Haber

HAK-PAR Diyarbakir Il Örgütü Newroz’u büyük bir coskuyla kutladi

HAK-PAR / Diyarbakir

Hak ve Özgürlükler Partisi Diyarbakir il örgütü 20 Mart Çarsamba günü Diyarbakir’da Newroz’u coskulu bir sekilde kutladi.

HAK-PAR’li gençler, Diyarbakir Ofis semtinde bulunan il örgütü binasinin önünden Newroz kutlamasinin yapilacagi Sehitlik semtindeki Demirok tesisleri dügün salonuna mesaleli bir yürüyüs yaparak kutlamalari baslatti. HAK-PAR bayraklarinin tasindigi ve sürekli ‘ Gün gelecek devran dönecek Kürdistan bizimle özgürlesecek, Bijî Newroz, Bijî Azadiya Kurdistan, Bijî Hak-par’ sloganlarinin atildigi yürüyüse halk büyük ilgi gösterdi. Alkis, islik ve araba kornalariyla mesaleli yürüyüs yapan Hak-par’li gençlere desteklerini sundu.

Kutlamaya katilanlar Mesaleli yürüyüs yapan HAK-PAR’li gençleri kutlama yapilacak salonun bahçesinde karsiladi. Tasinan mesaleler ile salon bahçesinde hazirlanan Newroz atesi yakildi. Davul zurna ve Kürtçe sarkilar esliginde Newroz atesinin etrafinda alaylar çekildikten sonra solona geçildi.

Hak ve Özgürlükler Partisi Diyarbakir il örgütü tarafindan Demiork tesislerinde yapilan kutlamaya; Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Baskan yardimcilari Bayram Bozyel, Hasan Dagtekin, Celal Yildiz, Parti Meclis Üyeleri Tayip Kizilyildiz, Ramazan Moray, Sevgi Çelik Moray, Sidar Avci, HAK-PAR Urfa Il Baskani Resat Düngül, Kulp Ilçe Baskani Mehmetsah Eren, Ergani Ilçe Baskani Mehmet Süreya Yilmaz, Nusaybin Ilçe Baskani Hikmettullah Özmen’in yani sira Newroz kutlamasina çok sayida kurum temsilcisi, siyasetçi, yazar ve gazeteci katildi.

Gazeteci yazar Can Dündar, Kürt yazar Eskerê Boyik, Suriye Kürt ilerici Demokrat Partisi temsilcisi Varoj Tello, Diyarbakir Barosu Baskani Tahir Elçi, Diyarbakir Barosu eski Baskani Mehmet Emin Aktar, KADEP Diyarbakir Il Baskani Civan Roj Ceyhan, Diyarbakir Çira Kültür ve Sanat Dernegi Baskani Burhan Deniz, Azadi Insiyatifi yönetcisi Âdem Özcan, DDKD Baskani Imam Tasçier, Dicle Firat Diyalog grubu sözcüsü Muhitin Batmanli, Siyasetçiler Bayram Ayaz, Hamza Baran, Ibrahim Güçlü, Mele Arif, Gazi Das katilimcilar arasindaydi.

20 Mart Çarsamba günü Demirok tesislerinde yapilan kutlama programi saat 19.00 da basladi. Program sunucusu Sirvan Das tarafindan konuklarin Newroz bayrami kutladiktan sonra konuklari Kürdistan sehitleri ve Özgürlük savasçilari için bir dakikalik saygi durusuna davet etti. Daha sonra açilis konusmasini yapmak üzere Hak ve Özgürlükler Partisi Diyarbakir Il Baskani Vasif Kahraman’i kürsüye davet etti.

Vasif Kahraman’in Konusmasi:

Kutlamaya katilanlari selamlayarak Newroz bayramini kutlayan HAK-PAR Diyarbakir il baskani Vasif Kahraman, Kürtlerin 2617 yildir Newroz’u kutladigini, ne yazik ki Newroz heyecani ve coskusunun Halepçe’nin kucaginda aciya ve kedere karisiyor. Kürtler ve Newroz birlikte anildi. Newroz atesi Kürtlerin alinyazisinda güçlendi. Kürtler de Newroz coskusuyla özgürlük inancini ve basarilarini artirdi. Halkimiz için Newroz özgürlügün sembolü, zulüm ve zorun karsiti oldu.

