Kemal Burkay ve baris özlemi
Yillar sonra Türkiye’ye dönen Kemal Burkay, yeniden siyasete girdi ve saniyorum yakinda HAKPAR’in genel baskani olacak.
Geldiginden beri siyasi tartismalarin odaginda yer alan Burkay’in Kürt hareketinde ne kadar etkili olacagi merak ediliyor.
Son dönemde daha çok PKK siddeti üzerinde duran Burkay, bu çikisiyla Kürt toplumunda yeni bir alan yaratmayi, siddet disi kalmis kesimleri siyasete çekmeyi umuyor. Ama ne kadar sansi var; bir sey söylemek için erken. Çünkü Kürt toplumu, AK Parti ve BDP arasina sikismis durumda. Dahasi bu iki siyasi ekol, pek bosluk birakmadan sert bir siyasal mücadele yürütüyor.
Ayrica Kemal Burkay ve su siralarda öne çikan Kürt siyasi aktörleri sivil ve barisçi mesajlarla siyaset sahnesine dönmeye çalisirken, kullandiklari siyaset dili, özellikle BDP çevresinde sert ve dislayici bulunuyor. Hatta PKK-KCK hattina sonuç üzerinden yüklenmesi de tasvip görmüyor. Bir Kürt siyasetçi söyle diyor:
“Burkay’in siyasete dönüsü elbette olumlu… Ortada bir yangin var ve Burkay akil bir siyasetçi olarak herkesi kucaklayan bir tavir ortaya koyup o yangini söndürmeye çalismaliydi. Ama o daha çok kundakçiyi ariyor. Herkes bu yanginin içinde. Kundakçi ile ugrasmak yerine yangini söndürmek lazim.”
Burkay’in siyasete dönüsü sivil siyaseti harekete geçirir mi bilinmez ama su siralarda Irak Kürdistan bölgesinde önemli bir gelisme yasaniyor. Geçen hafta sonu Erbil’de, Türkiye, Iran ve Suriye Kürt hareketlerinin lider ve temsilcileri bir araya geldi. Burada özellikle Mesud Barzani’nin etkili oldugu yeni bir baris sürecinden söz ediliyor ve PKK’nin silahi birakmasi güçlü bir olasilik.
BDP Genel Baskani Selahattin Demirtas’in, Erbil’de söyledikleri bunu dogruluyor: “Kürtlerin düsünmesi lazim, ya bu baris kapisindan geçecegiz ya da kapiyi kendi yüzümüze kapatacagiz. Bence biz Kürtler bu kapidan içeri girmek istiyoruz.”
Mahmut Övür