Islamcinin Müslüman’a yalani: Avrupa’da din dersleri
Din dersleri konusunda AB’de iki temel ilke var: 1) Düsünce, vicdan ve din özgürlügü 2) Egitim hakki. Özetle, ders dinsel içerikli olabiliyor, ama o zaman ya seçimlik oluyor, yahut muaf olunabiliyor.
Geçen hafta yazmistim: AIHM, Türkiye’deki din derslerinin zorunlu olmaktan çikarilmasi gerektigine 16 Eylül 2014’te oybirligiyle hükmetti. Uygulanmasi mecburi bu karara uluslararasi iliskiler profesörü Basbakan Davutoglu karsi çikti, Cumhurbaskani Erdogan da eglendirici bir katki yapti: ‘Fizik kimya zorunlu oluyor da, din dersi niye olamiyor!’ Bunlar dogrudan saldirilardi.
Dolayli ve sinsi saldiri, iktidarin gazetelerinden geldi. Bu hafta bunlari sergileyecegim. Ama önce, konuya tam hakim olmak için, bizim din derslerinin AIHM’deki geçmisi:
OLAYIN GEÇMISI: 2007 VE 2014 AIHM KARARLARI
AIHM, Ekim 2007’de Zengin/Türkiye davasini karara bagladi. Hasan Zengin; din derslerinde Sünni Islam egitimi yapildigini, çocuguna Alevilik’le ilgili bilgi verilmedigini, devletin tarafsiz bir program uygulamadigini sikayet etmisti. Dolayisiyla AIHM bu davada, din derslerinin zorunlu olmasi konusunu incelemedi. Iki sey söyledi: 1) Derslerde Sünni Islam pratikleri ögretilmektedir, dolayisiyla nesnel, elestirel ve çogulcu degildir; 2) Bu ders gerçekten din kültürü ve ahlak bilgisine iliskin olsaydi, Gayrimüslim çocuklarini muaf tutmak gerekmezdi.
Sonuçta AIHM, egitim hakkini düzenleyen AIHS 1 no’lu Protokolünün 2. maddesinin ihlal edildigini söyledi ve ders kitaplarinin nesnel, çogulcu bilgiler ögretecek sekilde degistirilmesi gerektigi kararina vardi. Kararin satir arasinda sunu fark etmek mümkündü: Derslerin temel amaci Islam dinini ögretmekse, o zaman bu derslerin zorunlu olmamasi gerekir.
Iste 16 Eylül 2014’te AIHM’nin verdigi ‘din dersleri zorunlu olamaz’ karari, bu satir arasindaki 2007 tespitini hatirlatan, sanki ‘Ben sana daha önce usulca söylememis miydim?’ diyen bir karar oldu. Önemi suradaydi ki, 2007 kararindan sonra Hükümet 2011-12’de din dersi müfredatina kimi eklemeler yapmis, bu arada iki ünite Alevilik koymus, savunmasinda bunu da sunmustu. AIHM incelemesini iste bu ‘yeni’ müfredat üzerinden yapti ve bildigimiz karari verdi.
SU ANDAKI DURUMUMUZ
AIHM’ye sunulmus bu ‘yeni’ müfredata iliskin taze bilgi de vereyim:
2007 öncesine oranla iyilesme var. Ama bir ögrencinin 9 yil boyunca okudugu 1.086 sayfa din dersi kitabinda Alevilik-Bektasilik’e ayrilan yer, toplam 16 sayfa (yüzde 1,5). Sadece 7. ve 12. sinifta tanitilan bu Alevilik de, Sünniligin folklorik bir kolu gibi sunulmakta: ‘Hz. Ali’yi seven, sayan ve ona taraftar olan kisiye Alevi denir. Aleviler; Allah’in birligine inanan, Hz. Muhammed’i son peygamber olarak kabul eden, kutsal kitabi Kur’an-i Kerim olan, Hz. Muhammed’i ve onun ehl-i beytini seven Müslümanlardir’.
Kitaplarda kullanilan ifadeler herkesi inançli Müslüman varsaymakta: ‘Dinimize göre’, ‘Peygamberimize göre’, ‘Inancimiza göre Yüce Allah’, ‘Sonuç olarak bizler Kur’an-i Kerim’in emirlerine, Peygamberimizin ögütlerine uyalim’.