Sizinde bildigi gibi 20. yüzyilin sonundan bu güne kadar Kürt halkinin kaderinde önemli degisimler oldu altin degerinde kazanimlar ortaya çikti. Kürt halki güney Kürdistan’da tarihi bir rol oynamistir ve kendi ülkesinde kendi kendini yönetmeye basladi. Ayni zamanda Kürdistan’in batisinda, kuzeyinde ve dogusunda gözle görülür olumlu degisimler var. Kürdistan’in bütün parçalari özgürlük ve ulusal kazanimlar için cesaretle mücadele ediyor.

Kürdistan cografyasinin da içinde yer aldigi bölgesel degisimler, özgür bir gelecek ve ulusal kazanimlar için önemli göstergelerdir. Kusku yok ki halkimiz da bu tarihi degisimlerden faydalaniyor, her gün özgürlük ve basariya dogru ilerliyor.

Sizin de bildiginiz gibi partimiz, halkimizin haklari konusunda her zaman ulusal bir inançla yenilikçi yol ve yöntemlerle demokratik sekilde çabaliyor, rolümüzü ve sorumlulugumuzu cesur bir çalismayla yerine getiriyoruz. Ulusal sorunun çözümünü güçlü bir inanç ve gönülden çalisarak yürütüyoruz.

Ulusal davadan Parti olarak eminiz, dogal haklarimiz elde edilmesi sürecinde basimiz diktir. Halkimiz özgürlügüne yakindir. Artik hiçbir güç Kürt halkinin özgürlük yürüyüsünü engelleyemez. Kusku yok ki Kürdistan halki kendi topraklari üstünde kendi kendini yönetecektir. Bu yüzden hem hakliyiz, hem de bu güç ve inanç halkimizda vardir.

Bu duygular ile Newroz’unuzu kutlarim.

Bijî Newroz!

Bijî Kurdistan!

Diyarbakir il baskani Vasif Kahraman’in konusmasindan sonra Genel Baskan yardimcisi Hasan Dagtekin kürsüye davet edildi.

Hasan Dagtekin’in konusmasi

Degerli basin mensuplari,

Degerli parti ve sivil toplum kurulusu temsilcileri

Degerli konuklar,

Partili arkadaslarim, kadinlar, gençler,

Sevgili çocuklar,

Hepinizin Newroz bayramini içtenlikle kutlarim.

Hepiniz hos geldiniz.

Mart ayi ilkbaharin baslangicidir. Kistan, sikintilardan, kardan, çamurdan, soguktan, buz ve dondan çikisin ve doganin engin nimetleriyle canlilarin cömertçe bulusmaya basladigi bir aydir.

Mart ayi doganin, tabiat ananin bütün cömertligi ile kucagini insanliga açmaya basladigi bir ay olmakla birlikte Kürdistan’in, Kürt halkinin tarihinde yürekleri yakan, unutulmayacak acilarin yasanmasina neden olan, insanlik suçu olarak tanimlanacak vahsetin yasandigi bir aydir da.

Ama ayni zamanda direnisin, zaferin, yeni günün, Newroz bayraminin ayidir.

25 yil önce Güney Kürdistan’da yasanan ve insanlik suçu olarak tanimlanmasi gereken büyük bir vahset olan Halepçe’yi Kürtler 16 Mart 1988’de yasadi. O gün Insanligin bir ayibi olarak tarihe yazildi.

Ancak Halepçe katliaminin (veya soykiriminin) yasattigi kadar insanin canini acitan bir diger durum, hâlâ Ortadogu’da Saddam Hüseyin’e sempati besleyen gruplarin olmasidir. Ve hala Saddam rejiminin toplu imha silahlari yoktu diyenlerdir.

Degerli dostlar,

Ve yine bir mart sabahi Iran Kürdistan’inda yasananlar Kürtlerini acisina aci katti. Kadi Muhammed 22 Ocak 1946 tarihinde Iran Kürdistan’inda Mahabat kenti Çarçira meydaninda, mahser günü gibi kalabalik bir ortamda Kürdistan Cumhuriyetini ilan etti. Ancak Sovyetler 9 Mayis 1946 da Iran topraklarindan çekilince 17 Aralik’ta Iran ordusu Mahabad’i isgal ederek Mahabad Cumhuriyeti’ni yikti. 31 Mart 1947’de Cumhurbaskani Kadi Muhammed, Basbakan Haci Baba Seyh ve Savunma Bakani Muhammed Hüseyin Han Seyfi Kadi, Cumhuriyetin kuruldugu yer olan Çarçira Meydani’nda asilarak idam edildi.

