Makale

Her derde deva bir ilacim var

Basin, karninin mi agriyor, stres mi yasiyorsun, uyuyamiyor musun, kabizlik mi çekiyorsun, çocugunu emdiremiyormusun, yoksulluk sinirinda misin, siddet mi görüyorsun, sokaga çikinci tacize ugramaktan mi korkuyorsun, Televizyonu açip haberleri dinlemekten gina mi geldi?

Yasamin birçok alaninda horlaniyor musun?

Cinsiyetinden dolayi asagilaniyor ve hakarette mi ugruyorsun?.

Emekçi oldugun için, aç mi kaliyorsun? Çocuklarinin ihtiyaçlarini karsilayamiyor musun? Mahalle bakkalinin önünden geçmekten çekiniyor musun?

Ibadetini mi serbestçe yapamiyor, her sabah korkuyla mi uyaniyorsun?

Her doktora gittiginde bir seyin yok mu diyor? Yasadiklarin normaldir. Stres yasiyorsun olanlar normaldir deyip sadece bir tablet mi verip, seni yasadigin sorunlarinla bas basa mi birakiyorlar?

Ama sabirli olun! yazdiklarimi sonuna kadar sabirla okumazsaniz eger, her derde deva olan dermanimdan yararlanma imkaniniz yok.

Her an beni takip ediyorlar dediginde, psikologa veya seni dinleyenler de aynisini ben de yasiyorum mu diyor? Yoksa, sizofren oldugunu mu söylüyorlar?

Çocugunuzla problem mi yasiyorsunuz? Genç ergen kiz ve erkek çocuklarinizla basiniz mi dertte. Esiniz eve geç mi geliyor?

Asik mi oldunuz?

Ninelerinizin, dedelerinizin, amcalarinizin, teyzelerinizin, eslerinizin, arkadasinizin veya baska bir yakininizin yasadigi kaosun aynisini sizler de mi hala yasiyorsunuz?

Sabirli olun, emin olun ki; ben de yillardir bas agrima, çocugumla, esimle, ailemle, arkadaslarimla, patronumla, bakkalimla, uykusuzlugunun dermanini uzun yillar önce buldum ve o sirrimi simdi bu yazimla sizinle paylasiyorum.

Annemi olmak istiyorsun?

Annesiniz, ne var ki çocuklarinizla nasil basa çikacaginizi mi bilmiyorsunuz?

Sokaklarda bagirmakla, evde bagirmakla bir sey elinize geçmedi ve kendinizi iyi hissetmiyorsaniz, birazdan asagida yazacagim, her derde dermani bir deneyin bakin nasil ferahlayacaksiniz.

Sehrinizde, ülkede ne çok doktor var, ama hiç biri derdime derman olmadi mi diyorsunuz?

40 yildir hep ayni doktora gidiyorum ancak, o doktor ayni doktor, söyledikleri ve yazdigi reçeteler arasinda farklilik yok mu diyorsunuz?

Birçok es dostunuz, kardesiniz, çocugunuz veya yakinlarinizdan sunlari mi duyuyorsunuz.

Ayse -Ali kendi aralarinda konustugunda duyduklarinizin cazibesinde kalip, benim doktorum niye böyle degil, neden bunlarin sahip olduklarina sahip degil diye kendinize kizdiginiz zamanlar mi yasiyorsunuz.

Su diyalogu duydugunuzda her seferinde niye benim doktorum neden bu duruma gelemiyor mu diye düsünüyorsunuz?

Bir baskasi, ya bir doktora 40 yillidir gidiyorum ama her üç dört yilda bir bir baska yazihane açiyor. Çok modern, çok büyük bir kadroyla çalisiyor. Hatta öyle bir ilerledi ki bu 40 yil içinde, Ankara’nin göbeginde, askeriyeye hizmet verecek kadar gelisti ve büyüdü mü diyorsunuz?

Diger bir taraftan da düsünüyor musun? aman benim aldigin tablet hala özü-sözü bir dün ne söylediyse benim hastaligim konusunda bu günde ayni seyleri söylüyor deyip, taktir mi ediyorsun?

Yoksa sizler de yer yer yazihane çalisanlarinin kirli çatismalarina kiziyor, haksiz buluyor, bu durum sizi kederlendiriyor ve düsündürüyor mu? Yazihanede çalismayip, uzaman doktor rolüne bürünenlere mi söz söyleyenlere mi kiziyor ve öfkeleniyorsunuz?

Lütfen biraz daha sabirli olun. Bu verecegim her derde deva derman, hacilar hocalarin, kendi içinizde de olsa, Mürid-aga yöneticilerin, üniterci liderlerin, alabilecegi bir derman degildir. Bu derman onlara yan etki yapacagi için, 40 yillik doktorumun önerdigi yerine zaman zaman baska tabletler de karistirarak aldiklarinizla dermanlar ne kendilerin, ne de yüz yillik hastaliklara deva olur.

Bu derman, özünde de pratiginde de bunu hayata geçirme cesareti gösteren elemanlar içindir.

Derdin ne kadar büyük olursa olsun. Dermani vardir. Sorumluluk duyarak, gücüne güç katacak ve küçük de olsa bir yazihane de kit kanaat geçinen bu yazihane öncülerinin emeklerine sahip çikip; 40 yillik birikimin geldigi nokta bu olmamalidir mi diyorsaniz?

