Haber

KORONA GÜNLERINDE IS

Kemal Burkay

Degerli arkadaslar, dostlar,

Korona günlerinde dogal olarak evdeyim. Sokaga çikma bizim gibi 65 yas üstü olanlara yasaklanmadan önce her gün belli islerimi yapmak için bir yerlere ugrayan ve günde en az yarim saatlik bir yürüyüs yapan biri olarak simdi bir tür evde mahpus durumuna düssem de sikilmiyorum; çünkü yalniz kalip çalismaya öteden beri alisigim. Her zaman yapacak islerim vardi, simdi de var.

Gerçi herkes gibi benim de bu döneme iliskin bazi planlarim aksadi. Örnegin bu yilin Nisan ve Mayis aylarinda yurt disinda olacak, düzenlenen toplantilarda arkadaslarla ve dostlarla sohbet edip yeni çikan kitaplarimi imzalayacaktim. Bunu zorunlu olarak erteledik. Eger ortam düzelirse ‘ve de korona belasini savusturursak- bu yilin sonbaharinda yapacagim. Ama kim bilir, belki de önümüzdeki yila sarkar…

Bu arada anilarimin zaten basima hazir olan 4. Cildini bir kez daha gözden geçirdim ve bazi arkadaslarin katkilariyla yeniden düzenledim. Yurda dönüsümden sonrasini kapsayan 5. Cilt de hazir sayilir. Onu da bir kez daha gözden geçiriyorum. Üzerinde çalisirken 2012 Subati’nda HAK-PAR Kadiköy ilçesi salonunda yaptigim konusmanin bir özeti olan bölümü arkadas ve dostlarimla paylasmak istedim. Burada dile getirdiklerim bugün de benim HAK-PAR’a iliskin görüslerimi özet olarak içeriyor.

NEDEN HAK-PAR (28 Subat 2012’de HAK-PAR Kadiköy Ilçesi salonunda yaptigim konusmanin özeti).

18 Subat’ta HAK-PAR’a üye oldugum sirada yaptigim konusmada üyeligimin nedenlerini belirtmistim. Bu konusma medyaya yansidi. Yine de bazi seylere yeniden vurgu yapmakta yarar var.

Ülkeye döndügüm gün verdigim mesajda, ‘umarim Kürtlerin ve Türklerin siyaseti benim gibi 74 yasinda birine muhtaç olmaz,’ demistim. Ama kitlelerin benden de beklentileri var.

Köseme çekilip kalan ömrümü rahatça sürdürmek vardi… Yapamadim. Sorumluluk duydum.

Bir sivil toplum örgütü veya vakif olusturup onunla ilgilenebilirdim. Ama örgütlü siyasetin önemi baskadir; çözüm örgütlü siyasi çalismayla mümkündür. (*)

Neden HAK-PAR?

HAK-PAR küçük ama görüslerime uygun. HAK-PAR Kürt halkinin özgürlük mücadelesi için en dogru seçenek. Dönemin gerektirdigi bir programa sahip ve bir birlik projesi.

Kendi payima bir post beklentisi içinde degilim. Baskanlik umurumda degil. Koltuklar kimseyi büyütmez.

Ama izlenecek politikalarin dogrulugu umurumda.

a) Örgüt Kürt halkinin temel haklarini savunmali;

b) Türkiye’nin demokratiklesmesini savunmali;

c) Barisçi mücadele yöntemlerini izlemeli ve süregelen çatismanin sona erdirilmesi için çalismali;

d) Parti içi demokrasi, özgür tartisma ortami ve seffaflik olmali;

e) Kitle partisi olmayi hedeflemeli.

Bizi baglayan HAK-PAR’in tüzügü ve programidir. Bunu benimseyen herkesle çalismaliyiz; sosyalist, sosyal demokrat, liberal ya da dindar…

Siyasette en önemli sey görüs ve politikalardir; diger bir deyisle saglam pusula gerekli.

Dogru bir politika olmadan bir yere gidemezsiniz.

Bunun yani sira dogru pratik…

Kitleleri böyle kazaniriz. Bu sansimiz vardir.

Kürt halki özgür, onurlu bir yasam istiyor, esitlik istiyor.

Türk halki sorunun barisçi çözümünü istiyor.

Her iki halk da demokrasi istiyor.

O halde Barisçi çözüme vurgu, silahlar sussun…

Esitlik talebi, federal çözüm…

Demokratik nitelikteki her adima destek…

Hosgörü… Hem genel, hem örgüt içi, arkadaslarla…

Önyargilari ve ezberleri asma…

Basarabiliriz…

Bunun için görev almak, örgütlenmek…

Yaptigimiz ise inanmak ve çalismak…

Zamani iyi degerlendirmek…

Küskün arkadaslari yeniden kazanmak…

Yeni kadrolar devsirmek, kitleye gitmek…

Parasal sorunlari çözmek için her kesin gücüne göre katki sunmasini saglamak.

————————————————————–
(*) Bilindigi gibi, 2012 yili Kasim ayinda yapilan HAK-PAR 5. Kongresi’nde Genel Baskanliga seçildim ve iki yilin bitiminde yeniden yönetim planinda görev almadim. Ama bugün de HAK-PAR üyesiyim ve partimizin basarisi için bana düseni yapiyorum. Ayrica 2016 yilinda bir grup arkadasla Özgürlük Yolu Vakfi’ni kurduk ve ben Vakfin baskaniyim. Yani köseme çekilmedim. Bizim gibileri için emeklilik yoktur. Yasam sürdükçe dogru bildigimiz yolda yürümek en dogrusu ve en güzeli…

9 Nisan 2020

Kemal Burkay

Back to top button