Makale

Hatay’da islenebilecek en büyük günah

Suriye diktatörü Besar Esed’in kendi halkini katletmesi Türkiye’deki siyasi partiler ve yapilar açisindan bir turnusol kâgidi islevi görüyor.
Tipki Ergenekon süreci ve darbe girisimleri gibi…
Ayni siyasi partileri ve ayni siyasi aktörleri bu kez eli kanli bir diktatörün yaninda görüyoruz. Hem de tescilli bir diktatörün atesli savunucu olarak. Inanilmaz ama gerçek.
Siyaseten “emperyalizme karsi” çikip, bir diktatörün yaninda olma garabeti bir yana, bunu bombalardan kaçip Türkiye’ye siginan mülteciler üzerinden yapmalari akil alir gibi degil.
Günlerdir özellikle de Hatay’da Suriye’den gelen mülteciler üzerinden bir kara propaganda yapiliyor. Bunu da agirlikla alternatif siyaset üretmesi beklenen siyasi aktörler yapiyor.
Sehir efsanesine dönüsen, lokantalarda yemek yiyip para ödemeyen “Sakallilar”dan, El Kaide, Çeçen ve Libyali militanlardan söz ediliyor.
Nedense düne kadar “seriatçi” dedikleri Iran’dan kimse söz etmiyor.
Etmedikleri gibi de farkli ithamlarla mültecilere “sorun” gözüyle bakiliyor. Oysa ülkesinden ayrilip mülteci olmak dünyanin en aci seyi… Bir insanlik sorunu bu…
Bizde de 12 Eylül askeri diktatörlügü döneminde binlerce insan ülkesini terk etmek zorunda kalmadi mi?
Üzerlerine bombalar yagarken insanlar ne yapabilir ki?
Dün darbe girisimlerinin yargilanmasi karsisinda avukatliga soyunanlarin bugün Esed zulmünde kaçanlara degil de o diktatöre destek vermeleri beni sasirtmiyor.
Çünkü, statüko sadece içeride degil, çevremizdeki ülkelerde de sarsiliyor.
Bir süre önce CNNTürk’te izledim. Çocuklari ve yakinlariyla Suriye’den kaçip Kilis’te yasamaya çalisan bir baba taninmamak için kartonla yüzünü gizleyerek konusuyordu. Öyle askeri bir kisi falan da degildi. Siradan bir insanin yakinlari için korkuyor olmasindan daha insani ne olabilir?
Bu gerçege ragmen Suriye diktatörünü savunanlar, ona destek mitingleri yapanlar yarin kendi halkinin karsisina nasil çikacak?
Hatay’daki mitingde tasinan su fotografa bakin. Insana hiç yakismiyor. Hz. Ali’yi sevenlerin bu fotograf üzerine düsünmesinde yarar var. Bir elde Hz. Ali, öteki elde eli kanli diktatör Esed…
Bir zalimle Hz. Ali’yi hangi akil bir araya getirebilir? Hz. Ali’yi sevmeyenler bile O’nu zulmün simgesi olarak görmedi. Bu islenebilecek en büyük günah degil mi? Esed’i savunanlarin siyasi aczini bundan daha iyi ne ortaya koyabilir…

———————————————

Sabah-6 Eylül

Mahmut Övür

Back to top button