HDP Baraji Geçince Ne Olacak?

Bir önceki yazimin basina koydugum dipnotta belirttigim, 7 Haziran 2015 seçimlerinden önce yazilmis 2. yaziyi da ekte sunuyorum.
* * *
7 Haziran seçimlerine surada bir hafta kaldi.
Bu seçimde toplum baslica iki karsit cepheye ayrilmis: Bir yanda AK Parti, öte yanda AK Parti karsitlari
Iki cephe arasinda amansiz bir kavga yasaniyor. Bir taraf AK Parti’yi düsürmeye, AK Parti ise can havliyle iktidarini korumaya çalisiyor.
Buraya kadari aslinda normal. Mevcut hükümet konumunu korumaya çalisacak elbet, muhalefet de onu yenilgiye ugratip iktidar olmak isteyecek.
Ancak bu seçimde bunun disinda normal olmayan çok sey var, en basta, seçimde bir joker durumuna gelen HDP’nin durumu.
Bir kesim AK Parti’yi düsürebilmek için HDP’nin baraji asmasi gerektigi fikrinde.
Bu kesimin basinda TV’leri ve gazeteleri ile Dogan medyasi geliyor. Öylesine kollari sivamis ki, HDP milyarlar harcasa böylesi bir propaganda çarkini bulamazdi.
Bir bölüm sol ve liberal aydin da bu is için seferber olmus. Bunlarin çogu geçmiste reformcu diye AK Partiye destek verenler, hatta onun devrim yaptigini ileri sürenler
Son günlerde bu kesime Gülen Cemaati de eklendi. (Cemaat son iki-üç yila kadar AK Parti ile can cigerdi, ayni cephede savasiyorlardi. Ama araya kara kedi girince düsman kardeslere dönüstüler. Eski dostlar düsman, eski düsmanlar da dost oldu. Böylesi bir degisimi Kafka’nin ünlü romani bile anlatamaz. Hani adamin biri bir sabah uyaninca kendini hamam böcegi olarak bulmustu ya )
Peki nasil olacak bu, HDP onlari AK Parti’den nasil kurtaracak?
Varsayalim ki HDP baraji asti, böylece meclise 50-60 milletvekili soktu ve AK Parti tek basina hükümeti kuracak sayiya ulasamadi. Ne olacak bu durumda? CHP, MHP ve HDP koalisyonu mu olusacak? Böyle bir koalisyon olusabilir mi? Olusursa ülkeye özgürlük ve demokrasi mi getirecek?..
Malum, HDP, PKK ile Türk solunun izdivaciyla olustu Nikah memuru ise Hakan Fidan, yani MIT’ti. Bunu Basbakan Yardimcisi Besir Atalay kendi agziyla açikladi: ‘Hakan Fidan’la Öcalan el ele vererek bu güzel projeye imza attilar,’ dedi.
Bu projenin devlet için önemi ortada: Türkiyelilesme
Bu elbet yillarin projesi Kürt kimlikli bir partinin olmamasi Kürtleri temsil ettigini söylese de onlar için bir sey istememesi Öcalan zaten bunu yakalanip Türkiye’ye getirildigi ilk gün açiklamisti. ‘Devletin hizmetindeyim; ne bagimsizlik, ne federasyon, ne otonomi istiyorum; bunlar ilkel seylerdir,’ demis, üniter devleti ve Kemalizmi savunmus, partisi de biri iki etmeden, ‘serok’, ‘günes’ ve ‘irade’ olarak niteledigi Öcalan’i izlemisti. ‘Apoculuk’ böyle bir seydir.
Ama ne olur ne olmazdi BDP’nin lafta da olsa bir ‘Kürt Partisi’ olmasi sakincaliydi. Bir bölüm Türk soluyla yapilan izdivaçla bu is daha da garantiye alindi. Hani hep derler ya, ‘etle tirnak gibi’ olundu Kürtçe deyisle ‘xinamî’ olduk. Bundan HDP dogdu.
HDP’nin bir sözcüsünün Sirri Süreya Önder olmasi her seyi açiklamaya yetmiyor mu?..
1991 yilinda da Erdal Inönü de böylesine önemli bir hamleyi basarmisti. HEP’in bagimsiz adaylarla seçime girmesini önlemis, onlari SHP semsiyesi altina almisti.
Bütün bu ayak oyunlari da anlasilabilir. (Gerçi Kürt canibinde hâlâ bunu anlamamis olan, ya da öyle görünmeyi tercih eden yiginla adam var.) Ama simdi olan ne? AK Parti’nin kendi eliyle kurdugu HDP simdi ona karsi mi kullaniliyor?
