Makale

Mecliste Kürdistan polemigi

Geçtigimiz günlerde, HDP Urfa milletvekili Osman Baydemir TBMM konusmasina baslarken ‘Kürdistan’dan seçilmis milletvekili’ oldugunu söyleyerek baslayinca TBMM Meclis Baskanvekili A. Bahçekapili; Osman Baydemire “Kürdistan nerede /neresi” diye sorunca; Baydemir kalbini isaret etmis. “Burasi / burada” demek istemis. Sempatik bir davranis elbette. Lakin Kürdistan bir cografyadir. Daglari, köyleri, nehirleri, sehirleri ve insanlari olan, dil ve lehçeleri ve kadim bir tarihi olan bir yerin adidir.

TBMM’nin saygideger milletvekilleri çikarin artik baklayi agzinizdan. Sizin yillardir’ dogu ve güneydogu Anadolu’ kavrami ile isaret ettiginiz yer aslinda Kürdistandir. Kürdistan’i Anadolu’nun ‘dogu ve güneydogusu’ gibi göstermek, Kürdistan cografyasinin tarihsel ve demografik yapisini sarsmaya hizmet etmektedir. Bunu siz bilinçli olarak yapiyorsunuz. Elbet Kürdistan Anadolu’nun dogu ve güneydogusunda yer alan bir kara parçasidir. Ama o kara parçasi ‘Anadolu’ degil kendine has özellikleri olan farkli bir cografyadir ve adi tarihte ‘Kürdistan’dir.

Kürtlerin ülkesinin adi M. Ö. 612 yilina kadar MED ülkesi iken M. S. 1200 yilindan bugüne dek ise KÜRDISTAN olarak bilinmektedir. Tarihçiler ve cografyacilarin bu tespitine göre bu her iki tarihsel adla anilmis olan MED ve Kürdistan ülkesinde Kürtler nüfusun büyük çogunlugu olusturan ‘ana ulustur. Kürdistan’da farkli kültürler gösteren ulusal azinliklarin varligi da tartisma götürmez bir gerçektir. Bu baglamda ülkesi dört parçaya bölünmüs olan Kürtler, Türkiye, Iran, Irak ve Suriye’de ‘azinlik’ statüsünde degildir.

Keza her Kürdün bilincinde ve kalbinde bir Kürdistan vardir. Osman Baydemirin bu’artistik/romantik’ söylemi gönül oksamaya hizmet eder. Lakin Kürdistan, soyut, romantik ve duygusal bir kavram degildir.

Önemli olan Kürdistan’dan seçilip gelmis olmak degil, önemli olan Kürdistani durusa sahip olmaktir.

Nitekim , AKP ve CHP hatta MHP den de Kürdistan’dan seçilip TBMM girmis olan sayilari 100’e yakin milletvekili vardir.

Diyap Aga da Kürdistan mebusuydu. Ama o ve diger bir çok ‘Kürdistan Mebusu’ tarihe hangi sifatla geçtiler?

Eger TBMM’de, “Kürdistan’in” neresi oldugunu merak edenlere Kürdistan’i dünya cografya haritalarinda gösteremiyorsaniz, bari Osmanli arsivlerindeki Kürdistan haritasini gösterin. Olmadi, Mustafa Kemal’in söylevlerine bir bakmalarini söyleyin, o da akliniza gelmiyorsa ilk meclis tutanaklarinda Kürdistan’in neresi oldugunu bakmalarini salik verin.

Eger bunlari yapamiyorsaniz nereden milletvekili seçilmis oldugunuzun bir önemi yok.

Kürt siyasetçiler, 47 yil önce DDKO saniklari durusma salonlarinda, 50 yil önce TKDP saniklari agir ceza mahkemelerinde ve 37 yil önce Kürdistanli yurtseverler 12 eylül zindanlarinda Kürdistan’in neresi oldugunu soranlara göstermisti.

Hadi diyelim ki tüm bu tarihlerden habersiz siyasetçilersiniz. Peki ey her seferinde ‘Osmanli torunu’ olmakla övünen ‘Türk’ kalemsör ve demogoglari, merak edip kendi ‘ecdadimiz’ dediginiz adamlarin yazdiklarina söyle bir baksaniza. .

Siz zahmet etmeyin, ben kisaca hatirlatmalar yapayim sizler için.

Türk dilbilimci ve arastirmaci Semseddin Sami 1901 yilinda Kamusül Alem adli eserinde, ‘Kürdistan: ‘Memâlik-i Osmâniyyede hudûd-i Irâniyyenin iki cihetinden ve cezîrenin sark ve simâl taraflarindan ibâret yer. ‘ Sadelestirilmis hali ile ” Kürdistan: Bati Asya’da, en büyük bölümü Osmanli imparatorlugunda ve bir bölümü Iran’a bagli olup, orada yasayan insanlarin çogunlugunu olusturan Kürt halki adiyla adlandirilmistir. ” diye bahsetmistir. Kürdistanin neresi oldugunu israrla bilmek istemeyenlere yine S. Sami bu kez su tanimi sunuyor:’ Ayni arastirmaya göre ‘ Kürdistan, Urmiye ve Van göllerinin kiyilarindan Kerhe (Kerxe) ve Diyale irmaklarinin kaynaklarina ve Dicle’nin akis yatagina dek uzayip, kuzeybatiya dogru sinirlari Dicle’nin akis yatagini izleyerek, Firat’i olusturan Karasu yatagina ve oradan kuzeye dogru, Aras havzasini Firat ve Dicle havzasindan ayiran su ayirimi çizgisine kadar ulasir. ‘

Kasgarli Mahmut ‘Divani-Lugat-ül Türk’de, Kürdistani merak edenlere yardimci olmustur. 1074’te Kasgarli Mahmut tarafindan çizilen Dünya haritasina göre, “Erdu’l-Ekrad”ile Kürt yurdudur. Buna göre, ‘Erd’ toprak demektir. ‘Ekrad’ ise Kürt demektir. “Erdu’l-Ekrad” Kürtlerin topragi anlamina gelmektedir, yani Kurdistan demektir.

