HAK-PAR Genel Baskani Düzgün KAPLAN: Seçimlerde Kürt halkinin temel taleplerini öne çikarmak için çalistik

2023 Seçimlerinde ‘Kürt Halkinin Temel Taleplerini Öne Çikarmak Için Çalistik
Bilindigi gibi Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) 2015 ten bu yana yapilan seçimlere parti olarak katilamiyordu. HAK-PAR’in 9. Kongresinin ardindan göreve gelen kadrolar HAK-PAR’i en az 41 ilde teskilatlandirarak seçimlere girme hakkini yeniden elde etme sözü verdiler ve bunu basardilar.
8 ay gibi bir sürede 43 ilde ve bu illerin ilçelerinin üçte birinde teskilatlanmayi gerçeklestirdiler, kongrelerini de yaparak Partiyi seçimlere katilacak duruma getirdiler.
Hemen sonra Kürt seçim bloku olusturmak, Kürt halkina yurtsever bir seçenek sunmak için harekete geçtiler. Bu konuda muhataplarimizin tavri kamuoyunun bilgisi dâhilindedir.
Türkiye’de 120 parti var. Seçimler katilma hakkini elde edebilen parti sayisi sadece 36 dir.
Teskilatlanarak bu hakki alan bir partinin en az 41 ilde de aday göstermesi zorunludur.
Bu nedenle bazi partiler seçimler katilamadi.
14 Mayis 2023 seçimlerine sadece 24 parti katilabildi. Bu 24 partinin pekçogu tüm seçim çevrelerinde yani 87 seçim çevresinde aday gösteremediler.
HAK-PAR ise 87 seçim çevresinin tümünde 600 aday göstererek seçimlere katildi.
Bu çapta aday göstererek seçimlere katilan parti sayisi iki elin parmaklarini geçmez.
Özetle HAK-PAR Halkimizin, Kürt yurtseverlerinin gönül rahatligiyla oy verebilecegi, ulusal demokratik birlige de zemin olacak bir seçenek sunmayi basardi.
Bütün bu zorlu süreç çok kisitli mali olanaklarla ve 1 yil gibi kisa bir süreçte gerçeklestirildi.
Bu görevi basarmaya katkisi olan tüm arkadasimizi kutluyorum.
HAK-PAR seçim sürecinde Kürt halkinin temel taleplerini öne çikaran bir propaganda stratejisi izledi.
Bildiri, el ilani, pankart, billboard ,afis vb materyallerde Kürtçeye öncelik verdi,
Kürtlerin çogunlukta oldugu bölgelerde federal bir yapinin kurulmasi, anadilde egitim ve Kürtçenin resmi dil olmasi gibi temel talepleri kararlica savundu.
TRT de sadece HAK-PAR bu talepleri öne çikaran Kürtçe konusma yapti.
Özellikle Kürdistan da tüm kentlerde ve ilçelerde Kürtçe müzik esliginde Kürtçenin Kurmanci / dimili lehçelerinde ve Türkçe anonslar yapildi. El ilanlari ve bildiriler dagitildi.
HAK-PAR birkaç gençle Sosyal medyayi, özellikle Faceboo, istegram ve Twitter platformlarini büyük bir performansla HAK-PAR propaganda alanina dönüstürdü.
Üstelik tüm bunlar bir avuç kadro ve çok ama çok az mali imkanlarla gerçeklestirdi.
2023 yilinda AKP ye toplam 1 milyar 961.3 milyon TL, CHP ye toplam 1 milyar 43,9 milyon TL, HDP’ye 539.5 milyon TL, MHP’ye 511.5 milyon TL, IYI Parti’ye se 459.2 milyon TL Hazine yardimi yapildi.
Sözkonusu partiler ve benzerleri ayni zamanda bu bütçelerin çok çok üstünde mali imkanlari, güçlü finansörleri de olan partilerdir.
HAK-PAR ise tüm teskilatlanma ve seçim kampanyasini 700 bin TL ile yapmak zorunda kaldi.
Bu mütavazi bürçeye ragmen ortaya konan performansin taktire sayan oldugunu düsünüyoruz.
Kisacasi kedimizi mevcut yasalarin çizdigi çerçeveye hapsetmeden, mesruiyeti esas alarak, bir Kürt partisinden beklenebilecek, en iyi ve açik propagandayi gerçeklestirdik.