Dogrudan yanaysaniz. Geleceginizin az stresli geçmesini istiyorsaniz. Yasadiklarinizin tek sorumlusu bu mahalle kabadayilarini ve alavere- dalaverecilerin, Seyh- mürid anlayislardan, talana, ikiyüzlü anlayislara tekilci anlayis, lider ve sistemler karsisinda gerçek durus sergileyen, kurucu üyesi de oldugum, yer yer kizip elestirdigim noktalari da olsa, bu seçimlerde halkimin ve sorunlarima tek gerçekçi savunan ve dogru önerilerde bulunan partimizin desteklenmesi gerektigini düsünüyorum…

Sans her zaman güçlüden yana degildir. Türkiye’de dengeler her an degisebilir….

Bu degisimi, halkimizin huzuruna, özgürlügü çocuklarimizin mutluluguna çeviren ANLAYIS, birçogunuzun emeginin oldugu; esinizin, çocugunuzun, amcanizin, teyzenizin, ablanizin, kuzeninizin veya bir dostunuz aracilgiyla tanidiginiz 40 yillik birkimi olan bu partide hayat buluyor.

Esasinda sizler bu dermanin ne oldugunu biliyorsunuz. Okudugunuzda bu yaziyi ah evet bunu söylecegini veya bu yazinin böyle biter diye düsünmemistim. Eline saglik, bana gülümseyenleri, kizanlari, hadi canim … diyenleri duyar gibiyim. Tabiki yaklasan seçim döneminde baska ne yazabilirdim ki; ama bu yaziyi yazmama neden olani seyi de sizlerle paylasmak isterim. Amacim bir kadroya yandas yada bir kadro veya kisiye yakin olmak degildir. Ancak, yaklasan seçimlerde kurucusu oldugum partimin genç gülen yüzlü piril piril parlayan kadin adaylarini yanliz birakmayi kendime yediremezdim. Tüm kadin adaylari bu vesileyle cani gönülden kutladigimi belirtmek isterim. Sizleri kutluyorum.

Diger bir sebepde uzun yazilar okumadan, kisa bir çizgiyle birçok seyi kalemiyle anlatan Çendo Aydin’in karikatürlerin ne kadar çok anlamli oldugunu,yurtdisinda birçok köse yazarindan daha fazla takip edildigini gördüm. Bu güzellikler paylasilmaliydi. Bu konuda yazmayi Dertlere derman olan bu ilaci bir de ben kendi kalemimle sizlerle paylasmak istedim.

Peki diyeceksiniz bu derman ve bu parti hangisidir derseniz söz konusu partii seçim bildirgesini 25 Nisan günü Diyarbakir’da, Kuzey Kürdistan’in bas kenttin de açikladi. Bu çikisi önemli ve anlamli buluyorum.

Elbetteki, birçok kisinin emeginin oldugu çok renkli çok sesli, anlayisi benimseyen ulusal çikarlarimizin savunucusu Hak ve Özgürlükler Partisidir. Bu vesileyle, Hak-Par’in seçim bildirgesinde yer alan bir kaç önemli noktayi sizlerle paylasmak istiyorum.

HAK-PAR’in 2015 seçimlerine giren tek Kürt partisidir.

Tekçi anlayisi red eden bir partidir.

Yüzde 10 baraji kaldirilmasini savunuyor.

Türkiye yeni anayasa ile ademi merkeziyetçi, federal bir sistemi benimsemeli diyor.

Kürtçe Türkçe’nin yani sira resmi dil olmali; ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda okutulmali ve kamu alaninda serbestçe kullanilmasini savunuyor.

Önemli birkaç belirlemesin de sunlari söylüyor:

‘ Gerçek kardeslik, özgürlük, esitlik ve karsilikli saygi temelinde olmalidir. Kardeslik hukukunda esitlik ve adalet vardir. Bu nedenle Türk kardesin neyi varsa Kürt kardesin de; ne eksik ne fazla, aynisi olmalidir. Biz HAK-PAR olarak iste böylesine bir kardesligi savunuyoruz.’ diyorlar.

‘Biz HAK-PAR olarak Öncelikle devletin Aleviligi kendine göre tanimlama anlayisini terke etmesi gerektigini düsünüyor ve Alevilerin tüm hakli ve mesru taleplerinin geciktirilmeden karsilanmasini istiyoruz.

Neden bu partiye oy verilsine gelince birçok neden var ancak en önemli buldugum nokta. Kürt ulusal çikarini her çikarin önünde tutan ve Federal bir yönetim anlayisi savundugu için Hak-Par desteklenmeli..

Federal Cumhuriyet için,Türkiye’ye Demokrasi Kürdistan’a Özgürlük için, Kürt sorununun kalici ve adil çözümünü baris içinde gerçeklestirmek için. Alevi Sorununun çözümü için. Kadinlar üzerindeki baski, siddet ve esitsizligin sona erdirilmesi için,Isçilerden, emekçilerden yana ekonomik politikalar için,Çevrenin ve dogal yasamin korunmasi için, Kaynaklari ekonomik gelismeye yöneltmek için ,Bürokrasi Devleti degil, Halk Devleti için,

Yeni bir siyaset tarzi ve iyi-adil esitlikçi bir yönetim için derdinize derman olan tek Kürt partisi HAK-PAR için çalisin bakin sorunlariniz nasil farklilasir. Içiniz nasil ferahlayacak, huzura eriseceksiniz. Olumsuz düsünceleriniz nasil yön degistirecektir.

Hepinize; Kürdî, saglikli, huzurlu, sifa dolu bir seçim dönemi geçirmenizi diliyorum.

Necla Morsünbül

Balkêş e ?
Close
Back to top button