Kaos tellalligi
Referandum startindan sonra bir kaos tellalligi aldi basini gidiyor. Hemen her gün ya bir AKP’li ya bir hükümet yetkilisi yada bir danisman ‘referandumda ‘HAYIR’ çikarsa Türkiye kaosa sürüklenir’ diye yazili veya sözlü beyanatta bulunuyor. Yandas medya demeye gerek kalmadi, çünkü yandas olmayan medya hemen tamamen tasfiye edildi. Medyada da bol bol bu tema isleniyor. En son Cumhurbaskani danismanlarindan Ilknur Çevik de bu kaos tellallarina katildi.
Peki gerçekten bunun maddi temelleri var midir?
Hükümet ve ‘EVET’ yandaslari Türkiye’yi 1920’lerin Türkiye’si olarak görüyorlar. 1920’li yillarda hem nüfuz daha azdi, hem de okur yazar sayisinin nüfusa orani çok düsüktü. Halkin büyük çogunlugu agir yoksulluk kosullarinda yasiyordu. Halk günlük geçim derdindeydi. Toplumun siyasete ilgisi düsüktü. Sadece elit bir azinlik siyasetle ugrasiyordu. Zaten demokratik bir ortam da olmadigi için siradan insanlar siyasetten fersah fersah uzak duruyordu. Bu gün toplumda okur-yazar olamayan insan hemen hemen kalmadi. Yaygin görsel ve isitsel medya sayesinde siyaset tüm toplumda konusulur tartisilir oldu. Televizyonlardaki politik haber ve tartismalar vasitasiyla siyaset a politik her bireyin evine bile girdi.
Eskiden konu siyasetten açildiginda, çogu insan ‘ biz anlamayiz, devlet büyüklerimiz bizim için en münasip olani yapar ‘ derdi. Simdilerde her kesin az çok siyaset konusunda söyleyecekleri vardir. Dahasi artik en iyisini ben bilirim anlayisi baskin olmaya basladi.
Yeni Anayasa paketini her kes düzenli olarak okumamis olsa da bölük pürçük okuyarak yada konusulanlardan duyarak az çok fikir sahibi olmustur. Toplumda gelisen kanaat o ki, bu anayasa degisiklik paketi tek adam yönetimi getiriyor ki, bu durum bile bu paket hakkinda toplumun minimum bir bilgi sahibi oldugunu gösteriyor.
Gelelim Kaos tellallarinin iddialarina :
Türkiye 2002 yilindan beri tek parti çogunluk hükümeti ile idare ediliyor. 2007 yilindan beri Ayni hükümetten gelen Cumhurbaskanlari bastadir. Parlamento çogunlugu, hükümet ve Cumhurbaskani ayni siyasi partiden geliyorlar. Türkiye’de siyasi iktidar boslugunda kaynaklanan istikrarsizlik yoktur. Önümüzdeki üç yil boyunca da bir seçim yapmak zorunda degildir. Referandumda ‘HAYIR’ çikarsa da bu hükümet ayni sekilde basta kalacaktir. Bu durumda ‘ HAYIR’ çikmakla kaos gelecekse, ‘EVET’ çikarsa da kaos olacaktir. Çünkü yine ayni aktörler Türkiye’yi idare edeceklerdir.
Türkiye’nin yönetim tarzinda sikinti vardir. Rejim Türkiye’nin etnik ve dinsel farkliliklarina göre sekillenmemistir. Çogulcu, katilimci bir rejimimiz yoktur. Bünye hastalikli, sorun üretiyor. Uzlasi ve ittifaka dayali olmayan siyasal sistemimiz ihtilaf ve çatismaya zemin olusturuyor. Bu haliyle ne parlamenter sistem ne de baskanlik yada Cumhurbaskanligi sistemi, Türkiye’ye istikrar getiremez.
Cumhuriyet ile yasit bir Kürt sorunumuz vardir. Ayni sekilde bir alevi sorunumuz vardir. Kadin erkek esitligi saglanamamistir. Yasam alanlarina müdahale vardir. Güçler ayriligi ilkesi islemiyor. Gelir dagiliminda adaletsizlik var. Müzmin yoksulluk da devam edince bu ülke bir türlü rahata kavusamiyor. Istikrarsizligin temelinde bu sorunlar yatiyor. Bu sorunlar çözülmeden huzuru yakalayamayiz. Yeni Anayasa paketinde bu sorunlarin çözümüne iliskin tek bir madde yoktur. Tam tersine siyasal erk tek elde toplaniyor. Tek elde toplanmis siyasal erk dünyanin hiçbir yerinde siyasal istikrar saglamamistir. Fazla uzaga gitmeye gerek yoktur. Yani basimizda Iran’daki tek adam yönetimi olan Sah yönetimi, Irak’taki Saddam yönetimi, Libya’daki Kaddafi yönetimi, Misir’daki Hüsnü Mübarek tek adam yönetimleri kanli olaylarla devrildi. Esed yönetimi Suriye’yi kan gölüne çevirdi. Iktidar erkinin dengeli dagitildigi demokratik ülkeler daha müreffeh ve daha istikrarlidir.
15 Temmuz Darbe girisimini halk önledi. Türkiye’de demokrasi ve insan haklari konusunda halkin bilinç düzeyi geçmisle kiyaslanmayacak kadar yükselmistir. Halk artik ne militarist cuntalar tarafindan yönetilmek ne de kaderini tek bir adama baglamak istemiyor. Halka kaos tellalligini yapmanin bir anlami da yoktur.
Av.Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Genel Baskan Yardimcisi
Abdulmenaf Kiran