Kemal Burkay’dan Kebek Formülü

Asagidaki söylesi Milliyet Gazetesi’nden Meriç Tafolar ile yapildi ve 12 Kasim tarihli Milliyet’te ‘Tek basina Öcalan’la görüsmekle Kürt sorunu çözülmez’ basligi altinda yayimlandi.
HAK-PAR Genel Baskani Burkay Milliyet’in sorularini yanitladi. Öcalan ile gerekirse görüsebilecegini ama Kürt sorununun tek basina ‘görüsme’ ile asilamayacagini savunan Burkay, ‘Québec formülü’nü önerdi
MERIÇ TAFOLAR Ankara
Geçtigimiz yil, 31 yillik sürgün hayatinin ardindan, Türkiye’ye dönen Kemal Burkay, iki hafta önce Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Baskani oldu. Baskanliga seçildigi Hak-Par kongresinde ‘demokratik federasyon’ talep eden, PKK’ya ise ‘Dagdan inin ve silahlari susturun’ çagrisi yapan Burkay, Milliyet’in sorularini yanitladi.
Kürt sorununun çözümü için Kanada’nin Québec eyaletinde uygulanan sistemi öneren Burkay, tek basinda Oslo’da PKK ile veya Imrali’da Öcalan ile görüsmenin yeterli olmadigini belirterek ‘Kürt halkinin talepleri bellidir. Kürdistan dedigimiz cografyada kendi kendini yönetmek. Esitlik temelinde bir federasyon olusturalim, diyoruz. Genis kapsamli bir otonomi olabilir. Québec sorununu örnek veririm. Fransizca konusan bir bölge. Yerel hükümeti, basbakani var ama Kanada’nin içinde’ diyor. Burkay ayrica kosullari olusursa Imrali’da bulunan Abdullah Öcalan ile görüsebilecegini de söyledi.
Kürt sorununun çözümü, Kürt halkinin telepleri, önerdigi federatif yapinin ayrintilarini anlatan Burkay, Kürt sorununun çözümünde muhatap kabul edilen Öcalan’la görüsülebilecegini ama tek sorunun tek basina onunla çözülemeyecegini savunuyor. Burkay, sorularimiza su yanitlari verdi:
HAK-Par Genel Baskani Kemal Burkay, Meriç Tafolar’in sorularini Ankara’da yanitladi.
GOEBBELS PROPAGANDASI: Benim Türkiye’ye dönüsüm bir Ak Parti projesi olarak gösterilmek istendi. Beni taniyanlar 50 yildir belli bir politik hattim oldugunu, düzen partilerine angaje olmayacagimi biliyorlardi. Bu iddialar iyi niyetli degildi. Bu bir tür Goebbels propagandasiydi.
MAALESEF IHTIYAÇ DUYDU: Karamsar olsaydim 75 yasimda kenara çekilirdim. Geldigim zaman sunu söyledim: Insallah Türk ve Kürt sorunu ve hareketi 75 yasinda bir insana ihtiyaç duymaz demistim ama maalesef duydu.
SABOTE ETTILER: Geçen sene seçimlerin öncesinde iyimser bir hava vardi. BDP seçimlere katiliyor, silahlar konusmuyordu. Seçim sonrasi yeni bir anayasa gündeme gelecekti. Kürt sorunu çözüm yoluna, Türkiye baris yoluna girecekti. Öcalan da seçimlerden sonra ‘savasa gerek yok, devletle anlastik’ dedi. Böyle bir asamada Silvan, Çukurca olaylari basladi. PKK silahli eylemlere basladi. Lider olarak o derece yücelttikleri, irademiz dedikleri Öcalan, böylesine bir irade beyan etmisken… Demek ki PKK içinde bazi kesimler bu süreci sabote ettiler. Silahli eylemler basladigi için hükümetin politikasi sertlesti ve kaos ortamina girildi.
INATLASMA ASILABILIR: 700’e yakin insan açlik grevinde, ölüm orucunda. Bu arada çok kan döküldü. Gerek Kürt gençlerinden, gerek askerden, polisten sivillerden çok insan öldü. Hem savas dursun, insanlar ölmesin, hem de açlik grevinde herkes etkisini kullansin. Nasilsa grevdekilerin sesleri duyuldu. Hükümet de belli adimlar atti, geç de olsa. Keske daha önce atsaydi. Inatlasma asilabilir demek ki. Bu insanlar da ölümler olmadan, sakatliklar olmadan bu grev sona ermeli diye düsünüyorum.
