HAK-PAR güçlenerek yoluna devam edecektir
PSK nin ilk ismini duydugumuzda, gazetesini, dergisini alip okudugumuzda, yetenekli, piril piril kadrolarinin isimlerini, çalisma performanslarini gördügümüzde heyecanlanmamak, yanlarinda olmak için çabalamamak mümkün degildi.
Ben de o heyecani duyup o saflarda yerini almak üzere kosanlardandim.
Iyi ki bu düsünce ile tanismisim.
Hele basinda Kemal Burkay gibi bir ideologun, bir siyasetçinin olmasi, bu hareketi kisa sürede büyüttü ve Kuzey Kürdistan tarihine damgasini vuran bir çizgi haline getirdi.
PSK , Kürtlerin özgürlügü yolunda ön açici, yol gösterici hizmetleri oldu.
12 Eylül askeri darbesine kadar Kürdistan da en etkileyici hareket olarak varligini yürüttü.
Diyarbakir da Agri da bagimsiz belediye baskanliklarini kazandi.
Ne yazik ki 12 Eylül 1980 de yapilan askeri darbe kosullarinda, kadrolarin bir kismi yurt disina çikarildi, bir kismi tutuklandi, iskencelerden geçirildi. Zorluklara dayanmayarak kenarina çekilenler de oldu. Her ne kadar bu güne kadar büyük kan kaybina ugrasa da, rejim bu siyasi hareketi geriletmek için elinden ne geleni yapsa da PSK varligini sürdürdü.
Rejim bu baskilarina ek olarak yarattigi PKK ve benzeri hareketlerin eli ile Kürt hareketini terörize etti.
Demokratik kanallari tikayan ve PSK ve benzeri demokratik yapilanmalarin önünü kesen rejim, Kürdistan’da estirdigi devlet terörü ile Kürtleri PKK’nin kuyruguna takti.
Sömürgeci zulme karsi direnen Kürtler ortaya konan büyük oyunu göremedi. Sömürgecilerin elinin içinde oldugu PKK’nin Kürtleri özgürlestirecegini saniyordu.
PKK ‘bagimsiz, birlesik Kurdistan’ kuracagini söylüyor, gençleri bu propaganda ile daga götürmeyi basariyordu.
Bu gün gelinen nokta itibari PKK temel görüslerinden vaz geçmesine ragmen ragmen manzara degismis degil. Kürt siyasetçilerinden çit çikmiyor. Bu siyasetçiler geçmiste ‘bagimsiz birlesik Kürdistan’ için dagi adres gösterirken, simdi de ayni hiz ve kararlilikla ‘Türkiyelilesmek’ için çabaliyor. Gençleri dagda ve sehirlerde çatismalara özendiriyor.
Kimi rant için, kimi makam, mevki için, kimi de PKK nin yarattigi korkunun esiri olmus,susuyor !
Savas nedeniyle 5000 dolayinda Kürt köyü bosaldi. Kurdistan tar u mar oldu. Simdi de oy aldigi, millet vekilli çikardigi, belediye baskanini kazandigi kasaba ve mahallelerde barikatlar olusturarak, sözde öz yönetim ilan ederek devletin agir baski mekanizmalarini sehirlere tasiyor
Devlet de bu durumdan memnun! Tanki, topu, panzeri ile oralara girip halka yapmadigini birakmiyor. Bir yandan PKK diger yandan devletin arasinda kalan halk viraneye çevirilen mahalleleri, evini barkini birakarak metropollere kaçiyor.
Kürt halki yine zor günler geçiriyor. Küçük bir kesim hariç, Kürt aydinlari siyasetçileri halka dogru adresi göstermek yerine susmayi, izlemeyi seçiyor.
PKK disinda kalan Kürt hareketi ise daginik durumda ve her geçen gün sudan gerekçelerle bu parçalanma devam ediyor. Tesvik ediliyor.
Kitlelerin seçenek aradigi bir dönemde PSK’yi yönettigini iddia eden bu gün ki Merkez Komite kendi kurdugu ve 14 yil boyunca kitlelere bir seçenek olarak sundugu HAK-PAR’i yikmaya çabaliyor.
Üstelik bu çabalarini sanki bir marifetmis gibi resimleyerek kamuoyuna sunuyorlar.
Kuskusuz bu ‘yikim ‘ekibi 40 yillik bir siyasi gelenegi olan PSK’yi temsil edemez.
Kitlelerin PKK/HDP disinda saglikli bir seçenek aradigi bir dönemde, en istikrarli ve güçlü parti olan HAK-PAR’i zayiflatma girisiminden kimlerin memnun olacagini söylemeye gerek yok.
HAK PAR dan istifa ederek boy boy poz vererek çok iyi bir marifet yaptiklarini sananlar bilmelidir ki bir yerlere göz kirpmanin, yaranma çabasi içine girmenin kimseye bir yarari da olmayacaktir.
Kürt halkina mal olmus HAK-PAR’i zayiflatma çabasi beyhudedir.
HAK PAR güçlenerek yoluna devam edecektir.
Kürt halkinin özgürlük mücadelesi küçük sahsi hesaplara kurban edilemeyecek kadar yücedir.
Mehmet Ali Kestan