Intikam söylemi teröre yarar
Dolmabahçe’deki çifte intihar saldirisinin polisleri hedef aldigi ve çok daha büyük sayida polisi öldürmenin tasarlandigi anlasiliyor. Bu siradan bir terör eylemi degil. Arabada bulundugu tahmin edilen 300 kg. civarindaki plastik patlayicinin temin edilmesi, tasinmasi bile basli basina büyük bir organizasyon gerektirir. Üstelik bu çifte saldiri, Istanbul ve çevresinde binlerce polisin havadan, karadan ve denizden katildigi çok büyük bir ‘huzur operasyonu’nun hemen ardindan gerçeklesebiliyor. Bu akla bir meydan okumayi getirdigi için daha ürkütücü bir duruma isaret ediyor.
Dolmabahçe’deki terör saldirilarini, olayin üzerinden yirmi dört saat geçmeden, TAK adli örgüt, internet sitesinden sahiplendi. Ama, nedendir bilinmez, dün ögle saatlerinde TAK’in sitesinden bu sahiplenme açiklamasi kaldirilmisti! Varligi 2006’dan beri bilinen ve PKK güdümlü oldugu konusunda güçlü karineler bulunan, ‘fedai eylemleri’ adi verdikleri terör eylemleri yapan bu meçhul örgütü PKK disinda hangi güçlerin manipüle ettigi hep bir soru isareti oldu. Olmaya devam ediyor.
TAK’i yönlendiren veya kullanan güçlerin görünüste halkta dehset uyandirarak, iktidar üzerinde baski yaratmak ve Kürt sorununda geri adim attirmak amaci güttügü düsünülebilir. Bütün terör örgütleri gibi, TAK da intikam gerekçesini öne sürüyor. Ama bu eylemlerin esas amaci Türkiye’de Türklerle Kürtlerin birlikte yasama arzusunu tüketmek, zaten giderek arasi açilan uçurumun derinlesmesini hizlandirmak. Tam da bu nedenle, bu terör eyleminin, diger bütün terör eylemleri gibi, lanetlenmesi ne kadar gerekli ve kaçinilmaz ise, bunun bir Kürt nefretine dönüsmesi de bir o kadar tehlikelidir. Siyasetin ve her seyden önce iktidarin görevi, intikam kisirdöngüsünü beslemek degil, bunu engellemektir. Intikam fikriyle hareket eden ve bunu tesvik eden bir iktidar, sonuçta terör örgütünün istedigini yapmis olur.
Dünden itibaren polis sosyal medyada bu terör eylemini olumlayan, destekledigi düsünülen mesajlari atanlarin pesine düstü. Bu is için kurulan sosyal medya ihbarciligi hattinin isaret ettigi yüzlerce kisi göz altina alindi. Buna karsilik, bu terör eylemini lanetleme adi altinda, genel olarak Kürtlere hakaret eden, asagilayan, irkçiligin zirvesinde dolasan mesajlar sosyal medyada artiyor, linç tinili çagrilar medyada yer buluyor. Sosyal medyada hizla yayilan bu irkçi nefret söylemi hükümet kanadinda da yanki bulunca, neredeyse resmi bir içerik kazaniyor. Içisleri Bakani’nin saldirida ölen polislerin cenazesinde söyledikleri, cenaze acisi olarak degerlendirilip geçistirilmeyecek, son derece vahim bir zihniyeti sergiliyor.
Modern devlette suçlularin izini sürmek, yakalamak ve cezalandirmak ‘intikam alma’ isi degildir. Intikam almak amaciyla hareket eden devlet, modern hukuku degil, ortaçag öncesi hukuku uygular. Suçun sahsiligi ilkesi yürürlükten kalkar, suçlunun ait oldugu düsünülen toplulugun cezalandirilmasi amaci öne çikar. O topluluga yönelik asagilama ve hakaret sagnagi da beraberinde gelir. Içisleri Bakani’nin intikam konusmasi bunun bir örnegiydi. PKK sempatizani olmayan Kürtlerin bile kendilerinin tahkir ve tezyif edildiklerini düsünmeleri mümkün olan ifadelerle bezeli bu konusmada, intikamin hedefinde artik sivil toplum örgütleri ve siyaset oldugu ilan edildi. Bu konusmanin ertesinde birçok yerde yüz civarinda HDP yöneticisi veya üyesinin gözaltina alinmasi, dile getirilen intikamin nasil uygulandigini gösteriyor. Iktidar, genellesmis karsi siddet disinda, Kürt sorununu çözme siyaseti olmadigini ilan ediyor. Bu, TAK’in arkasindaki güçlerin tam istedigini yapmak degil midir?
—————————————————–
Cumhuriyet-13 Aralik
Ahmet Insel