Degerli dostlar,

Mart ayi zulümlerin, dramlarin, acilarin yasandigi bir ay olmakla birlikte direnisin, zaferin, ayaklanmalarin ve Newroz bayraminin da adidir..

Güney Kürdistan’da, özgürlüge ulasan mücadelenin kitlesel katilimi ile taçlanan 1991 Mart ayinin ilk günlerinde baslayan ‘Raperin’ de Mart ayini direnis ve zafer ile önemli kilan olaylardan birisidir. ‘Raperin’i zafere ulastiran Kürdistan Cephesini olusturan halkimizin Ulusal güçlerinin öngörülü ve ustaca izledikleri siyasetleriydi. Kürt halki bu parçada, Saddam rejiminin yikilmasiyla da, kurulan Federe Kürdistan Bölgesinde yaralarini sarmakta refah ve kalkinma yolunda, var olan sorunlarini da çözmeye çalisarak, ilerlemektedir.

Degerli dostlar.

Yine 12 Martta yasanan ‘Qamisli olaylari’ da Süriye Kürtlerinin mücadele ve zafere ulasmada kitlesel boyuta ulasan bir mart ayi direnistir. Bugün ise Baas rejiminin içine düstügü bataklik ve Suriye halklarina yasattigi zulüm, sürgün ve katliamlarin hesabini er geç diger diktatörler gibi ödeyecektir. Hem bu parçadaki Kürt halki özgürlesecek hem de Suriye’nin diger halklari demokratik bir topluma ulasacaktir. Buna kusku yoktur. Degisim ve dönüsüm Suriye’ye dayanmistir.

Degerli katilimcilar,

Evet, mart ayi Newroz bayraminin da adidir.

Halkimiz günümüzden 2650 yil öncesinde zalim kral Dehak’a karsi demirci Kawa önderliginde örgütlenerek ayaklandi. Kürt halki O gün zalim Dehak’i yenerek özgürlügüne kavustu.

Dehak’tan kurtuldugu gecenin sabahi yani 21 Mart günü bayram günü oldu. O gün bu gündür Kürt halkinin da bayrami olarak kutlanan Newroz; direnisin, özgürlügün, yeni ve güzel günlerin baslangici oldu.

Kürt halki, efsanede de söylendigi gibi zalim kral Dehak’i yendigi gibi, günümüzde de özgürlügünü elde etmek için büyük ve agir bedeller ödemektedir. Barisçil, siyasal ve demokratik mücadele ile özgürlügünü elde etmek ve esit ve adil bir çözüme kavusmak için mücadeleyi sürdürmektedir.

Hizla degisen dünyamiz ve orta dogudaki gelismeler tarihi degerde firsatlar yaratmistir. 21. yüzyilin su çeyreginde dogan bu firsati yitirmemek için Kürt halkinin tüm mücadeleci güçleri degisen dünyayla barisik, Türkiye’nin demokratiklesmesini de saglayan bir hedefle demokratik ve siyasal mücadeleyi basariya ulastiracaktir.

Degerli dostlar,

Bilinmesine ve yasanmasina ragmen tekrar hatirlatacak olursam 30 yildir bir yandan PKK’nin sürdürdügü ve son olarak ‘devrimci halk savasi stratejisi’ uyarinca yükselttigi silahli mücadele ile diger yandan devletin ‘son terörist ortadan kaldirilana kadar operasyonlara devam’ anlayisinin neden oldugu çatisma ve kaos ortamindan aniden ‘barisa en yakin oldugumuz bir dönem’e geçtik. Ne oldu da hemen hergün birkaç asker ve gerillanin yasamini yitirdigi bir ortamdan, ‘baris’ umutlarinin pik yaptigi bir ortama geçtik?

Hepimizin yakindan takip ettigi gibi, kamuoyunda ‘ Imrali Süreci’, ‘MIT-Imrali görüsmeleri’ ‘çözüm süreci’ gibi tanimlamalarla adlandirilan sürece iliskin çok seyler yaziliyor, söyleniyor. Bu sürecin gündemi isgal etmesi elbette gereklidir.

