HAK-PAR PARTI MECLISI: TÜRK SIYASETI INANDIRICILIK VASFINI YITIRMISTIR

Hak ve Özgürlükler Partisi, Parti Meclisi (PM) 26.12.2020 Cumartesi günü Genel Baskan Latif Epözdemir baskanliginda video konferans yöntemi ile toplandi.
Partimiz dünyayi etkisi altina alan Covid-19 virüsünün yarattigi salgin nedeni ile olagan toplantisini internet üzerinden görüntülü olarak gerçeklestirerek dünya, Türkiye ve bölgemizdeki siyasal gelismeleri degerlendirmistir.
Toplanti sonrasi HAK-PAR Parti Meclisi asagidaki açiklamayi kamuoyu ile paylasmaya karar vermistir.
ESKI TARZ SIYASETLE SORUNLARIN ÇÖZÜLMESI OLANAKLI DEGILDIR
Parti Meclisimiz, dünyadaki gelismelerin bölgemizi yakindan ilgilendirdigine isaret ederek Türkiye’nin içte ve dista sürdürmekte israr ettigi güvenlikçi ve askeri politikalarin ülkeye yarar degil zarar verdiginde hemfikir olmustur. HAK-PAR olarak biz, Türk siyaset kurumunun hala olgulardan ve nesnellikten uzak eski yerlesik algilarindan kurtulamadigini, eski tarz ‘tekçi’ ve ‘Türkçü’ resmi siyasetinde israr ettigini üzüntü ile karsilamaktayiz. Yillardir sürdürülen retçi ve inkârci siyasetin sonucu güdülen güvenlikçi ve askeri yöntemler sonuçsuz kaldi. Bu eski tarz siyasetin ülkeye agir bedellere mal oldugu, ülkeyi ciddi sikintilara sürükledigi açikça görülmektedir. HAK-PAR, basindan beri bu köhnemis, sonuç vermeyen, siddet ve gerilimi arttiran, kin ve nefreti besleyen, tekçi, irkçi ve Türkçü resmî ideolojinin terk edilerek ülke gerçekligine uygun; çogulcu, çok renkli, hak esitligi temelinde, Insan Haklari Evrensel Bildirgesine uygun, çagdas; adalet ve hukuka dayali, degisen toplumsal gereksinmelere yanit verebilecek bir yeniden yapilanma ihtiyacinda israr etmektedir.
Türk siyaset kurumunun hizla kutuplasarak gerilimin tirmanmasina neden oldugu bir gerçektir. Ülke iki kutuplu bir hale getirildi. Vatandas iki kutuptan birine taraf olmaya zorlandi. Iktidara destek verenler ‘sarayci, vesayetçi, cemaatçi, gerici’ diye nitelendirilirken, iktidar da muhalefeti ”Fetöcü, darbeci, terörist hayrani ve fasistlikle’ suçlamaya devam ediyor. Bu gerilim içine Kürd seçmen de çekilmek istenmekte ve Kürd Meselesi konusunda HDP de dahil olmak üzere hiçbir statü ve çözüm yolu önermeyen, Kürd halkinin temel haklarini ipotek altinda tutulmasina ses çikarmayan parlamentodaki siyasi partiler, Kürd seçmenin de tarafgir olmasini beklemektedirler. Bu anlayisla ne iktidarin ne de muhalefetin, sorunlarin demokratik nizam içinde tartisilarak çözümü konusunda niyetli olmadiklari ortadadir.
KÜRDLER SIYASI KUTUPLAR ARASINDA TERCIH YAPMAK ZORUNDA DEGILDIR
Kürd halki bu kutuplasmada taraf olmak zorunda degildir. Her iki tarafin da Kürd Meselesi karsisindaki tutumu ‘milli mutabakatçi’ inkârci, Kürd karsiti, resmî ideolojiye uygun bir sekilde tezahür etmektedir. Kürd halki karsitlardan birini tercih etmek ya da birilerine eklemlenmek zorunda degildir. Kürd halki tercihini kendi ulusal demokratik haklarini programlastiran, Kürdlere siyasal statü taninmasini savunan, bir ‘milli birlik platformu’ olan Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR’i desteklemeli ve tercihini kendi ulusal çikarlarini gözeterek yapmalidir. Çünkü HAK-PAR, Kürd Meselesi’nin çözümünden yanadir, ayni zamanda da bir taraftir. Demokratik ve barisçil çözüm yolunu savunan partimiz, sorunlarin çözülmesi konusunda temsil hakkina sahip önemli bir muhataptir.
