürt sorununun çözümünde bütün sorumlulugu hükümete atip sadece sikâyetle yetinmek kolayci bir yaklasimdir. Kürt hareketi sorunun çözümü için yapici ve aktif tutum içinde olmali, sorumluluk duygusu ile hareket etmek zorundadir. Zamanin ve çagin ruhuna uygun mücadele yöntemleri gelistirmeli, demokratik ve mesru mücadele zemininde israr etmelidir. Silahlara artik veda edilmelidir.
Böyle bir anlayis ile hareket ettigimizde, mevcut durumu degistirebilecegimize ve özgürlügü daha yakin kilabilecegimize kusku duyulmamalidir.
Partimiz esas olarak bunun için vardir ve surasi çok açiktir ki, hayat bütün görkemliligiyle HAK-PAR’in öngörüleri dogrultusunda akmaktadir.
Bu duygularla hepinizi bir kez daha saygiyla selamliyor, iyi aksamlar diliyorum.’ dedi.
Daha sonra siyaset adami ve yazar Kemal Burkay’in, HAK-PAR Ankara Il Örgütü’nün 30 Mart 2012 günü düzenledigi yemekli toplanti nedeniyle gönderdigi asagidaki mesaji okundu:
‘Yeni dönem HAK-PAR zamanidir’
Degerli arkadaslar,
30 Mart Cuma günü aksami TRT-Ses’te ‘Civak û Siyaset’ programinda konuk olmam nedeniyle ayni aksam partimiz HAK-PAR’in Ankara’da düzenledigi yemekli toplantiya ne yazik ki katilamiyorum.
Ancak, birkaç satirla da olsa sizleri ve konuklari selamlamak istiyorum:
Benim parti üyeligimi gerekçe göstererek partiden ayrilan birkaç kisinin ve bu istifalari mansete çikaran bazi çevrelerin beklentileri kursaklarinda kalacaktir.
Çünkü Kürt halkinin da Türkiye’nin de HAK-PAR gibi bir partiye ihtiyaçlari var.
HAK-PAR, gerek Kürt sorununun esitlik temelinde adil çözümü için, gerekse izledigi barisçi yöntemler nedeniyle özgün bir yere sahiptir. Demokratik yapisi ve çalisma tarzi ise diger bir özelligi ve degeridir.
30 yildir süren çatisma ortami, baski ve siddet politikalarinin sonuç vermeyecegini kanitladi. Simdi gerek ulusal, gerek uluslararasi durum barisçi ve adil bir çözüm için çok daha uygundur. Bu nedenle yeni dönem HAK-PAR zamanidir.
Bunu bilerek Partimizin kitlelerle kucaklasmasi, gelisip büyümesi için elimizden geleni yapmaliyiz.
Hepinizi sicak duygularla selamlar, basarilar dilerim.
Kemal Burkay
30 Mart 2012
Dengê Kurdistan


