KOMKAR Almanya: ‘Terör, hangi inanç ve politika adina olursa olsun, lanetlenmelidir!’

Basin açiklamasi:
* Charlie Hebdo’ya yapilan terörist saldiriyi kiniyoruz!
* Saldiriyi düzenleyenler hakettikleri cezaya çarptirilmalidir!
* Kimse, bu terör saldirisina bahane ve gerekçe aramamalidir!
* Islam düsmanligina çanak tutulmamalidir!
* Müslümanlar, potansiyel süpheli olarak görülmemelidir!
* Avrupa devlet ve hükümet yetkilileri, son saldiriyi gerekçe göstererek, irkçi ve Neo-Nazi güçlerin yabanci düsmani irkçi politikalarina izin vermemelidir!
7 Ocak 2015 Sali günü Fransa’nin en önde gelen haftalik mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yönelik Paris’te bir terör saldirisi düzenlendi. Saldirganlar, derginin kimi yazi kurulu üyelerinin yani sira, toplam 12 kisiyi katlettiler. Saldiri, dünyanin her yerinde nefretle kinandi.
Bu, hem düsünce hem de inanç özgürlügüne yönelik terörist bir saldiridir. Ona bahane bulmaya ya da hedef sasirtmaya çalismanin, kimseye bir yarari olmadigini belirtmek istiyoruz.
Paris katliaminin arkasindaki asil planlayicilarin bir an önce yakalanip mahkeme önünde hesap vermesini ve siddetin biran önce sona ermesini diliyoruz.
Sözkonusu terör saldiri, basta Almanya olmak üzere, Avrupa’nin çesitli ülkelerinde, yabanci düsmanligi ve irkçi saldirilarin, yine varolan Islam karsitliginin daha da yükselmesine hizmet edecektir. Basta federal ve eyalet düzeyinde politik partiler olmak üzere, tüm demokratik güçler böylesine tehlikeli bir gelismeye izin vermemeli; önleyici tedbirler almalidirlar.
Öte yandan, Islami kurum ve kuruluslar, bu tür saldirilara karsi çok net ve açik tavir almali; onlari lanetlemelidirler. Terörün ne Islam dinine ne de Müslümanlara herhangi bir fayda getirmeyecegini bilince çikarmalidirlar. Aksine, Müslümanlik adina gerçeklestirilen bu ve benzer saldirilarin, Islam ve yabancilara karsi siddet hareketlerinin artmasina sebeb olacagini bilmeliyiz. Demokrasiye ve demokratik kurumlara saygi duyan Islami kurum ve kuruluslar, dindar insanlar, demokrasinin ve demokrat olmanin bir geregi olarak, her türlü mizahi elestirilere, -kendileri açisindan çok zor olmasina ragmen- tahammül etmelidirler ve bu elestirilere terör ve ölümle cevap verilmemesi gerektigini, kendi inançlarinda olan insanlara anlatmalidirlar. Yüzlerce yillik mücadele sonunda olusmus demokratik degerlerin, onlar için de geçerli oldugunu, bu degerler içinde siddete ve teröre yer olmadigini bilince çikarmalidirlar.
Dünyada, terör belasindan en çok nasibini almis halklardan birisi de Kürt halkidir. Onun yurt disinda yasayan evlatlari olarak, her türlü siddete karsi oldugumuzu bir kez daha belirtir, farkli etnik, dini ve siyasi inançtan insanlarin baris içinde birarada yasamasi için gerekli olan sartlarin ‘hem Kürdistan’da hem de yurt disinda- olusmasi için, basta hükümetler olmak üzere tüm demokrasi güçlerine görev düstügü inancindayiz.
Berlin, 10.01.2015
Dengê Kurdistan