HAK-PAR kadrolarinin, yurtdisindaki arkadaslarimizin üzerine düsen hemen her seyi fazlasiyla yaptiklarina inaniyorum. Bir kez daha emegi geçenleri kutluyor ve tesekkür ediyorum.
Seçim Sonuçlarinin ön degerlendirmesi
PM resmi olarak seçim sonuçlarini degerlendirecek ve kamuoyu ile paylasacaktir. Ancak bir ön degerlendirme yapmak ta bir ihtiyaçtir.
Henüz YSK tarafindan resmen açiklanmasa da HAK-PAR 14 Mayis 2023 seçimlerinde 42 bin dolayinda bir oy alabildigi görünüyor.
Kasim 2015 seçimleri ile kiyaslandiginda HAK-PAR degil oylarini arttirmak, tam tersine oylarinin neredeyse yarisindan fazlasini kaybetti.
Partimizin izledigi seçim stratejisi ve ortaya konan performans pek çok kisiyi çok yüksek oy beklentisi içine koymustu. Bu durum bir bakima HAK-PAR’in görünür oldugunun ve ciddi olarak Kürt ulusal temsil yapisina dönüstügünün göstergesiydi.
Ancak, biz mevcut kutuplasmanin, Kürt toplumu üzerinde yillardir uygulanan kendine yabancilastirma, Türkiyelilestirme politikasinin, Kürt siyaset sinifinda giderek artan dejenerasyonun derin etkilerinin farkindaydik.
Elbet Baraji asmak, milletvekili çikarmak veya % 3 gibi stratejik bir orana bu kosullarda ulasmayi hiç düsünmedik. Bir iki vekillik için kimsenin kapisina gitmedik, pazarlik yapmadik.
Sömürgeci, Kürt karsiti partilere, MITin kurgulayarak Kürt hareketine monte ettigi proje yapilara payanda olmadik.
Kürt halkinin temel taleplerini öne çikarma ugrasi içinde olduk, gerçekçiydik.
Kitlelerin kisa süreli bir çalismasi sömürgeci partileri, proje yapilari terk ederek yüzünü samimi Kürt yurtseverlerine dönmesini, yüksek bir oyla desteklemesini beklemiyorduk.
Hala Kürdün varligina kasteden, asimilasyon politikalarini israrla sürdüren, katliamlarla dolu geçmislerine toz kondurmayan partilerde aday olmak için yarisan Kürt siyasetçilerini, sözde ‘Kürdistani’ kadrolarin onlara yamanma çabalarini gördükçe güçlü bir Kürt yurtsever hattinin insa edilmesi için daha uzun bir yol oldugunu biliyorduk.
HAK-PAR Kürt karsiti politikalari teshir etmek, Kürtlerin kolektif taleplerini öne çikarmak amaciyla seçim sürecini degerlendirmek istemis ve bu konuda basarili bir çalisma yürütmüstür.
Beklentimiz en fazla 200 bin oy almakti.
Bu 42 bin dolayindaki oy beklemedigimiz bir sonuçtu.
Öncelikle bu sonuçlarin bir basarisizlik oldugunu kabul ediyor ve siyasi sorumlulugu üstleniyoruz.
Öte yandan; bu sonuçlari hem HAK-PARlilar hem de genel olarak tüm Kürt yurtseverleri ciddiyetle düsünmeli, sonuçlar çikarmalidir.
Biz kendi açimizdan degerlendirirsek;
1) Seçimlere katilmak için gerçeklestirdigimiz teskilat yapimizi henüz aktiflestiremeden Seçim sürecine katildik. Bu sürecin önemli bir zamani da deprem faaliyetleri ile geçti.
Tüm partiler seçim çalismalarini çok önceden planlar, hazirliklar yapar, il ilçe örgütlerini dinamik hale getirir. HAK-PAR teskilat yapisini basta PM sini hem teskilatlanma sürecinde hem de seçim sürecinde bir bütün olarak dinamik bir hale getiremedi.
Tüm çalismalar çok az sayida kararli, sorumlulukla süreci omuzlayan kadro tarafindan yürütüldü.
Bu durum mutlaka asilmalidir. Birlikte bu sorunu asmak, Büyük Kongreyi toplamak dâhil gerekli adimlari atmak önceligimiz olmalidir.
