Kahraman Türk Pilotlari
Dün medyaya ulasan ve Uludere’de 34 Kürdü bombalayan pilotlarin güya tutuklu olmasi haberi beni tüm gece ugrastirdi. Ben bunu anlamakta biraz zorluk çektim. Acaba gerçekten o koca Türkiye Cumhuriyeti’nin’ kahraman’ pilotlari kendi inisiyatifleri dogrultusunda bu bombalamayi gerçeklestirip çogu çocuk 34 kürdü katlettiklerinden dolayi mi tutuklanmislar? Buna elbette inanmak mümkün degil. Bu pilotlar gerçekten tutuklularsa (ki buna inanmiyorum) bunun nedeni herhalde yine bazilarinin her zaman oldugu gibi kendilerine birer suçlu aramalarindan kaynaklaniyordur. Suçlu olma sirasi bu kez de belki bu kahraman’ pilotlara geldi. Ama JITEM’ci katilleri halen koruyan bu ülke kalkipta bir kaç Kürdü’ öldürdü diye pilotlarini tutuklamaz. Hele hele devlet siddetinin yeniden alevlenerek 90’li yillari aratmaz hale geldigi bu dönemde böyle bir sey hiç düsünülemez. Bu ülke 90’li yillara geri dönüp siddeti yine politikasinin odak noktasi yapti. 90’li yillarda insanlarimiz JITEM tarafindan öldürülürken bu gün AKP hükümeti disaridan tepki almamak için biraz daha akilli’ davranip muhaliflerini toplama kamplarina benzercesine cezaevlerine koyuyor. Tarih gerçekten tekrar tekerrür mü ediyor acaba?
Beni bir hekim olarak ilgilendiren bir konu da yillardan beri komutanlarindan aldiklari emirler dogrultusunda Kürtleri bombalayan pilotlarin psikolojik yapilaridir. Sabiha Gökçen’den baslayip bu güne kadar kaç yüz Türk pilotu ülkelerine hizmet’ etmek için sivil halka’ bomba yagdirdi? Bu pilotlardan biri kalkip da bu emri verenlere bizi neden sivil insanlari bombalamaya zorluyorsunuz diye sordu mu hiç? Suriye’de resmi ordudan kaçip halkinin yaninda olan ordu mensuplarinin olusturdugu Özgür Suriye Ordusu’ güçlerini alkislarken, Türkiye’de ordu bünyesinde böyle bir olasiligi hiç düsünen oldu mu acaba? Bu pilotlarin psikolojik yapilari ne alemde? Bunlar geceleri yataklarinda rahat uyuyabiliyorlar mi? Yaptiklari onlari hiç üzmeyecek duruma gelmis ve insani duygularini kaybetmis psikopat birer cani mi olmuslar acaba? Bu orduda ben sivil halka saldirmam diyebilecek dürüst bir kisi yok mu?
Türk subaylari ve Türk askeri halkini’ kirmaktan ona bomba yagdirmaktan neden bu kadar zevk aliyor anlamis degilim. Dün Dersim’de, Agrida, Koçgiri’de, bugün Uludere’de onbinleri, yüzbinleri bombalayan, atese veren o kahraman’ subaylar ve pilotlar öldürdükleri çocuklari, kadinlari, yaslilari, bombalayarak yerle bir ettikleri köyleri, köylüleri hiç düsündüler mi acaba? Mutlaka düsünmemislerdir. Zira onlar yalnizca aldiklari emirleri yerine getiren birer ‘zavalli’ emir kulu olmaktan baska bir sey degiller.
Bunlari düsündügüme Prof. Albert Einstein’ in Nazi ordusundan esinlenerek söyledigi bir sözü aklima geliyor: Mars müzigi esliginde sevinerek, gururla ve esit adimlarla yürüyen insanlari gördügümde, beyin denen o yüce organin onlara yanlislikla verildigini düsünüyorum. Zira onlara omurga sogani tümüyle yeterdi’.
Diyarbakir halki uçak seslerinden F-16larin yüklü mü yoksa yüksüz mü kalkis yaptiklarini biliyor artik. Bombalara yüklü uçaklar Diyarbakir havaalanindan zorlanan motorlarinin verdigi gürleyen sesleriyle kalkip sehrin üzerinden uçunca, onbinlerce kisi bir kaç dakika sonra bu uçaklarin kendi çocuklarini katledecegini biliyor. F-16lar yüklerini bosaltip daha sessizce ve gürlemeden inis yaptiklarinda onlar kaç kisinin anasinin agladigini düsünür ve bu analardan biri olmamak için dua ederler. Bu kahraman pilotlar ertesi gün ellerini ve kollarini sallayip Diyarbakir sokaklarinda bu halka küfür edercesine dolasirlar. Böyle bir davranis ancak isgal ettikleri ülkelerde yerlesik kibirli sömürgeci ordularda görülür. Bu davranislari ile onlar Einstein’in dediklerini ispatlayarak özünde kendilerinin ne kadar zavalli ve mars müzigi esligine yürüyen, beyinlerini kullanma sansindan vazgeçmis birer yaratik olduklarini gösterir. Hiç bir güç ve hiç bir PKK varligi Türk ordusuna kocaman bir halki bu kadar asagilama hakkini veremez.
Ben PKK’li degilim. PKK’yi birçok konuda elestiriyor ve devletin onu çogu zaman Kürt halkina karsi kullandigini ve PKK’nin derin devletle iliskilerinin çok yogun oldugunu düsünüyorum. Kürt halkina en büyük zarari sömürgecilerin yaninda PKK’nin da verdigine inaniyorum. Kürt halki 30 yillik savas, sürgün ve katliama ragmen bugün 1970’li yillarda sahip oldugu seviyeden bir adim daha ileri gitmis degil. Bunun en büyük sorumlularindan biri de kuskusuz PKK’dir. Devletin kahraman’ ordusu ve PKK hem Kürt hem de Türk halkina 30 yil boyunca savastan ve ölümden baska hiç bir sey getirmediler.
Belki Türkiye ve Kürdistan’da da gelecekte savas karsiti, medeni ‘özgür bir güç’ olusur ve biz de bu eli kanli güruhlardan kurtulmus ve esit kosullarda özgür bir ülkede (Federe Anadolu Cumhuriyeti’nde) yasama imkani buluruz.
Dr. H. Gundî
Dr. H. Gundî