Çünkü MIT-Imrali görüsmeleri Türkiye’de ve Ülkemiz Kürdistan’da gelecege bakisimizi, siyasetimizi etkileyecek bir öneme sahiptir.

Bugün ülkemizde gelinen asamayi yani ‘Imrali sürecini’ hizlanan degisimden ve bu kapsamda Ortadogu’da yasanan son gelismelerden bagimsiz ele almak eksik olur. Bu nedenle bölgeyi etkisi altina alan degisim sürecine ve su ana kadar ortaya çikan sonuçlarina kisaca bakmakta yarar var.

Ortadogu’daki siyasal degisimlerin motoru bölge halklarinin diktatörlük rejimlerine karsi yürüttükleri özgürlük ve demokrasi mücadelesidir. Bölgenin kaderi bu mücadele tarafindan belirlenecektir. Bunun yani sira tarihsel nedenlere de dayanan Sii ve Sünni cephelerin söz sahibi olmak amaciyla giristikleri hâkimiyet kavgasinin seyri ve sonuçlari da, bölgenin gelecegini belirleyen önemli faktörlerden birisidir. Sii cephesini Iran, Maliki Irak’i, Suriye ve Lübnan Hizbullah’i olustururken Sünni cephesi, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, BAE’den olusmaktadir.

Ve bu iki cephe Suriye’de açikça savasmaktalar. Baas rejiminin gidici oldugunu gören bizlerin yanisira PKK cephesinde Öcalan’dir. Çünkü PKK açikça Sii cephesinden yana tavir takinirken Öcalan görüstügü kardesi vasitasiyla yandaslari olan Yurtsever Demokratik Parti’ye (PYD’ye) Suriye muhalefetiyle birlikte olun mesajini ulastirdi. Böylece Türkiye ile ayni cephede yer almis oldu.

Bir çok nedenin yani sira, bu durumda da PKK’nin silahli mücadele yöntemini sürdürmekte israr etmesinin Öcalan’in tavri ile uyusmasi olanagi kalmis midir sizce?

Türkiye ise, Suriye’de açikça Baas rejimine karsi bir tutum aldi. Böylece, Iran ile Suriye’de karsi karsiya geldi. Suriye’de basarili olmasi ve Iran ile giristigi hâkimiyet kavgasindan galip çikmasi ve bölgede kendisine biçtigi rolü oynamasi için, kendisine karsi kullanilma potansiyeli olan silahli çatismalarin sona ermesini istiyor.

Ak Parti de tüm bu gelismelerin yani sira çatismalardan yorulan ve bir an önce son bulmasini isteyen kitlelerin bu yöndeki olumlu talebini de degerlendirerek silahlarin devreden çikmasi için görüsmeleri ve buna iliskin adimlari cesaretle atmaya basladi.

Bizce, nedenleri, görüsen taraflarin niyeti ve süreçten beklentileri ne olursa olsun, silahlarin susmasi için Imrali-devlet görüsmeleri desteklenmesi gereken bir adimdir. Çünkü silahli mücadelenin, simdiye kadar neler saglayip saglamadigi bir tarafa, artik Kürt halkinin yararina olmadigi aksine degisimin, demokratiklesmenin, degisen dünya ile Kürt halkinin bulusmasinin önünde bir tikaç halini almistir. Devletin elinde ise Kürt halkinin mesru taleplerine yanit vermemenin kozu halindedir.

Elbet bu sürecin olumlu sonuçlanmasi Kürt sorununu çözmeyecektir, ama Kürt sorununu çözmek için siyasi ortami normallestirecek, yumusak bir iklimin olusmasini saglayacak ve Kürt sorununun diyalog ve barisçil çözümünün önünü açacaktir. Elbet O noktada basariya ulasmak için biz ulusal ve demokratik güçlerin dogru politikalari sürdürmemize, dogru politikalar etrafinda bir araya gelmemize, kararlica sivil, demokratik ve barisçil mücadelemize baglidir.

Bu nedenle sagduyulu, akillica, hamasetten uzak bir biçimde, spekülasyonlara, yasanan dezinformasyonlara kulak asmadan süreci degerlendirmek ve tavir belirlemek gerekmektedir.