2) Seçimler Türkiye’de çok büyük mali kaynakla yürütülmektedir. Biz bu olanaklardan yoksunuz. HAK-PAR ‘in bu seçim sürecinde kullanabildigi mali kaynak, yarisma halinde oldugumuz diger partilerin sadece 1 ilçede sarf ettigi kadardir. Örnegin aktif illerimize birkaç büyük il hariç Genel merkezden aktarilan kaynak sadece 12.500 tl dir. (560 euro kadar)
Bu kadar kisitli kaynakla ortaya konan performans takdire sayandir.
Partiyi aktiflestirecek hatta profesyonel kadro çalistirmaya imkan verecek kadar mali kaynak yaratmaya öncelik vermelidir.
Biz Kürt toplumunun içinde bulundugu sosyolojik gerçekligin farkindayiz. Ve ona önderlik eden siyaset sinifinin nasil büyük bir yozlasma içinde oldugunu da biliyoruz.
Devletin Kürt varligini inkar etme ve asimilasyon çabasinda epey mesafe aldigi ortada. Özellikle Türkiyelilesme slogani etrafinda Kürtleri ulusal demokratik haklarindan feragat ederek, tipki Lozan sürecinde oldugu gibi Kürt olmayanlar tarafindan temsilini saglama projesi hala çok etkili.
Biz Kürt yurtseverlerine düsen görev mevcut Kürt karsiti yapilara uyum saglamak ve eklemlenmek degil, israrla yilmadan bu yapilari teshir etmek, Kürt halkinin özgürlük mücadelesinin dogru bir zeminde yeniden insasin için çalismaktir.
Dersim’de Agri’da, Zilan’da, Diyarbakir’da ve pek çok yerde soykirima ugrayan Kürtlerin, bu uygulamalarin mimari Kemalistlerin basarisi için seferber olmasi bizi sasirtmamali.
Cibranli Xalit ‘in memleketinde Inönü’nün torunu Bir Türk solcusunu, Seyh Sait’in asildigi sehirde Bir Türkü omuzlarinda tasiyarak meclise Kürtlerin temsilcisi olarak gönderenler bize garip gelmemeli.
Çünkü sömürgecilik tamda böyle bir seydir. Sadece yer alti yer üstü kaynaklariniz sömürmez; sizi kendi ulusal kurumlariniza, siyasetçilerinize, aydinlariniza yabancilastirir, hatta düsman haline getirir.
Biz böyle bir halkin siyasetçileriyiz.
Görevimiz sabirla, akilla, sömürgecilerin yarattigi bu algi ve davranis kaliplarina itiraz etme ve parçalamaktir.
HAK-PAR bunu yapiyor ve yapmaya devam edecektir.
Henüz yeterince güçlü degiliz. Oy Kullandigimiz sandiklari bile koruyacak gücümüz yok. Özellikle Kürdistanda oylarimizin tutanaklara gerçek bir sekilde geçirilmedigini, pek çok sandikta oy kullanilmasina ragmen hiç oy çikmadigini biliyoruz. Anadolu Ajansinin basin kuruluslarina geçtigi bilgilerle yetiniyoruz.
Her ne olursa olsun, ben HAK-PAR Genel baskani olarak bu sonuçlarla ilgili tüm sorumlulugu aliyorum.
Ilk parti Meclis toplantimizda yapacagimiz degerlendirme ve alacagimiz kararlari sizlerle paylasacagiz.
Sonuç olarak, tüm arkadaslarimiz sunu unutmamali;
Biz bu seçimler için baraji asmak ve vekil çikarmak ya da çok yüksek oy almak gibi bir hedef koymadik.
Hedefimiz HAK-PAR’i tanitmak daha görünür kilmak, Kürt halkinin mesru taleplerini kararlica öne çikarmakti.
Bu hedefleri önemli bir oranda gerçeklestirdigimiz kanisindayim.
Seçim süreci ve sonuçlari koydugumuz bu hedefler açisindan degerlendirilmelidir.
Ve unutulmamali ki, bu mazlum bir halkin davasidir. Ve uzun soluklu bir mücadele gerektirir.
Tüm Partili arkadaslarimizi ve dostlarimizi saygiyla selamliyorum.
16.05.2023
Düzgün KAPLAN
HAK-PAR Genel Baskani
Dengê Kurdistan