Evliya Çelebi , 1640-1655 yillari arasinda Kürdistan’i dolasarak burasi ile ilgili gözlemlerini Seyahatnamesinde yazmistir. Evliya Çelebi, Kürdistan için “Memâlik-i Azîm” ifadesini kullanmaktadir.

Türklerin “tarihimiz” dedigi cumhuriyet öncesi her vesikada Kürdistan telaffuz edilmis, neresi oldugu tarif edilmistir. Kürdistan sözcügünün Türk siyaset literatüründen çikarilmasi cumhuriyet sonrasina dayanir. .

Geçmisten sunulabilecek bir çok örnekten sadece bir kaçini hatirlatalim.

Örnegin:’1515’te Yavuz Sultan Selim’in yayinladigi Padisah Fermaninda ‘Kürdistan’ adiyla anilan bu topraklar, idari yapi olarak yönetimin Kürt beylerine Beylik namiyla verilmistir. Yavuz Selim ve Idrisê Bedlisinin “federasyon” hükümet sözlesmesinde de Kürdistan tanimlanmistir.

1527’de Osmanli Imparatorlugu’nun idari taksimatini gösteren defterde (Topkapi Sarayi Arsivi, D 5246) Vilayet-i Kürdistan çok net olarak belirlenmis ve bu cografya içinde Kürt Beylikleri teker teker gösterilmistir. Kanuni Sultan Süleyman fermanrewalarinda sürekli Kürdistan demistir.

1846 yilinda, Bedirxan Bey ve diger Beylerin önderliginde Kürtlerin çikardigi isyanlar nedeniyle yapilan askeri harekatta hizmeti görülenlere verilmek üzere murassa, altin ve gümüs olmak üzere üç çesit cografi bölgeyi içeren ‘Kürdistan Madalyasi’ hazirlanmistir. O altinlar Kürtler arasinda hala ‘zêrê Mecîdi’ olarak hatirlanir.

Istanbul Bogazi’ndaki yalisi ile taninan ve Tanzimat Dönemi’nin önde gelen devlet adamlarindan Sadullah Pasa’nin, Sultan II. Mahmud Türbesi yaninda bulunan kabrine ait mezar tasinda da: ‘. . . Esbak Kürdistan Valisi …’ diye bir kitabe yazilidir ve bu mezar tasi hala bu yaziyla birlikte durmaktadir.

1877-1878’de Osmanli Devleti’nin Ortadogu’daki topraklarini gösteren haritada bugün Kürtlerin üzerinde yasadigi ve kendilerine vatan kabul ettikleri bölge, ‘Kürdistan’ olarak isimlendirilmis ve gösterilmistir. Bu belgelerde gösterilen Kürdisan’in Iran tarafinda kalan kismi gösterilmemistir. ‘ ( Osman Aydin Makalesinden)

Sultan Abdülhamit Kürdistandan ( Bitlis, Elazig, Erzurum, Diyarbakir, Van) topladigi yardim paralari ile yaptirdigi geminin adini ‘Kürdistan’ gemisi koymustu ve Bogaz içinde sefer yapan gemi kayitlara da bu adla geçmistir.

Irak Tarihi Eserler Dairesi müdürü Sr. Sidney Smith’in ve tarihçi Vladimir Minorsky’nin tespitleri demografik olarak Kürt ve Kürdistan gerçegi konusunda detayli bilgiler sunmaktadir

Mustafa Kemalin meclis tutanaklarina geçmis olan ‘Kürdistan’ telafuzu ne yazik bugünkü meclis üyeleri ve TBMM baskanvekili A. Bahçekapili tarafindan bilinmiyor.

‘Kürdistan’da Kürtlerin Fransizlar ve özellikle Irak sinirinda Ingilizlere karsi düsmanligini silahli çarpismayla durdurulamaz bir düzeye vardirmak ve yabancilarla Kürtlerin birlesmesini engellemek asamali olarak yerel yönetimler kurulmasinin zeminini hazirlamak ve bu yolla yürekten bize bagliliklarini saglamak Kürt yöneticilerinin sivil ve askerlik görevleriyle görevlendirilerek bize bagliliklarini pekistirmek gibi genel yollar benimsenmistir. TBMM Baskani Mustafa Kemal. ” (TBMM. Gizli Celse Zabitlari, Türkiye Is Bankasi Kültür Yayinlari, Ankara, 1985, Cilt: 3, Sayfa: 550)’

“Arkadaslarimin bu alçakça suçlamaya karsi ne diyeceklerini bilemem. Yalniz kendi adima açikliyorum ki; Benim Anafartalar’da, Kürdistan’da, Suriye’de, baslarinda bulunmaktan kivanç duydugum kahraman ordular, haydutlarin degil, Osmanli ulusunun namuslu çocuklarindan kurulmustur. ” (Öyküleriyle Atatürk’ün Özel Mektuplari, Sadi Borak, Çagdas Yayinlari, Istanbul, 1980, Sayfa: 139)

Geçtigimiz yillarda, Reis Receb Tayib Erdogan, TV programinda, Kürdistan demisti. Kanal D Televizyonunda Hande Firatin sorularini yanitlarken Kürdistan ve eyalet demisti. Hatta 2023 hedeflerinde eyalet sistemine geçilmesini ön gördüklerini söylemistir. Bahçekapili mutlaka reisin bu programini yeniden izlemesi ve feyz almasi gerekmektedir.

Latif Epözdemir

Back to top button