HAK-PARolarak sunu diyoruz; gerçek baris Kürt sorununun temel taleplerinin taninmasi ve Kürtlerin ulusal ve demokratik haklarina kavusmasiyla olanaklidir. Bu ise dünyadaki benzer örnekleri gibi Türkiye’nin esit yasam modelini saglayan federal yapilanmasiyla mümkündür.

Degerli arkadaslar,

Konusmama son verirken bu geceyi hazirlamakta emegi geçenlere tesekkürlerimi iletiyor,

Hepinize tekrar hos geldiniz diyor ve Newroz bayraminizi kutluyorum.

Newroza we piroz!

Hemu rojên we newroz!

Genel Baskan Yardimcisi Hasan Dagtekin’in konusmasindan sonra HAK-PAR Genel Baskani Kemal Burkay‘in göndermis oldugu kutlama mesaji okundu.

Kemal Burkay’in Kutama Masaji

Özgür ve barisçi günler umuduyla

Newroz kutlu olsun!

Ülkemizin tüm onurlu insanlarina,

Bir kez daha, özgür ve barisçi günler umuduyla Newroz bayramini kutluyoruz.

Halkimizin özgür, barisçi ve insanca bir yasam için mücadelesi yillardir sürüp gelmekte. Kürt halki bu ugurda büyük bedeller ödedi, hâlâ da ödemekte.

Bunca emegin ve bedelin ardindan ülkemizin bir parçasi, Güney Kürdistan bugün artik özgürdür. Bagdat hükümeti ile bazi sorunlar ve sikintilar hâlâ yasansa da, halkimiz bu parçada artik islerini kendi yönetiyor, ülkeyi onariyor, dilini ve kültürünü yasamin her alaninda özgürce kullaniyor.

Diger parçalarda ise halkimizin özgürlük mücadelesi devam etmekte.

Bati Kürdistan da su siralar önemli bir degisimin esiginde. Biz, Suriye’deki yikici savasin bir an önce son bulmasini, bu ülkede federal ve demokratik bir sistemin olusmasini, Kürtlerin de kendi bölgelerinin yönetimini ellerine almasini diliyoruz. Bunun için bu parçadaki Kürt partileri arasinda demokratik iliskilere, uyuma ve birlige gerek var.

Ülkemizin Kuzey parçasinda da son dönemde devletle PKK arasinda, silahlarin susmasina ve PKK’nin silah birakmasina yönelik yeni bir süreç söz konusudur.

Biz HAK-PAR olarak bu süreci destekliyoruz. Daha fazla kan akmamasi ve ülkemizin daha çok altüst olmamasi için silahlar bir an önce susmali. Kürt sorununa diyalog yoluyla, barisçi yöntemlerle çözüm bulunmali. Bu da Kürt halkinin tüm temel haklarini tanimakla olur.

Bize göre bu esitlik temelinde federal bir yapilanmayla mümkündür. Baris, özgürlük ve demokrasi de ancak bu sekilde saglanabilir.

Halkimizin Newroz Bayramini kutlarim.

21 Martin bu kez barisçi bir dönemi baslatmasini, Kürt sorununun esitlik temelinde çözümüne yol açmasini dilerim.

Özgürlük ve baris her halk gibi Kürt halkinin da hakkidir, ekmek ve su gibi.

Kemal Burkay
Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Baskani
Mart 2013

HAK-PAR’in daha önce yaptigi Newroz kutlamalari ve parti çalismalarinin yer aldigi kisa bir sine vizyon, gösterisi yapildiktan sonra ilk olarak sahneye Diyarbakir Çira Kültür sanat dernegi müzik grubu sahne aldi. Diyarbakir Çira Kültür sanat derneginin müzik grubundan sonra HAK-PAR’li gençlerden olusan folklor ekibi sahne aldi.

Diyarbakirli udi sanatçi Sabahattin Yildizin( Sabahattin Xoce) söyledigi klasik Kürtçe sarkilarla konuklar halay çekti.

Sahneye son olarak Ozan Fatê çikti. Fatê’nin söyledigi Kürtçe sarkilarla Newroz coskusu artti. Program saat 23.00’te son buldu.

Dengê Kurdistan

Back to top button