Haber

HAK-PAR: Kadina yönelik siddete hayir!

BASINA VE KAMUOYUNA

Türkiye’de her gün ortalama 4 veya 5 kadin, esi veya yakin akrabasi tarafindan öldürülüyor. Sadece 2015 yili içerisinde 294 kadin esi veya aile içinde yakin akrabalari tarafindan katledildi. Ayni mahiyetteki olaylarda 458 kadin yarali olarak kurtuldu. Bu nedenle 25 Kasim gününün kadinlarla ilgili diger günlerden önemli bir farki vardir. Tarih bugüne kadina yönelik siddet olgusunun dünyanin gündemine tasima gibi bir görev yüklemistir. Siddetin her türlüsünü katmerli bir sekilde yasayan Kürt kadini için ise bugün daha önemli ve anlamli hal almistir.

Bu günün 25 Kasim olarak belirlenmesinin nedeni 1960 yilinda Dominik Cumhuriyeti’nde meydana gelen bir olaya dayanmaktadir. Dominik Cumhuriyeti’ni diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo’ya karsitligi ile bilinen ve direnis sergileyen Mirabal kardesler adli üç kiz kardesin tecavüz edilerek öldürülmelerinin tarihidir. Bu nedenle Birlesmis Milletler 1999’daki karari ile 25 Kasim tarihini ‘Kadina yönelik siddete karsi uluslararasi dayanisma günü’ olarak kabul etmistir.

Kadina yönelik siddet ‘kamusal veya özel yasamda kadinlara fiziksel, cinsel veya psikolojik aci, istirap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun birakma’ olarak tanimlaniyor. BM Kadinlara Yönelik Siddetin Önlenmesi Bildirgesi kadina yönelik siddetin kadinlara yönelik, toplumsal cinsiyete dayali ve bir kadina sirf kadin oldugu için yöneltilen ya da oransiz bir sekilde kadinlari etkileyen bir siddet oldugunu belirtiyor.

Birlesmis Milletlerin verilerine göre tüm dünyada kadinin siddete ugrama orani %17-75 arasinda degismektedir. Bu oran Kanada’da % 25, Japonya da %59 iken, Hindistan’da %75’e çikmaktadir. Günümüzde, hala bazi ülkelerde kadinlar o ülkelerin kanunlarina göre taslanmaya, kirbaçlanmaya, öldürülmeye devam ediyor. Siddet cezasinin nedenleri olarak Sudan’da pantolon giymek, Iran’da erkeklerle birlikte müzik dinlemek, Suudi Arabistan’da tek basina araba kullanmak gibi gerekçeler kullanilmistir.

Türkiye genelinde fiziksel siddet yasayan kadinlarin oraninin % 42 oldugu egitim düzeyi ile siddet oranlari arasinda tersine iliski bulunmustur. Egitimsiz ve ilkokul düzeyinde egitimi olan kadinlarda siddete maruz kalma oran %56 iken, Lise mezunu olanlarda % 32’dir. Üniversite mezunu olanlarda ise % 17’dir.Lise ve üstü egitim alan evli 10 kadindan 3 ünde siddet öyküsünün olmasi dikkat çekicidir.

Bu oranlar batidan doguya yani Kürt cografyasina yaklastikça kadina yönelik uygulanan siddet orani ve dozuda artmaktadir. Kürt kadinlari siddet olgusunu katmerli bir sekilde yasamaktadir. Kürt kadini bir yandan erkekler tarafindan saldirilara, taciz ve tecavüzlere ugrarken öte yandan da devletin siddetine maruz kalmaktadir. Kürt kadini neredeyse toplumun vazgeçilmez kanunu haline getirilen ‘namus’ adi altinda islenen töre cinayetleriyle katledilmektedir.

2004 yilinda yayinlanan Uluslararasi Af Örgütü Türkiye Raporunda dayaktan, töre cinayetlerine, küçük yasta evlilikten besik kertmesine ve intihara varan toplumsal cinsiyete dayali siddetin varligini açikça belirtiyor.

Avrupa Insan Haklari Mahkemesinden (AIHM) aile içi siddet nedeniyle ceza alan ilk ülke Türkiye’dir.

Kadin haklari konusunda yasal düzeyde önemli adimlar atilmis olmakla birlikte ‘kadin cinayetleri ve kadina yönelik siddete iliskin’ veriler kadin cinayetlerinin arttigini göstermektedir. Yapilan düzenlemelerin birçogu kadini degil, aileyi korumayi amaçladigi için istenilen sonuç alinamamaktadir. Devlet, kadinlarin siddete maruz kalmamasi için önleyici yaklasimla hukuki, idari, kültürel ve siyasi tedbirler almak zorundadir. Devlet, Kadina uygulanan siddeti sorusturacak veya yargilayacak kolluk ve yargi görevlilerinin siddet magduru kadinlarin ihtiyaçlarina duyarli olmalari için donanimli bir egitim almalarini saglamak zorundadir.

Devlet, siddet magdurlarini korumak, siddete basvuranlari cezalandirmak, siddet magdurunun ugradigi zarari tazmin etmekle yükümlüdür. Siddet magduru kadina psikolojik ve ekonomik destek saglanmalidir.

Kadina yönelik her türlü siddeti KINIYORUZ.25.11.2015

Av.SEMRA ARCAN
HAK-PAR GENEL BASKAN YARDIMCISI

Dengê Kurdistan

Back to top button