Makale

ISID’cilerin rahati mi kaçti?

Dikkatinizi çekmek isterim, ülke içindeki ISID’cilere yönelik baskinlar ve tutuklamalar yapildigina dair haberler, kalabalik bir Amerikan heyetinin geçtigimiz günlerde Türkiye’yi ziyaretine rastlamis ya da rastlatilmisti. Iktidarin, Jihadçi, vahsice adam öldüren ISID’cilere karsi yeteri kadar mücadele etmedigine dair ABD’den sikâyet sesleri ne zaman yükselse Türkiye’de bu örgüt mensuplarinin ele geçirildigi haberleri yogunlasiyor. Tam da ABD heyetinin, Ankara’dan, ‘Suriye’ye girerim ha’ tehditlerini savurmasi üzerine apar topar Türkiye’ye geldigi geçen hafta, Istanbul dahil 4 ilde düzenlenen operasyonlarda, 3’ü yabanci uyruklu 21 ISID militaninin yakalandigi ve bir haber sitesinin kapatildigi haberleri geldi. ISID baskinlarina dair haberlerin zamanlamasi bu açidan manidar.

Ama baskinlarin dogruluk derecesini, ancak ISID’cilerden gelen tepkilerle ölçebiliyoruz. Örnegin, geçen 10 Temmuz’da 4 ilde yapildigi söylenen operasyonlar sonrasi, ISID Türkiye’ye efelendi, misilleme tehdidinde bulundu. Böylece, ‘Demek ki, operasyonlar ISID’i hedef almis’ diyebiliyoruz.

Türkiye’de, gerektiginde militana dönüsebilecek 7 bin ila 10 bin arasinda sempatizani oldugu söylenen ISID’cilere karsi kararli, topyekûn bir mücadele verilip verilmedigini neden sorgulama geregi duyuyoruz? Bu soruya yanitlardan biri; simdi geçici hükümetin basi olan partinin, tek basina iktidarinda, bu örgütü bir tehdit olarak görüp, yol yakinken gerekli tedbirleri almamis olmasi ve tam tersine destek verdigi süphesinin çok güçlü olmasi. Diger yaniti ise yakalandiklari ve ISID’ci olduklari belirtilen kisilerin, sorgulanip sorgulanmadiklari, yargiya havale edilip edilmedikleri konularinin karanlikta kaliyor olmalari. Böyle olunca da ISID’cilerle gerçek anlamda mücadele edilip edilmedigini test edebilecek elimizde bir veri olmuyor. Acaba diyoruz, ‘Bu ISID’ciler tehdit edince, göz boyama mahiyetinde olabilecek operasyonlarda yakalananlar da sonradan serbest mi birakiliyor?’ Son zamanlarda 100’e yakin ISID’cinin yakalandigi haberleri geldi. Bunlarla ilgili, örnegin, nasil bir adli tedbir alindi?

Bir Nigde örnegi var, pek çok örnek arasinda, ISID’cilere yönelik operasyonlarin ne ölçüde caydirici olduguna dair. Nigde Ulukisla’da, geçen yil mart ayinda, üç kisiyi katleden El Kaide-ISID baglantili yabanci uyruklu üç saldirgan tutuklanmisti, ama simdi neredeler bilmiyoruz. ISID’in, geçen yil Musul Baskonsoloslugu’nda rehin aldigi Türklerle takas edildikleri iddia edilen Türk cezaevlerindeki 50 kadar bu terör örgütü mensuplari arasinda, Ulukisla katliamcilarinin da yer aldigi yazildi, çizildi. Ankara’da resmi makamlar bu haberler karsisinda sessiz kaldilar.

Türkiye’de ucu devlete dokundugu süphesi uyandiran tüm olaylar ve bu olaylarla baglantili kimi yargi süreçlerinin üstleri örtüldügünden dolayi, ISID’cilere yapildigi söylenen operasyonlar dogru bile olsa sonrasinda akibetlerinin ne oldugunu sorgulamamiz gerekiyor.

ISID, Suriye’de ya da Irak’ta savastirmak üzere dis dünyadan adam devsirme ve kaçis yolu yani oksijen tedarikçisi olma özelligini Türkiye’de devam ettirdigi sürece bu ülke topraklarinda eylem yapmaz. Ama Ankara’ya gönderdikleri ‘Oksijenimizi kesme, yoksa fena olur’ mealindeki tehditleri az biraz sikistirildiklarini gösteriyor.

Türkiye’de karar vericiler, muhalefetin de yüzlerce kez yaptigi uyarilara ragmen radikal Islamci terör örgütlerinin güçlenmekte ve sempatizan toplamakta olduklari gerçegini göz ardi ettiler. ISID gibi terör örgütlerinin artik ürkütücü boyutlara ulasan Türkiye’ye dönük güvenlik tehdidini göz ardi edenlerden hesap sormamiz gerekiyor. Zira tehdit, korunakli olanlari degil, biz masum vatandaslari hedef aliyor.

———————————————–

Zaman-18 Temmuz

Lale Kemal

Balkêş e ?
Close
Back to top button