Gelinen noktada; Türk siyaset kurumu sorunlari çözme konusunda istekli ve niyetli görünmemektedir. Basta Kürd Meselesi olmak üzere diger temel sorunlari çözme gayreti içinde degildir. Sorunlara yaklasim tarzi içten ve gerçekçi degildir. Kisacasi egemen Türk siyaseti, içteki kisir ve verimsiz tartismalardan, kutuplasma ve karsitlik siyasetinden, dis politikasindaki olumsuz tutumlarindan, ülkenin ekonomik ve sosyal durumuna iliskin resmi söylemlerin, gerçeklerden farkli gösterilmesinden ötürü inandiriciligini ve güvenirliligini yitirmistir. Türkiye bir an önce siyaseti zenginlesme ve kibirlenme araci olarak gören bu siyasetçilerden kurtulmali, bu köhnemis düzeni degistirmeli daha adil ve daha mutlu bir yasamin kurulmasi için çaba göstermelidir.
Partimiz, Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürd Meselesi ile ekonomik sorunlarina, toplumsal cinsiyet esitsizliginin yol açtigi kadin cinayetlerine gibi hayati sorunlarina yönelik, siyaset kurumunun yapay gündemler yaratarak sorunlari çözümsüz birakmasina itiraz etmektedir.
MILYONLAR AÇLIK SINIRINDA YASAMAYA MAHKUM EDILMEKTEDIR
Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asgari ücretin tespiti on bes kisilik bir ekibin merhametine birakilmistir. Partimiz asgari ücretin toplu pazarlik yolu ile belirlenmesi geregine isaret etmektedir. Asgari ücret en az 3.750 lira olmali, vergiden muaf tutulmali ve enflasyon ile döviz kur artisindan korunmalidir. Issizlik, hat safhaya ulasmistir. Ülkede üretim ve yatirimlar durma noktasindadir. Denetimsiz fiyat artislari, hayat pahaliligi ve enflasyon yoksul halk kitlelerini açlik sinirinin altinda bir yasama mahkûm etmistir. Milyonlarca esnaf isyerini kapatmak zorunda kaldi. Pandemi kosullarinda tedbir olarak kapatilan isyerleri ekmege muhtaç duruma getirildi. HAK-PAR olarak diyoruz ki, ülke kaynaklari dogru degerlendirilip içte ve dista barisçi politikalar izlenirse daha huzurlu ve daha mutlu bir yasami saglamak mümkündür. Sosyal devlet vatandasina yardimci olan devlettir. Sosyal devletin elinde sopa olmaz. Sosyal devlet normal zamanlarda kendisine vergi veren esnafina dar zamanda yardimci olmak zorundadir.
TÜRKIYE AIHM KARARLARINA UYMALIDIR
Son günlerde kimi odaklar Kürd seçmen oylarinin yönü degismesin diye özel ugras içerisindedir. HDP’den uzaklasmakta olan Kürdleri, magduriyet yaratarak bir kez daha HDP’ye entegre edebilmek için ciddi çaba harcamaktadir. Bize göre bunun nedeni, HDP’nin Türk siyaset kurumuna alan açmasi; HDP politikalarinin Türk siyasi partilerine politik malzeme sagliyor olmasidir. Her ne kadar HDP, üzerine gelen devletin esas itibari ile Kürdleri cezalandirdigini iddia ediyorsa da, bu bir hedef sasirtmadir, algi operasyonudur. Çünkü madalyonun öteki yüzünde HDP ve yaslandigi güçlerin eylem ve politikalari ile ‘devleti Kürdlerin üzerine saldigi’ açikça görülmektedir.
Diger yandan iktidar AIHM’in; HDP eski es genel baskanlarindan Selahattin Demirtas için verdigi karari uygulamayacagi yönünde beyanatlar vermektedir. Hak ve Özgürlükler Partisi Parti Meclisi olarak, üstünlerin hukukuna degil, hukukun üstünlügüne riayet edilmesini savunmaktayiz. Bu nedenle AIHM’in verdigi karara Türk yargisinin uymasinin zorunlu oldugunu düsünüyoruz. AIHM uluslararasi hukukun saglanmasi için önemli ve caydirici kurumdur. Bu kurumun kararlarini tanimamak, hukuk ve adalet adina büyük bir hata olur.
Bu baglamda HDP eski es baskanlarindan Selahattin Demirtas’in tahliye edilmesi gerektigini savunuyoruz.
ISMAIL BESIKÇI KÜRD ULUSUNUN DOSTUDUR
Parti Meclisimiz son günlerde arastirmaci yazar ve sosyolog Ismail Besikçi’ye yönelik sosyal medya mecralarinda belirli kesimler tarafindan bilinçli olarak sürdürülen itibarsizlastirma girisimine karsi çikmaktadir. Ismail Besikçi ömrünü bilime adamis, bilim yönteminden sasmamis Kürd ulusal sorunu konusunda gerçekçi çözümleri dile getirmekten çekinmemis ve bu nedenle önemli bedeller ödemis bir bilim adami ve bir Kürd dostudur. Kürd ulusu kendisine minnet ve sükran borçludur. Besikçi hocaya yönelik çirkin mesnetsiz ve isabetsiz saldirilari siddetle kiniyor ve Ismail Besikçi’nin yaninda oldugumuzu ifade ediyoruz.
