Kitap(çi)
Kitap okumak galiba bir tutku olsa gerek. Tabii tek kaynakli veya sadece bir akimin eserlerini okumaktan bahsetmiyorum, dahasi edebiyata birazda olsa ilgi duymak okumanin belkide belirleyici ögesidir. Her kitap ta okunamiyor, kitabi okurken kitabin seni sayfalariyla tasiyabilmeli, böyle kitaplarda çogunlukta degiller.
Okumak insan görüs açisini inanilmaz derecede açar, bunun etkisi kisinin demokratik anlayisini olgunlastirir, toplumcu ve çogulcu düsüce anlayisini gelistirir.
Kitabin sevildigi veza okundugu, kitapçilarin çok oldugu diyarlarda yasam tadi bir baskadir, insan iliskileri daha da samimi olur, elestiriler vicdan süzgecinde geçilerek objektif olur.
Bilinçli özgür bireylerin yetismesi de biraz egitim sistemindeki çok yönlü eserlerin okunup tartisilmasiyla mümkün olabiliyor. Tek kitabi kaynak alarak veya tek lider veya tek idoloji ekseninde olaylari yorumlayip yazmak, toplumda entellektüel tabakanin yetisme sansini yakaliyamaz, çikanlarinda toplumda kabul görmesi ya da yasama sansi da pek olmuyor.
Hal böyle oluncada toplumda tapinmalar had safasina ulasir, yiginlarin yönetilmesi hem kolay olur, bir o kadar da tehlikeli boyutlara varacak kadar saldirganlasir, ön yargili olur, saglikli elestiri mekanizmasini kulanamaz hale gelir ki bu da yalan ve iftira boyutuna kadar çikabiliyor ve çikiyor da.
Yoksa nasil olur da Saudi kirali 500 tonluk bagac, 1000 kisilik hizmetçi, 27 uçakla bir haftalik seyhata çikabilsin, miliyonlarca islam ülkelerinin çocuklari açlikta ölebiliyor olsun, düsünceden veya farkli söylemden kaynakli tutuklanabilsin.
Kendisine ana, es, baci, yenge, teyze, hala ve kizim dedigi kadinlari dövsün, asagilasin ve öldürebilsin.
Dogru bilginin kaynagina inmeden yorumlamalarla, popülizmin arkasina siginarak bir yerelere kadar gidilir ama sonu ise acimasi hayal kiriklariyla süslenir.
Kitabin sevilmedigi diyarlardan da hayatin akisi geregi degisimler olur oluyor da. Bu degisimler hosumuza gitmese de degisimdir. Türkiye’de tikanan ve çagimizin toplumsal, ekonomik, islevsel, teknik, kültürel ve benzeri gelismelere cevap veremeyen sistemin degismesi bence olumlu bir adimdir.
Önemli olan bu sistem degisikligindeki konseptimiz ne olmalidir, hem fazla anlam yüklenmemeli hem de olmasi gereken positif gelesmelerde umutlanilmali.
Demokratik alt yapinin ve çagdas vizyon eksikliginin beraberinde getirdigi adilsizlik, beklenen adimlarin atilmasinda hem engel hem de korkutuyor. Okumak ve bilgi edinmek biraz da insanin korkularini gideriyor.
Ayda 3 kitap okunmayan aile diyarlarindaki resim, günümüz Ortadogusun’da karsimiza ayna tutmakta.
Kürdistan’da durum daha da vahim, Kürçede (ÇI !) yi bilirsiniz. Sorunlarimizin ana kaynagi sakin kitapsizlik olamsin?
Metin Can