Örnegin ‘Türkiye Türklerindir’ siarini bayrak yapmis Dogan Medyasi’ni simdi cansiperane bir sekilde HDP’nin seçim propagandasinin hizmetine sokan, diger bir deyisle, bu büyük sermaye medyasini PKK ile ve Marksist yoldaslarla bir araya getiren ne?
AK Parti gitsin de kim ve ne gelirse gelsin siyaseti mi?..
Öte yandan, HDP’nin 50-60 kisiyle parlamentoya girmesi AK Parti’yi hükümetten düsürmeye yetecek mi? Bir CHP, MHP, HDP koalisyonu olusturmak mümkün mü?
Ya AK Parti seçim sonrasi Imrali’daki ‘sözde masayi’ tazeler, ‘süreç’ devam ediyor der ve Öcalan da HDP’ye dönüp ‘hükümetle anlastik, destek verin’ diye ferman buyurursa ne olacak?
Büyük ihtimalle de böyle olacak.
Zaten Demirtas daha önce kaç kez, AK partiyle bir koalisyona kapali olmadigini, ‘Türkiye’yi hükümetsiz birakmayacaklarini’ açik açik söylemisken
Bu durumda bütün hesaplarini AK Parti’yi düsürme üzerine kurmus Dogan medyasi, bunu ölüm kalim meselesi yapmis Gülen Cemaati ile bir bölüm solcu ve liberal aydin ne yapacaklar?
Varsayalim ki Öcalan bunu yapmadi, AK Parti’nin çogunlugu yitirdigini görünce 180 derece dönüp, 2010 öncesi pozisyonuna rücu etti; yani yeniden Ergenekonculara yanasti ve bu kez karsi tarafa yani CHP-MHP koalisyonuna destek verdi. (Bu da ihtimal disi degil.) O zaman ne olacak?
Dogan medyasi bundan elbet memnun olacak. Ya ötekiler?..
Görülüyor ki her iki durumda da HDP ya bir AK Parti hükümetine destek olacak, ya CHP-MHP hükümetine
Böyle bir durumda Kürt sorunu mu çözülecek, demokrasi mi gelecek?..
Diyelim ki Kürt sorununun çözümü de demokrasi de ne Dogan Grubu’nun, ne de Gülen Cemaati’nin umurunda. Peki sözde Kürt halki ve emekçiler adina siyaset yapanlar, demokrat ve sol geçinen aydinlar, siz bu ise ne dersiniz?
Bütün mesele bu mudur? Kürtlerin, emekçilerin, özgürlük, demokrasi ve insanca bir yasam isteyen halkin derdi bu mu?
Yani egemen güçlerin bir kanadindan bikinca diger kanadinin yanina siginma Yagmurla dolu arasinda gidip gelme
Kirk katirla kirk satir arasinda bir seçim yapma
Bu bir fasit dairedir. Sistem güçlerinin tepismesine, ayak oyunlarina alet olarak bir yere varilamaz. Kürt hareketi için de Türk solu için de yapilmasi gereken, önüne dogru dürüst bir program koymak, dogru bir yol seçmek ve o yolda yürümektir.
Bu sekilde kitleler kazanilip güç olunursa bu fasit daire yikilir.
Yoksa, derin devletin su veya bu kanadinin çizdigi yolda yürümekle, egemen güçlerin kavgasina taraf olmakla özgürlük, demokrasi ve baris kazanilamaz.
Kimse kendini kandirmasin. Haydi kendini kandirdi, halki kandirmasin.
Kendi payima HDP’nin baraji geçip geçmemesini hiç önemsemiyorum. Gerçi bir yönüyle geçse daha da iyi diyorum. Böylece HDP üzerine bos hayaller kuran bazi çaresiz demokratlarin ve solcularin belki gözleri açilir.
Rantçilar ve müridan takimi için bir sey degismez.
Hemen her seçimde Kürtlerin birligi adina oylari PKK çizgisindeki partiye yöneltmeye çalisan, ‘hele bu kez de oy verin’ repligini kullanan, feraseti baglanmis birilerinin de gözü açilir mi dersiniz? Açilsa iyi, ama zor
Biz HAK-PAR olarak elbet baraji geçemeyecegimizi biliyoruz. Ama halka dogru yolu gösterdigimize inaniyoruz.
Böylece ayni zamanda tarihe bir not düsüyoruz. Öyle ki tarih, ‘herkes sasirmisti, ne yaptigini bilmez haldeydi’ demesin
———————————————————-
29 Mayis 2015
Dengê Kurdistan
Kemal Burkay