Kovid 19
Birkaç aydir dünya bir virüsle cebellesiyor. Deyim yerindeyse tüm ülkeler virüse karsi savas ilan etmis. Ama virüsün umuruna bile degil. Firsati yakalayinca bulasip isini görüyor. Insanlar patir patir ölüyor. Dünya Saglik Örgütü ne yapacagini sasirmis durumda. Dünya varliklarini talan eden, savaslar çikarip iktidarlar deviren, hak hukuk insanlik ve çevreyi hiçe sayarak yeralti yerüstü kaynaklari talan eden emperyalist güçler ne yapacagini sasirmis, altlarini batirmis durumdalar.
Öyle ki; nükleer bombalari,radarlara görünmeyen bombardiman uçaklari, gelismis son model silahlari uzun menzilli füzeleri ve talan ettikleri çil çil altinlari bile fayda etmiyor. Virüs adeta meydan okuyor. Yakaladiginda bulasiyor. Insanlik alemi bilmedigi görmedigi dokunamadigi bir varligin korkusu içinde, maksimum oranda izole olarak yasamaya çalisiyor.On yillardir çevre örgütlerinin Insan Haklari örgütlerinin ve bu konuda çaba içinde olan diger bilumum sivil örgütlerin uyarilarini,bu isin sorumlulari duymazdan geldiler. Dogayi çevreyi tarumar edip, nükleer silah ve füze denemeleri ile dünyamizi yasanmaz hale getirdiler. Bunun sonucu olarak insanlik ailesinin karsi karsiya kaldigi bir durumdur bu.
Burada bir konuya daha deginmek istiyorum. Aslinda Dünyanin Kovid 19’dan daha büyük, ama rahatlikla çözecegi bir baskasorun var. Dorusu basta emperyalist güçler olmak üzere, Birlesmis Milletler, Dünya saglik örgütü, Dünya Gida ve Tarim örgütü ve bilumum benzeri örgütler zan altindadir. Resmi kaynaklara göre Dünyada her gün 25.000 kisi açliktan ölüyor. Bunun disinda konunun uzmanlari Dünyada 5 yasin altinda olan çocuklarin %22’si yetersiz beslenme nedeni ile ‘gelisme bozuklugu olustugu’konunun uzmanlari tarafindan tespit edilmis. Her gün bu kayiplarin oldugu düsünüldügünde bu sorunun daha önemli ve acil oldugu ortadadir. Ve düsünün ölen bu 25.000 insanin 9.000’i dünyanin gelecegini olusturacak çocuklardir.Simdi hangisinin daha önemli bir sorun olduguna varin siz karar verin.
Enperyal güçlerin virüsü bir numarali tehdit görmesinin asil sebebi süphesiz virüsün sistemi isleyemez hale getirip kar marjini düsürmesi ve bu çarkin sürmesini engellemesidir. Bu kaygi nedeni ile mücadele için yüz milyar dolarlar bütçe olusturuluyor. Ama virüs öncesindeki anlayisin degismemesi durumun da benzeri sorunlari gelecekte de yasayacagimiz kesindir. Çözümün ise; önceki anlayisi terk ederek, insan hak ve özgürlüklerinin kisitlanmadigi sömürünün olmadigi adil, çagdas, kaynaklarin savasa degil, insanin, doganin korunmasina ayrildigi bir dünya yaratmaktir. Bu mümkündür ve kaynaklar her kese yeter.
Korona günleri ülkemizde de sikintili geçiyor. Hastaligin ilk günlerinde hükümet ve bazi yerel kurumlar arasinda anlamsiz tartismalar yasandi. Trajikomik ifadeler ve deyim yerindeyse sidik yarislarina tanik olduk. Özellikle yardim ve kampanyalar ile ilgili iktidar ve bazi belediyelerin yasadigi tartisma ve çekismeler herhalde ana okulundaki çocuklarda bile böylesi günlerde yasanmaz.
