Makale

Hewlêr ve Dihok konferanslari

Geçtigimiz hafta Güney Kürdistan’in baskenti Hewlêr’e ‘Terör, hosgörü ve birlikte yasam’ adli konferansa gözlemci olarak katilmak üzere Kültür Bakanliginin resmi davetlisi olarak bir gezi gerçeklestirdik. Hewlêr’deki konferans 13 ve 14 Aralik olmak üzere iki gün sürdü. Konferansa dünyanin çesitli yerlerinden 150’den fazla kisi davet edilmisti.

Iki gün boyunca 18 konusmaci ‘Terör ve Birlikte Yasam’ konusunda tezler sundular, düsüncelerini tartistirdilar. Konferans çok degisik kesimlerden kisilerin konuya iliskin görüslerini tartismaya sunmasi bakiminda son derece verimli geçti. Hewlér konferansi, bilimsel ve akademik tespitlerin yapildigi entelektüel bir kesime hitap eden, bölgesel konularin da bu baglamda konusuldugu bir konferansti.

Konferansin açilis konusmasini yapan Basbakan Neçirvan Barzani, terör tehdidinden ve birlikte yasama kültürünün köklü dayanaklarindan söz etti. Kürdistan’da birden fazla etnik kesim, farkli inanç, azinlik ve kültür yasadigi halde bunlar arasindaki beser iliskilerine hosgörünün hâkim oldugundan söz etti.

Türkiye’den konferansa sadece dört kisi davet edilmisti. Sosyolog Ismail Besikçi, IBV baskani Ibrahim Gürbüz, ben ve parti meclisi üyemiz Zana Sezen. Zana ile Ikimiz HAK-PAR yöneticisi olarak konferansta gözlemci sifati ile yerimizi aldik. Konferans esnasinda birçok akademisyen ve tarihçi ile tanisma olanagi bulduk. Kürdistan parlamentosu üyeleri ile görüsme firsati bulduk.

Konferansi Yüksek Ögrenim Bakanligi ve Kültür ve Gençlik Bakanligi düzenlemisti. Bu konferans her iki bakanligin ilk bilimsel konferansiydi. Teknik bir takim yetersizlikler bir yana konferans iyi tertip edilmisti. Konferans salonunda Yüksek Ögrenim Bakani ve Kültür Bakani ile ayri ayri sohbet etme firsati bulduk. Karsilikli sorunlar dile getirdik, Kürtler arasi diyalog konusunda neler yapabilecegimizi konustuk.

Yetkililere de sundugum gibi konferansi en önemli eksigi, ‘Terör ve birlikte Yasam’in konusuldugu bir konferansta, terörle yüz yüze olan Türkiye’den neden daha fazla kisinin davet edilmemesi, dahasi neden kimi konusmacilarin Türkiye Kürtlerinden seçilmemis olmasiydi. Terör sarmalindaki Kuzey Kürtlerin psiko-politik sorunlarinin da böylesi bir toplantida tartisilmasi gerekirdi. Ne yazik ki, bu konferans, kendi temasina iliskin olarak Türkiye ve Kuzey Kürdistan’dan örneklerden yoksun baslayip bitti.

Konferansin ilk gününün son paneli sayin Besikçi’nin de teblig sundugu son oturumdu. Besikçi daha çok Kürdistan’in uluslararasi bir sömürge olusundan dolayi devletler terörüne maruz kaldigini, BM sömürge taniminin disinda kaldigi için de uluslararasi toplumun dikkatinden kaçtigina dair bilgiler sundu.

Güneyde es zamanli bir konferans ta Dihok’ta yapildi. Bu konferans 14 ve 15 Aralik günlerini kapsiyordu. Konferansi ‘ Dihok Amerika Kürdistan Üniversitesi’ hazirlamisti. Bu konferansa da birçok yerli ve yabanci bilim adami, gazeteci, yazar, düsünür ve siyaset adami davet edilmisti. ‘Dais sonrasi Kürdistan’in durumu ve Bagimsiz Kürdistan girisimleri’ temasini konu almaktaydi.

Bu konferansin açilisindaki Neçirvan Barzani’nin konusmasi dikkat çekici. Barzani,’PKK Sengal’den derhal çekilmelidir. Irak devleti PKK ye verdigi destegi sonlandirmalidir.’ biçiminde yeni ve çarpici bir konusma yapmis oldugunu ögrendik.

Bu konferansin ana temasi ‘Dais sonrasi Kürdistan’in durumu ve Bagimsiz Kürdistan girisimleri’ olarak belirlenmisti. Ne yazik ki, bu konferansa Türkiye’den siyaset çevrelerinden sadece DBP es genel baskani Kamuran Yüksel konusmaci olarak davet edilmisti. Biz ise Dihok konferansina gözlemci olarak da olsa çagrilmamistik.

Dihok konferansinda biz Hewlêr’de idik. Konferansa çagrilmadik. Ancak DBP baskaninin konferansa konusmaci olarak çagrilmasi manidardir. Lakin Kamuran Yüksel sundugu tebligde ‘Bagimsiz Kürdistan’ konusuna karsi gelmis, Neçirvan Barzani’nin açilis konusmasina tepkiler dile getirmistir.

Irak Kürdistan Demokrat Partisi üst düzey yöneticileri ile yaptigimiz görüsmelerde bu konu da gündeme geldi ve bu konferansa neden davet edilmedigimiz konusunu konustuk. Yetkililer Dihok Konferansini Üniversitenin inisiyatifi ile yapildigini ileri sürdüler. Bu bakimda müdahaleyi uygun bulmadiklarini dile getirdiler.

Her iki konferans da bilimsel ve akademik degerleri bakimindan son zamanlarda yapilan en önemli konferanslardandi. Yetkililerin verdigi bilgilere göre bu türden konferanslar önümüzdeki dönemlerde de sik sik yapilacak.

Konferansi düzenleyenlere basarilar diler, bu türden çalismalarinin daim olmasini umariz.

20.12.2016

Latif Epözdemir

Back to top button