6. Sinifa kadar tek tarafli Islam dersi var. Sik sik, ‘Kuran-i Kerim’de Allah’a dua etmemiz emredilir’ gibi hatirlatmalar yapiliyor. Namaz, fotograflarla veriliyor. Engellilere yönelik olarak acima, hayir isleme yaklasimi var. Ateizm anlatilirken, ‘Sanki Tanri yokmus gibi davranirlar’ diyor. Devlet kontrolünde bir Sünni Islam temeli üzerine yazilmis bu kitaplarda Bilgi Üniversitesi arastirmasi, evrensel insan haklari standartlari açisindan 350 adet iyi örnek, 3.300 adet ihlal buldu.
Simdi gelelim esas konumuza, yani Islamci yandas basinin bu kaçar yer birakmayan AIHM kararini dolayli olarak nasil kötülemeye ugrastigina.
MANSET BASKA, ALTINDA SÖYLENEN BAMBASKA
Star ve Yeni Akit’te çikan ‘haber’, yalan manset atarak Hükümet’e destek verdi. Bu manset söyleydi: ‘Avrupa’da Sinif Geçmek Için Hiristiyanlik Dersi Sart!’ Manset alti ise söyle: ‘Birçok Avrupa ülkesinde Hiristiyanlik Bilgisi dersi zorunlu olarak verilirken, bazi ülkelerde sinif geçmede dahi esas alindigi belirlendi. Yani, Hükümet’in AIHM’ye imzayi inkari yetmemisti, bir de yandas Islamci basinin Müslüman kamuoyunu aldatarak tahriki gerekmekteydi.
Isin sinsiligi de surada: Bizde insanlar haberi degil manseti okur ve geçer. Bunu bilen uyanik yandas gazeteciler bu manset ve manset altini Müslümanlara, ‘Vay! Durum böyleyken gavurun mahkemesi bize nasil karisirmis!’ dedirtecek sekilde atmislar. Ama hemen altta içerikte yazilanlar manseti yalanliyor. Söyle:
1) Içerikte çok farkli bir sey denmis: ‘Din derslerinin sinif geçmeye etkisi var’. Eh, herhalde! Verilen bir dersin notunun dikkate alinmasi çok mu anormal? Kaldi ki, Berlin’de din dersi sinif geçmeye etki yapmiyor.
2) Içerikte, din derslerinin seçimlik oldugu itiraf ediliyor: ‘Din ya da ahlak dersi zorunlu’; ‘Din dersine katilmayan ögrenciler ahlak dersi almak zorunda’; ‘Devlet okullarinda din dersleri seçmeli ve mezhebe göre veriliyor’.
Bu durumda bu gazeteler din derslerini nasil ‘zorunlu’ ilan edilebiliyorlar, hiç anlayamadim.
BIZZAT YASAYANLARDAN BILGILER
Oxford’da hocalik yaptigi sirada tanidigim, su anda Graz Üniversitesi profesörlerinden Kerem Öktem’le yazistim, söyle diyor:
‘Temel olarak belli bir dini/mezhebi ögreten hiçbir ders hiçbir AB ülkesinde zorunlu degildir. 1970’lerin Almanyasi’nda bile Müslüman oldugum için din dersinden muaf sayilmistim. Gerçi Almanya’nin her eyaletinde uygulama farklidir ama, tek veya agirlikli olarak belli bir dini anlatan hiçbir ders AB ülkelerinde zorunlu olamaz’. Israrla tekrarliyor:
‘Bir ders zorunlu ise, bil ki belli bir dini anlatan ders degildir; bir dinler kültürü dersidir. Hele de, içine birkaç sayfa baska dinlerden bilgi karistirarak ‘sinif geçer’ hale getirilmis bir sey hiç degildir’.
Ben de kendimden örnek vereyim. Orta okulu Izmir Saint Joseph’te okudum (1956-60). Bütün hocalar, ‘frer’ denilen Katolik papazlardi. Her gün 13.00-13.30 arasi Hiristiyan ögrenciler ayri bir sinifa katesizm (yani, pratikte Katoliklik) dersi görmeye giderdi, biz Müslüman ve Yahudi ögrenciler yerimizde kalir ve kisa soru-cevap biçiminde düzenlenmis Moral (ahlak) dersi görürdük: Nasil dürüst insan olunur, yalan söylemek niçin kötüdür, iftira karsisinda ne yapmak gerekir, vs.