Ülke ciddi anlamda sikintida iken böylesi tartismalar akliselimin ortadan kalktiginin belirtisidir. Bunu anlamaya ve yorumlamaya insanin akli yetmiyor. Çünkü; alinan tutum ve pozisyon ne insanidir ne de kriz dönemlerinde ortalama bir aklin yönetsel refleksidir. Oysa olmasi gereken basinda Tabipler odasi olmak üzere, Hükümet, Siyasi partiler Sivil toplum kurullari, sendikalar bir kriz merkezi olusturup her kurumun en çabuk ulasacagi potansiyel, onun çalisma alani olmak üzere çalisma alanlarinin belirlenmesi idi. Yine dikkatimi çeken baska bir konu ise yillardir üyelerinden para toplayarak degim yerinde ise bir sermaye sirketi haline gelen sendikalar, meslek odalari gibi kurumlar bence bir bütün olarak sinifta kaldilar. Yapabileceklerinin en azini bile yapmadilar. Bu konuda üye ve taraftarlarina hiçbir sekilde yardim etmemeleri bir yana. Özellikle kayit disi isçi çalisma ve mücadele alanlari iken, bununla ilgili bir çaba içinde olmamalari. Merak ediyorum sermaye sahibi sendikalarin; Kayit disi çalisirken salgin nedeni ile isinden olan isçiler için gerek kendi kaynaklarindan gerekse açilan kampanya veya hükümete baski yaparak olusturup dagittiklari bir kaynak var mi veya girisimdebulundular mi? Böyle bir çalismanin oldugunu sanmiyorum. Oysa kayit disi çalisirken isinden olanlarin sayisinin 4 ila 5 milyon civarinda oldugu söyleniyor. Toplamdabundan kaç kisinin etkilendigini varin siz hesap edin.
Belediyelerin kampanya için açmis oldugu hesaplara iç isleri bakanliginin müdahalesi ise tam bir facia. Yardima muhtaç ailelere, kisilere en çabuk ulasacak olanlar yerel yönetimler ve mahalle muhtarlaridir. Bu konuda bile tahammülün olmamasi tam anlami ile ilkelliktir. Bunun davranisin sebebini ancak bu konuda egitim ve ihtisas görmüs uzman saglikçilar açiklayabilir. Isin dogrusu benim aklim yetmiyor.
Resmi rakamlara göre yüz bini asan hasta (bana göre sayi bundan kat be kat daha fazladir) 4000’e yaklasan ölü ile kornali günler devam ediyor. Ortadogu da yasayan risk gurubu olarak nitelenen benim de içinde sayildigim kesimin bunu rahat atlatacagi kanisindayim. Nedenine gelirsek; bu cografyada 50 yas gurubunun üzerinde olan ve alt gelir gurubuna mensup insanlarin çogu çocuklugunda ya hiç ya da birkaç kez doktor yüzü görmüs. Bu nedenle o dönemlerde dogan çocuklarin %70 -80’i yasama direnmesi ve bagisiklik sisteminin güçlü olmasi nedeniyle hayatta kalmis. Zayif olan hayata tutunamayan ise ölmüs. Takdiri ilahi. Bünyeleri virüs ve salginlara karsi test edilmis. Ben çocukken Van’da bir tane çocuk doktoru vardi, rahmetli Dr. Daim Dirican isiklar içinde yatsin çok iyi bir insandi. Rahmet ve Mihnet le anilacak bir insandi. Van’da benim kusagimda olan bütün çocuklarin doktoru oydu. Özel muayenehanesi vardi. Parasi olsun olmasin gelen çocuklari muayene eder ve parasi olmayan fakir ailelere çocuklarinin ilacini da verirdi. Simdi özel çalisan böyle doktorlar var mi bilmiyorum.
Insanlik ailesi insanlik tarihinde rastlamis oldugu salginlari atlattigi gibi bu virüsü de atlatacagindan eminim. Ama insanlarin düsüncelerinde olusan virüsler nasil yok edilir, isin dogrusu bu konuda en azindan yakin dönem için çok ümidim yok. Ve esas çekecegimiz de bu virüslü zihniyetlerdir. Degim yerinde ise her anlamda zehirli sarmasik gibi sarmislar yasami. Öyle ki toplumun her kesiminde her sinif ve katmaninda bu zehirli sarmasiklarin varligi kendini hissettiriyor. Ve inanin Kovid 19’dan daha fazla rahatsiz ediyor insani. Zehirli sarmasiklar ile ilgili bir yaziyi da daha sonra becerebilirsem yazmak isterim.
Özgürlügün, Adaletin, Hukukun egemen oldugu Kovid 19’suz günler dilegi ile, Saglik, Sihhatle Hosça kalin.
NECATI BAYRAM
Necati Bayram