ESITLIK TEMELLI FEDERASYON: Silahlarin susturulmasi, PKK’nin tamamen silah birakmasi için görüsmeler yapilmali. Hem Oslo’da PKK ile görüsülebilir hem de Imrali’da Öcalan ile görüsülebilir. Ama bununla Kürt sorunu çözülemez. Bu, PKK’nin silah birakmasina yol açmak için önemlidir. Oslo süreci sabote edildi. Kürt halkinin talepleri bellidir. Kendi kendini yönetmek Kürdistan dedigimiz cografyada. Esitlik temelinde bir federasyon olusturalim diyoruz. Genis kapsamli bir otonomi olabilir. Québec sorununu örnek veririm. Fransizca konusan bir bölge. Yerel hükümeti, basbakani var ama Kanada’nin içinde. Kürtler federal bir bölgede kendi kendilerini yönetseler bile, birlikte yasamaya devam edecegiz. Adim atmak için devletin pazarliga ihtiyaci yok. Kürtler bugünkü durumu, ikinci sinif statüyü kabul etmiyorlar, anadillerinde egitim istiyorlar. Kürtçe kamu alaninda kullanilmali. Sanildigi gibi Kürtler kültürsüz ve bilgisiz degildir. Böylesine bir ulus, esit haklar istemekte haklidir. Devlet bunu tanidigi zaman sorun biter. Hükümet adim atmali, biz Kürtler de öyle politikalar uygulamaliyiz ki bu degisime yardimci olsun. Bu isler okul yakmakla, siddetle yapilamaz.
BDP, ÖCALAN KADAR ESNEK DEGIL: Öcalan’la görüsmem diye kestirip atmam. Geçmiste Öcalan ile görüstüm. Simdi kosullar farkli. Öcalan üzerinde bir tecrit durumu var. Tecrit durumu kalkmali. Öcalan ile görüsmem zorunlu da degil, eger görüsmek gerekirse, kosullari olusursa görüsürüm. Bundan korkmam. Hükümetle de görüsürüm, Öcalan ile de görüsürüm. Taraflarin diyaloga açik olmasi lazim. BDP’li arkadaslar bu konuda Öcalan kadar da esnek degiller.
SEÇIM ITTIFAKI: Seçimlerde diger baska örgütlerle bir seçim ittifaki yapabilirsiniz. Yüksek olan baraj çok düsürülmeli. Ideal olan nispi temsil sistemidir. Yüzde 10 belli ki bir duvar olarak konmus. Ilkeli olursa BDP’yle de ittifak yapabiliriz, çevreci partilerle, sol partilerle ittifak yapabiliriz. Bu ilkeli sekilde olmali. Ille parlamentoya milletvekili sokmak, belediye baskani kazanmak için yapilmamali.
AÇILIMI DESTEKLEDIK
Hükümetin olumlu yönlerini destekledik. Kürt sorununun varligina yönelik Diyarbakir konusmasini olumlu bulduk. Açilim sürecini destekledik. TRT-6’nin açilmasini, üniversitelerde Kürt dili açilmasini destekledik. Bu konuda çok iyimser ve hayalci olmadim. Ak Parti’nin Kürt sorununu çözecegini hiçbir zaman söylemedim. Bu konuda tereddütlerim vardi. Ak Parti’nin köklü bir politikasi yoktu. Kürt tarafi olarak dogru politikalar izlersek bu süreci hizlandirabiliriz. Bu, bizim mücadelemize bagli. Sonuç alici mücadele barisçi olmalidir. Silahlar kestirme ve kolay gibi görünür acelesi olanlar için ama tam tersi etki yaratabilir.
Marksist sol 1980’de kaldi
Marksist solun önemli bir kesimi, bana göre degisen kosullari yeterince hesaba katmiyor. Hâlâ 1980 öncesinin çerçevesinde bakiyor sorunlara. Dis politikada da iç politikada da böyle… Özet olarak iç politikayi anti-AKP otomatigine, dis politikayi anti-ABD otomatigine baglamislar.
Bunu yanlis buluyorum. Irak sorununda sol kesimlerle ters düstük. Onlar Saddam rejimini desteklediler. Sosyalist Baas Partisi var sanki sosyalizm yikiliyor diye düsünüyorlar. Halbuki Baas Partisi Arap milliyetçisi bir partiydi. Esad da diktatör, yikilmasi gerekiyor ama yerine gelecek de önemli. Alevilere, Kürtlere, Dürzilere güvence verecek bir demokratik rejim istiyoruz. El Kaide rejimi istemiyoruz.
—————————————————–
Milliyet Gazetesi, 12 Kasim 2012
Dengê Kurdistan


