Makale

INSANLAR VE TARIH 5. Bölüm

Deger arkadaslar, dostlar,

Geçen yil (2021) Agustos ayinda, face sayfamda ve ‘Dengê Kurdistan’ sitesinde ‘Insanlar ve Tarih’ baslikli dört bölümlük bir yazi dizisi yayinlamistim. Yazinin 5. Bölümünü de yazdigim halde, sanirim baska acil konular gündeme girdigi için, yayinlananlari yeterli bulup durdurmustum. Arsivime bakarken yayinlanmamis o bölümü de gördüm ve yayinlamayi uygun buldum. Özellikle Rusya-Ukrayna savasinin (aslinda Rusya ile ABD liderligindeki batili kampin savasi desek daha dogru olur) yasandigi su günlerde ilginizi çeker diye düsünüyorum.

30 Mart 2022

* * *

Daha önceki bölümlerde insanligin bir bütün olarak yüz yüze oldugu ciddi sorunlardan, bunun yani sira ülkemize özgü sorunlardan ve bunlarin çözüm yollarindan özetle söz etmistim. Bunlar besbelli büyük ölçüde insanlarin kendi yanlis ve hatalarindan kaynaklaniyor ve bu isin baslica sorumlusunun yönetenler, egemen güçler olduguna kusku yok. Insanlik tarihinde sinifli topluma geçisle birlikte birlikte egemen azinligin çogunluk üzerindeki baski ve sömürüsü gündeme girdi ve kapitalist dönemde doruga çikti.

Öte yandan söz konusu esitsizlige, baski ve sömürüye karsi sessiz kalan, ya gerekli tepkiyi göstermeyen toplum kesimlerinin de bunda payi yok mu?

Egemenlerin baski ve sömürü düzenini sürdürmek için siddete basvurmalarinin yani sira hile ve aldatma yöntemlerine de bolca basvurduklari söylenebilir. Köleci dönemin egemenleri, firavunlar, nemrutlar çogu zaman kendilerini tanrinin yeryüzündeki temsilcileri olarak gösterdiler. Feodal dönemin güçlüleri, kral ve sultanlari da ayni seyi yaptilar. Örnegin Emeviler ve Osmanlilar ayni zamanda Islam Halifesi idiler.

Kapitalizm de dini söylemi sermayenin gücüne ekledi. Sömürgecilerin bir elinde kiliç, diger elinde Incil vardi. Müslüman toplumlarda da tarikatlar benzer bir rol oynamaktalar? Bu bir beyin yikama sistemidir ki insanlari bir koyun sürüsüne çevirir.

Öte yandan kapitalizm, insanlardaki tüketim arzusunu kiskirtmak için çok daha etkili reklam sanatini akil almaz bir ustalikla kullanmakta ve bu tam bir tüketim çilginligina varmakta.

Bütün bunlara bakarak baski ve sömürü karsisinda sessiz kalan, boyun egen insanlarin durumunu salt siddet ve hile yöntemlerine baglayabilir miyiz? Oysa insanlar zor, hile ve aldatmaca karsisinda bu kadar çaresiz sayilamazlar. Onlarin buna karsi seçenekleri de var ve tarihte bunlari zaman zaman kullandilar. Spartaküs isyani kölelerin böylesine onurlu bir baskaldirisiydi. Tarihte serflerin, toprak beylerinin, feodallerin zulmüne karsi direndikleri, baskaldirdiklari nice olay var. Fransiz devrimi, Paris komünü, 1917 Ekim Devrimi ve onu izleyen nice devrimci mücadele var. Sömürgecilige karsi verilen ulusal kurtulus savaslari örnegi var.

Öte yandan baski görenler ve sömürülenler cephesinde olumlunun yaninda olumsuz da tarih içinde süregeldi.

Örnegin Sovyetler Birligi halklari Ekim devriminin kendilerine sundugu altin firsati sonun kadar götürüp taçlandiramadilar. Tam tersine, devrimden 70 yil kadar sonra sosyalist sistemden yüzgeri ederek kapitalizme döndüler. 2. Dünya Savasi’nin ardindan sosyalist sisteme geçen Dogu Avrupa ülkeleri de öyle. Bir bakima kapitalizmin reklam furyasina, naylon kadin çorabina, çikolatasina ve sakizina yenik düstüler. Kapitalizme dönüsle birlikte onun mafyasi, fuhsu, issizligi ve dilenciligi de geri geldi. Bunun yani sira, sosyalist dönemde uluslar arasinda yaratilmis olan baris da sona erdi. Gürcüler ve Abazalar, Azeriler ve Ermeniler, Ukraynalilar ve oradaki Rus asilli Dombas halki; Sirplar, Hirvatlar, Bosnaklar yeniden bogaz bogaza geldiler.

Tarihte ezilenlerin ve baski görenlerin önlerine çikan firsat ve seçenekleri kullanmadiginin pek çok örnegi gösterilebilir.

Örnegin Iran’da 1970’li yillarin sonlarinda Sahlik rejimi yikildiktan sonra yasananlar… Kitleler bu kez de kendilerine bir Ortaçag yasami sunan Ayetullahlarin pesine takildilar. Oysa Sahliga karsi mücadele eden güçler arasinda solcu Tudeh partisi, Halkin Mücahitleri gibi örgütler vardi. Kitleler bu türden sol örgütlere yönelselerdi bugün Iran’da böylesine çag disi, ilkel bir rejim degil, insan haklarina deger veren, ilerici, demokratik bir düzen görebilirdik. Dogu Kürdistan’da Kürt halki çagdas, ilerici bir parti olan Kürdistan Demokrat Partisi’ne destek verdi ve özerk bir yönetim talebini yükseltti. Ne yazi ki Azeriler, Beluciler ve Huzistan Araplari bunu yapamadilar. Onlar da Özerklik istemini yükseltseler ve bu ugurda Kürtler gibi mücadele etseler, belki de simdi Farkli bir Iran’la yüz yüze olurduk.

10 Agustos 2021

Kemal Burkay

Back to top button