KÜRDISTAN YÖNETIMI, HALKININ HUZUR VE GÜVENLIGI IÇIN TEDBIR ALMALIDIR
Parti Meclisi’miz bölgemizdeki son siyasal gelismeleri de degerlendirerek su sonuca varmistir. Son dönemlerde Ortadogu’daki bölgesel Kürd karsiti düzen, Güney Kürdistan’daki mesru Kürd yönetiminin federal statüsünü ortadan kaldirmak için çesitli entrikalarla saldiriya geçmistir. Irak devleti ve Kürdistan Bölge Hükümeti (KBH)’nin Sengal konusundaki anlasmasi tedirginlik yaratmis bu nedenle bu anlasma hayat bulmasin diye Kürd yönetiminin egemenlik alanindaki kimi yerlerde yasadisi siddet eylemleri, tahrik ve kiskirtmalar tertip edilmistir. Basrollerinde PKK ve HASDI SAABI gibi siddet yanlisi, terör heveslisi provokatör örgütlerin rol aldigi bu senaryo tüm Kürdleri hedef almaktadir. Parti Meclisimiz, PKK’nin mesru Kürdistan Hükümeti’nin yasal statüsünü ortadan kaldirma konusundaki plana dahil olarak, düsman güçlerin hizmetine kosuldugunu ifade etmek ister. HAK-PAR, PKK saflarinda yer alan yurtsever Kürdlerin kendi halkina karsi ihanet etmekten ve düsmana hizmet etmekten vazgeçmeye çagirir. PKK ve türevleri Kürd halkinin yakasini birakmali, Kürdlere daha fazla zarar vermemelidir.
Federe Kürdistan Hükümeti ise mesruiyetini korumak ve kendi statüsünü savunma hakkina sahiptir. Kürd yönetimi, HASDI SAABI ve PKK’nin bu düsmanca tutumlardan vazgeçmemesi durumunda bölgeyi terk etmeleri konusunda uyarmali, eger bu saglanamiyorsa hiçbir yasadisi eylem ve olaya asla müsamaha tanimamali, Güney Kürdistan halkinin huzur ve refahinin saglanmasi için, gereken her türlü idari ve yasal yaptirimlari devreye koymalidir. Kürdistan Hükümeti, mesru egemenlik alanlarini savunma hakkina sahiptir. Bu alandaki gayri mesru güçler derhal uluslararasi hukuka aykiri olan bu isgale son vermelidir.
PARTIMIZ ULUSAL TALEPLERLE BIRLESMENIN ADRESIDIR
Partimiz, yurtsever ve ulusal güçlerin ulusal demokratik amaçlar etrafinda bir araya gelerek iç ve dis saldirilara karsi ortak bir tutum sergilemesi fikrini destekler. Keza Kuzey’de yurtsever demokratik güçler arasinda milli ve demokratik amaçlar dogrultusunda bir arada mücadele edilmesi geregini bir kez daha dile getirmektedir. Bu vesile ile Parti Meclisimiz, yurtsever halkimiza su çagiriyi yapmayi uygun görmüstür;
Hangi görüse ve inanca mensup olursaniz olun, hangi toplumsal katmana, sinifa mensup olursaniz olun, gelin ulusal demokratik bir proje olarak mücadele veren HAK-PAR’i yurtsever demokratik güçlerin mücadele platformu olarak degerlendirip, özgür ve demokratik bir yasam için HAK-PAR’da birlikte mücadele verelim. HAK-PAR’a destek olup, onu demokratik alanda halkimizin ulusal seçenegi haline getirip güçlendirelim.
Parti Meclisimiz, partimizin seçimlere hazirlanmasi için önemli kararlar aldi. Örgütlenme ve kongre süreçlerimizi hizlandirma kararindayiz. Yurt içinde ve yurt disinda genel üye kampanyamiz devam edecek. Bir yandan var olan örgütlerimizin kongrelerini yapmak; diger yandan da yeni örgütler kurmak yolu ile HAK-PAR’i hak ettigi yere getirme azminde olacagimizi belirtiyoruz.
Son olarak belirtmek gerekir ki, HAK-PAR’in gelisip güçlenmesinden rahatsiz olan kimi güçlerin partimizin direncini kirmaya yönelik çabalari yurtsever demokratik kamuoyunda karsilik bulmayacaktir. Daha güçlü ve daha azimli bir parti yaratmak için, istikrarli ve dogru durusumuzu bozmadan yolumuza devam edecegiz. HAK-PAR üstlendigi davadan vazgeçmeyecek, anlayisindan ve ilkelerinden ödün vermeyecektir.
Parti Meclisi’miz tüm halkimiza yeni yilda özgür, saglikli, mutlu bir yasam diler.
Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR
PARTI MECLISI
Dengê Kurdistan