Bu Moral dersinde din’e iliskin tek bir soru-cevap hatirliyorum: ‘Quand faut-il prier?’ (ne zaman dua etmelidir?). Cevap: ‘Il faut prier surtout le matin et le soir, et quand on est devant un danger’ (özellikle sabah ve aksamlari ve bir tehlike karsisinda).
Strasbourg Üniversitesi profesörlerinden Samim Akgönül anlatiyor:
‘Fransa’nin hiçbir yerinde ilk ve orta dereceli resmî okullarinda zorunlu veya seçimlik hiçbir din dersi okutulmaz. Sadece, isteyen ebeveyn çocuklarina okul disinda din dersi aldirabilsin diye çarsamba ögleden sonralari tatildir. Din olgusu, sanat, edebiyat, müzik, tarih gibi konularda, ana derslerin konulari olarak islenir.
‘Özel okullar din derslerine kendileri karar verirler, ama oralarda da din dersi mecburi degildir. Örnegin bir Katolik okuluna giden Müslüman çocuk Katoliklik dersine girmez. O dinden olmayan ögrencilere o dinin dersi zorunlu tutulamaz.
‘Diger yandan, Strasbourg’un bulundugu Alsace-Moselle bölgesi farklidir, burada ilk ve orta dereceli özel ve resmî okullarda din ya da Ahlak dersi zorunludur. Ebeveyn Katolik, Protestan, Yahudi din dersleri ile Ahlak dersi («Moral») arasinda seçim yapar’. Devam ediyor:
‘Katolik ve Protestan okullarina gelince, orada isteyen çocuk din dersinden muaf olur. Basörtüsü yasagi sadece resmî okullarda oldugu için, çok sayida basörtülü Müslüman kizimiz bu okullara gidiyor ve elbette din derslerini almiyorlar’. Daha ayrintiya giriyor:
‘Benim iki oglum burada Moral derslerine yillarca girdiler. Orada anlatilanlardan örnekler: Kadin-erkek esitligi, vücudun bireyselligi, ayrimcilik nedir, nefret söylemi nedir, neden ve hangi durumlarda kurallara karsi gelinebilir, saygi ve sinirlari nelerdir, vs. vs.’
Tövbeler olsun; bizde hoca bunlardan bahsetse ertesi gün sorusturma açilir, belki meslekten atilir, üstüne bir de vatan haini ilan edilir.
Bu iki akademisyen arkadasimin yani sira, Avrupa’da bulunmus/yasayan Yakup, Gabriel, Tuma, Özcan, Jan, Burak adli, büyük kismi Süryani arkadaslarimla da haberlestim. Bunlardan bazilari su anda oralarda din dersi vermekte. Onlardan da ögrendigim son durumlari, Star ile Yeni Akit’in aldatmacalariyla karsilastirasiniz diye ülke ülke yazacagim.
ÜLKE ÜLKE DURUM
Almanya: Din dersleri anayasada var. Eyaletine göre Protestan, Katolik, Ortodoks, Süryani, Musevi, Sünni, Alevi dersleri Kilise ve cemaatlerin isbirligiyle verilmekte. Devlet denetliyor ve masraflari karsiliyor. Yalniz Alman yetkililer, muhatap sikintisi yüzünden Islam cemaatlerine Islam derslerinin içerigini belirleme yetkisi vermiyor ve bunu kendi seçtigi muhataplarla yapiyor. Bu derslerden birini almak istemeyen ögrenci ‘nasil iyi insan olunur’, ‘ayrimcilik ne demektir’ gibi konularin islendigi Etik (ahlak) dersini aliyor. Avusturya: Din derslerini ve hocalarini dinî cemaatler belirliyor, ücretleri devlet ödüyor. Din dersi almak istemeyen Etik (ahlak) dersi alabiliyor. Belçika: Ögrenci din dersi istemezse Moral (ahlak) dersi görüyor. Din dersi programlarini ilgili dinin temsilcileri, Ahlak dersininkini Egitim Bakanligi yapiyor. Fransa: Yukarida verdim. Ingiltere: Dinler dersi zorunlu, ama bu derste ülkedeki bütün dinler anlatiliyor. Kilise okullarinda güne toplu duayla baslaniyor fakat isteyen aileler çocuklarini bu merasimden muaf tutabiliyor.
