Latif Epözdemir: Ülke sorunlarini çözmek için tekçi ve irkçi anlayislar bir tarafa birakilmali

BASINA VE KAMUOYUNA
Ekonomik ve siyasal sorunlarin her geçen gün daha da derinlestigi Türkiye’de, bir yandan sinir ötesi operasyonlardan ve oralarda elde edilebilecek olasi bir galibiyetten medet uman egemen anlayis, diger yandan, muhalif olanin ‘öteki’lestirildigi, düsünce ve kanaat özgürlügünün hiçe sayildigi, hukuk sisteminin siyasal iktidar hukukuna dogru evirilmeye çalisildigi bir dönemden geçiyoruz. Içte ve dista yasanan ciddi politik gelismelerin farkli gerekçelerle halktan gizlendigi bir dönemde yasiyoruz. Tüm bu açmazlarin ve çikmazlarin sebebi olarak siyasal iktidar, FETÖ ve PKK tehlikesini isaret ederek, kendisinden olmayan, farkli düsüncedeki hemen her kesin FETÖ yada PKK ile iliskilendirildigi, bir yandan da bazi odaklarin ‘darbe’ olur korkusunu da yayarak halk kitlelerinin sindirilmek istendigi zor bir süreç yasiyoruz.
Geçen dönemde ‘karsitlik’ üzerinden siyaseti ‘makbul siyaset’ haline getiren siyaset çevreleri, bu karsitligin kutuplasmaya, etnik kin ve nefrete, dislamaya ve ötekilestirmeye kadar varabilecegini anlamiyor olamazlar. Ancak iktidari ve muhalefeti ile Türk egemen siyasetinin Kürd meselesinin çözümsüz birakilmasi ve çözüm yolu olarak da güvenlikçi politikalardan; klasik ret ve inkar politikalarindan medet uman eski tarz siyaset anlayisinda israr etmesi üzerine, ülkede terör ve kargasa yaratip ona karsi mücadeledeki üstünlükleri siyasal gelecegine malzeme yapmaktan baska siyaset üretmeyen yoz, dar, tekçi, milliyetçi-irkçi bir siyaset tarzi artik ülkenin basat sorunlarini çözmek konusunda yetersiz kalmaktadir. Eski tarz siyasetle, ülke sorunlarini çözmenin olanagi yoktur.
Böylesi zor kosullarda, geçmiste de oldugu gibi birileri; toplumun sinir uçlarina dokunmak sureti ile ülkedeki kutuplasmayi kitlesel iç kargasaya tasimak istiyor. Cami minaresinden ‘Çaw bela’ okutulmasi, Hirant Dink Vakfi yöneticilerine tehdit mektuplari gönderilmesi, Adana’da Suriye’den gelen bir Kürd çocugunun öldürülmesi, üç milletvekilinin dokunulmazliginin kaldirilmasi, Korona virüsün yarattigi özel yasam kosullarina ragmen kayyum atamalarinin sürdürülmesi, sokak ortasinda islenen kadin cinayetleri, Ankara’da 18 yasindaki Kürd gencinin biçaklanarak öldürülmesi, önce CHP Istanbul Il Baskani Canan Kaftancioglu’na, daha sonra cezaevindeki HDP eski Es Genel Baskani Selahattin Demirtas’in esi Basak Demirtas’ a ve simdi de, Cumhurbaskaninin kizi, Hazine Bakani Berat Albayrak’in yeni dogum yapan esi Esra Erdogan Albayrak’a yönelik ahlak ve edep sinirlarini asan cinsel saldiri gibi tahrikler ve provokasyonlar tezgahlayarak farkli olanlar arasindaki sorunlari kasimak sureti ile bir iç kapisma yaratilmak isteniyor.
Elbette ki ülke bu kosullara kendiliginden gelmedi. Izlenen tekçi ve milliyetçi politikalar, içte ve dista yasanan sorunlar karsisinda barisçi bir siyasetin güdülmedigi, özgürlüklerin kisitlandigi, demokratik yasamin dumura ugratildigi, devlet olanaklarinin iktidar yanlisi bir kisim ‘imtiyazli’ kisilere peskes çekilmesi, hukukun üstünlügü yerine üstünlerin hukukunun esas alindigi, yarginin yasamanin emrine girdigi, yürütmenin yargi üzerinde siyasal bir hukuk olusturdugu, Kürd sorununa adil, esit ve barisçi demokratik çözümüne yanasilmadigi böylesine gergin bir politik zeminde tüm bu kutuplastirmalara, edep ve ahlakdisi cinsel ve etnik saldirilara olanak dogmakta ve bu türden menfi olaylarin olusmasina firsat vermektedir.
HAK-PAR olarak diyoruz ki, karsitlik üzerinden siyaset, kutuplastirma ve ötekilestirme, kargasa ve çatismaya götürür. Ülke sorunlarini çözmek için tekçi ve irkçi anlayislar bir tarafa birakmali, barisçi demokratik çözümleri tartismak ve siyasal diyalog gelistirmek gerekir.
HAK-PAR her seye ragmen siyasetçilerin ve devlet adamlarinin ailesi, esi ve çocuklarini siyasetin öznesi yapip çirkin, ahlak disi ve edep sinirlarini asan tüm cinsel ve etnik saldirilari siddetle kiniyoruz. Son olarak sosyal medya üzerinden benzer bir saldiriya maruz kalmis olan Esra Albayrak’a yapilan bu çirkin cinsel saldiriyi da nefretle kiniyoruz. Bu tür saldirilar kimden gelirse gelsin ve kimi hedef alirsa alsin asla tasvip edilemez ve kat’a cezasiz kalmamalidir.
01.07.2020
Latif EPÖZDEMIR
Hak ve Özgürlükler Partisi /HAK-PAR
Genel Baskani
Dengê Kurdistan