Makale

INSANLIK ’10 ZENGIN’IN YA DA ‘YÜZDE BIR’IN KÖLESI MI?..

Sosyal medyadaki yazilarimi izleyen dost ve arkadaslarim bilirler. Su pandemi döneminin baslarinda, 2020 yilinin Mart ve Mayis aylarinda sekiz bölümden olusan bir yazi dizisi yayinlamis, bu yazilarda pandemiye, dünyamizin geldigi asamadaki ürkütücü manzaraya, ona yol açan nedenlere ve bu kötü durumdan çikis yoluna iliskin görüslerimi yazmistim.

Bu yazi dizisinin sonuncusu olan ‘Çikis Yolu Ne?’ baslikli ve 20 Mayis 2020 tarihli yazimda söyle demistim:

‘Tüm bu kötülüklerin kaynagi sinifli toplum ve günümüzün kapitalizmi ömrünü artik doldurmustur. Insanligin esitlikçi, özgürlükçü, adil bir sistem kurmasindan baska çözüm yok.

Kapitalistlerin kendiliginden böyle bir degisime yönelmelerini beklemek düstür. Onlar korona öncesinde oldugu gibi sonrasinda da yirtici bir kurt gibi ayni aç gözlülükle para ve servet pesinde kosmayi sürdürecekler.

Daha simdiden, su Covid-19 musibeti nedeniyle ortaya çikan durumu kendilerine yontmak, bu dönemin tecrübeleri ile gelecegi kendilerinden yana düzenlemek için çaba içindeler. Üretim sürecinde yer almayan yaslilari ve çocuklari eve kapamak, çocuklara ve gençlere evde, bilgisayar ve televizyon yoluyla ders vermek, daha çok robot kullanip daha az isçi çalistirmak, giderek insanlari bir robota dönüstürmek…

……………………………………

Kapitalist ve emperyalistlerimiz bundan böyle bize bu tür bir yasam tarzini dayatip, esitsizlik, soygun ve sömürü çarklarini bunun üstüne insa etmeye çalisirlarsa hiç sasmayalim.’

Bu satirlari yazisimin üzerinden sekiz ay gibi bir zaman geçti. Dün ajanslara söyle bir bilgi ulasti:

‘Son yil içinde, yani pandemi döneminde, dünyadaki en zengin 10 kisi servetlerine 540 milyar dolar daha eklediler!’

Söz konusu haber onlarin zaten pandemi öncesi var olan dev servetlerinin ne kadar oldugunu söylemiyor, ama bu dönemde eklenen miktari belirtiyor: 540 milyar dolar, yani adam basina ortalama 54 milyar dolar…

Milyon filan degil, milyar!…

Bu haberi dinleyince aklima söz konusu yazim ve orada yazdiklarim geldi. Böyle olacagini bilmek için kâhin, ya da allame-i cihan olmak gerekmez elbet. Bu sistemin nasil çalistigini az çok biliyoruz. Hani ‘güttügüm domuzu iyi bilirim’ özdeyisinde oldugu gibi…

Düsünün, pandemi dünyada büyük çogunlugun hayatini altüst etti. Dünyanin her yanini saran hastalik ve ölümler bir yana, insanlar eve kapandi. Yoksulluk, issizlik artti. Ama herkes bundan ayni derecede etkilendi mi? Yukardaki haber de gösteriyor ki hayir. Büyük çogunluk olumsuz biçimde etkilenirken, küçük bir azinlik tam tersine baskalari için zor, hatta felaket olan bu durumdan yararlandi. Zengin ve yoksul arasindaki gelir uçurumu daha da büyüdü.

Yine geçenlerde ajanslara bir baska bilgi daha yansidi: Dünyamizda nüfusun en zengin yüzde biri, dünya gelirinin yüzde ellisine, yani yarisina sahipti.

Bunlar ne çarpici gerçekler degil mi?..

Ayrica, söz konusu zenginlerin kendileri üretenler, deger yaratanlar degil; aksine, çalisanlarin, üreten emekçilerin yarattigi degere konanlar, yani emek sömürücüleri… Öte yandan, söz konusu yoksullar ise çalisanlar, zenginlerin el koydugu degeri yaratanlar…

Bu akil almaz esitsizlik, adaletsizlik karsisinda akla ister istemezsu sorular geliyor:

Bizler, dünyadaki 7-8 milyar insan söz konusu 10 zenginin köleleri miyiz? Ya da insanligin yüzde 99’u degilse bile, yüzde 50’si, söz konusu yüzde birin kölesi mi?

Söz konusu yazimda yukariya aldigim bölümün ardindan söyle demistim:

‘Insanlik ancak sosyalist bir sistemle bugünkü çikmazi asip düze çikabilir. Bunu yapacak olansa emekçi yiginlar ve bu gerçegi kavrayan gerçek aydinlar, tüm sorumluluk bilincindeki insanlardir.’

Evet, söz konusu yazimda, insanligin bugün gelip dayandigi çikmadan ancak yeni bir anlayis ve sistemle çikabilecegini, bununsa sosyalizm oldugunu söylemistim.

Su pandemi döneminde sermaye sahiplerinin, insanligin tüm aci ve sefaletine karsilik nasil yüklerini tuttuklarina bakarak bile insan bu sonuca ulasabilir, ulasmali. Sosyalizm için baska hiçbir neden olmasa bile bu yeterli nedendir.

Sosyalizm insanligin kölelikten gerçek kurtulusudur. Sosyalist bilinç ise insanin düsünce planinda özgürlesmesi, düsünce dünyasini her türlü bagdan engelden kurtarmasidir.

Sonuç olarak, çikis yolu vardir. Aci çeken yoksul, issiz, aç insanlara düsen, zenginlerin kendisi ya da ortagi olan egemenlerden merhamet beklemek degil, hem kendi kaderlerini degistirmek, hem de dünyamizda genel olarak canli hayati ve dogayi bugün yüz yüze kaldigi yikimdan kurtarmak için örgütlenmek ve mücadele etmektir.

Onlara gerekli olan bilinç ve örgüttür.

Biliyorum, bu hemencecik ve kolayca olacak bir sey degil; ama baska yolu da yok.

26 Ocak 2021

Kemal Burkay

Back to top button