Ispanya: Resmî okullarda seçimlik din dersi var. Istemeyenler ahlak ve din kültürü dersi aliyor. Isveç: Resmî okullarda din dersi var. Bunlarda dinsel uygulama ögretilmiyor, tüm dinler hakkinda bilgi veriliyor. Hocalar, sosyal bilgiler hocasi. Italya: Ilk ve orta ögrenimde haftada bir saat, temelde Katoliklik ögreten bir din dersi var. Ama ebeveyn çocugunu muaf tutabiliyor. Lisede baska dinler de anlatiliyor. Polonya: 1990’dan beri din dersleri var fakat onun yerine ahlak dersi seçmek mümkün. Romanya: Resmî okullarda din dersi zorunlu ama ebeveyn isterse çocugunu muaf tutturuyor. Ortodoksluk dersine girmeyenler için eger yeterli talep varsa kendi dinleriyle ilgili ders açiliyor. Yunanistan ve Kibris: Din dersi ilkokul 3’te basliyor. Ortodoks olmayanlar muaf olabildikleri gibi, en az 20 kisi bulunursa kendi dinleriyle ilgili ders açilabiliyor. B. Trakyali Müslümanlar/Türkler için hiçbir sorun yok, medreseleri var, din meseleleri en basindan beri tamamen kendi ellerinde.
Bütün bunlardan çikan sonuç: Avrupa’da din dersi zorunlu degil, seçimlik.
AB’DE GENEL REJIM
Din dersleri konusunda AB’de iki temel ilke var: 1) Düsünce, vicdan ve din özgürlügü (AIHS, Md. 9); 2) Egitim hakki (AIHS 1. Protokol, md. 2).
Bu iki ilkeden kalkarak 7 ülke üzerinde yogunlasan ama bütün AB ülkelerini dikkate alan ‘Avrupa’da Din Ögretimi’ adli önemli çalismanin tespit ettigi 4 kategori var:
1) Dinsel nitelikli olmayan (non-confessional) din dersleri; 2) Dinsel nitelikli (confessional) seçmeli din dersleri; 3) Dinsel nitelikli, zorunlu, ancak ebeveynin yazili talebiyle muaf olunabilen din dersleri; 4) Dinsel olgularin, ilgili baska dersler (tarih, cografya, edebiyat, dil, sanat, vs.) içinde ögretilmesi.
Özetle, ders dinsel içerikli olabiliyor, ama o zaman ya seçimlik oluyor, yahut muaf olunabiliyor.
Avrupa Konseyi’ndeki durumu sorarsaniz, Zengin/Türkiye kararindan ögreniyoruz: 46 AK üyesinden (bugün 47) 25’inde din dersi zorunlu, 21’inde zorunlu degil. Zorunlu olanlarda muafiyet ve baska ders seçmek mümkün.
Not: Bizde bu is ancak Erdogan el atarsa düzelir. Nitekim, cumhurbaskaninin ferahlatici bir demecini okumus bulunuyorum. Sanirim ayagi yere degmeye basladi:
‘Allah’a yemin olsun ki, bugün yasadigimiz dünyada gençleri ikna etmekten baska bir yolumuz yok. Zorla olmuyor. Onu kapatmayla, bunu yasaklamakla netice alinmiyor. Duvar çekmek ve filtrelemekle isin hallolacagini zannediyoruz. Siz filtre uyguluyorsunuz, o da filtre kirma programi yapiyor. Bu sorunlar yasaklarla çözülmez, eger çözülseydi bugüne kadar çözülürdü”.
Ah, çok özür dilerim, aceleden hata yapmisim. Pardon. Bir daha okudum, bu Iran Cumhurbaskani Hasan Ruhani’nin basörtüsü demeciymis!
————————–
Radikal-11 Ekim
Baskin Oran
