Mithat Sancar Kürdlerin tarih bilincini karartma sevdasina düsmüstür

TBMM’nin 100. Kurulus Yil Dönümü özel oturumunda 17 dakika süren bir konusma yapan HDP Genel Baskani Mithat Sancar’in Mustafa Kemal’e olan hayranliginin disa vurumu anlamina gelen sözleri, Kemalist ideolojiyi aklama girisimidir.
Sancar bu konusmasi ile Mustafa Kemal seviciligi yapmakta ve bilinçli olarak tarih bilincimizi karartip manipüle etmektedir. Görünen odur ki, HDP de diger Türk partileri gibi Kemalist ideolojiden, resmi görüsten medet ummakta, eski tarz Türk siyaseti platformlarinda kendine yer aramaktadir.
Bilindigi gibi klasik Türk egemen siyaseti, -sagi solu fark etmez- Atatürkçülük konusunda yarismakta, gidasini ulusal varlik olarak Kürd ulusal sorununu ve Kürdistan olgusunu ret ve inkar etmekten almakta, bayraga sarilarak devleti kutsamakta, Kürdlerin kolektif ve ulusal hak ve özgürlüklerine karsi ciddi barikatlar kurup, gerektiginde kendi iç çeliskilerini bertaraf ederek Kürdlerin temel haklari söz konusu oldugunda tereddütsüz olarak ‘milli mutabakat’ ruhunu hayata geçirmektedir.
Mustafa Kemal’in ilk meclis yillarinda Kürdler ve Kürdistan sözcüklerini telaffuz ettigi 22 resmi belgenin arsivlerde bulundugu bilinmektedir. Bu belgelerin çogunda ve özellikle de BMM (Henüz ‘Türk’ kelimesini almamisken) oturumlarindaki söylemler ve tartismalardan anlasildigi kadari ile Kürdlere özerklik verme yanlisi gibi bir yol izlendigi, bilinçli bir algi operasyonu ile Kürd milli potansiyelini, etkisizlestirmek, Kemalist kurumlasmaya tabi kilmak amacina yönelik oldugu da bilinmektedir. Bu anlayis Kemalist kurumlasmanin insa süreci tamamlandiktan sonra son bulmus, mutlak güç olarak tekçi ve Türkçü anlayis hayata geçirilmis, egemen ideoloji haline getirilerek de terk edilmistir.
Kemalizmin en çarpici manipülasyonu Lozan’da dile getirilmis, uluslararasi toplumun algilarini etkileme amaçlanmistir. Bu anlayisin temsilcisi Ismet Inönü, ”Türkler ve Kürdler Türkiye Cumhuriyeti’nin ana unsurlaridir. Kürdler bir azinlik degil, millettir; Ankara Hükümeti hem Türklerin hem de Kürdlerin hükümetidir” diyerek resmi açiklama yapmistir. Bu görüsler Lozan Konferans tutanak ve belgelerinde kayit altina alinmistir. Bu ifade ile Kürdler lehine olusan kamuoyunu bilinçli olarak dagitma hedeflenmistir. Ayni Inönü, Lozan sonrasinda Sêx Said ulusal hareketi esnasinda acilen göreve getirilmis ve Kürdlerin yükselislerini bastirmak için ‘Takriri Sûkun, Sark Islahat Plani’ gibi yasa ve uygulamalar esliginde hayata geçirilerek bizzat uygulatilmistir.
Resmi Kemalist ideoloji; Halk Evleri, Yatili Bölge Okullari, Köy Enstitüleri, Türk Ocaklari, Yetistirme Yurtlari, Olgunlasma Enstitüleri gibi kurumlarla Kürdleri asimile etmeye çalisti. Tevhidi Tedrisat Kanunu, Tekke ve Zaviyelerin kapatilmasina dair kanunlar ile de Kürdçe egitim ve ögretime son verilmistir.
Keza, tekçi ve Türkçülükte karar kilmis olan o dönemde Mustafa Kemal’in öncülügünde insa sürecini tamamlamis olan Türk siyaseti, yaygin, makbul ve geçerli tek icazetli siyaset kurumudur. Kemalist anlayis, Sark Islahat Plani, Istiklal Mahkemeleri, Takriri Sükûn, Mecburi Iskân, Tunceli Kanunu, Mahalli Idareler Kanunu ve Umum Müfettislikleri gibi yasal düzenlemelerle Kürdlere karsi topyekûn bir ‘sindirme’ siyaseti gütmüstür. Tarihi belgeler Dersim katliaminin emrinin Mustafa Kemal tarafindan verildigini kanitlamaktadir. Bu uygulama ve yöntemlerle Kemalist ideoloji ”zafere” gitmek için akla gelebilecek her türlü yol ve yöntemi denemistir. Kemalist resmi görüsü esas alan Türk siyaseti bugüne dek Kürd ulusal mücadelesini engellemek için; ret, inkâr, tedip, tenkil, iskan, entegrasyon, asimilasyon, manipülasyon, askeri harekatlar, idam fermanlari, adaletsiz yargilamalar ve buna benzer tüm sömürge uygulamalarini tereddüt etmeden hayata koymustur.
Simdi Sayin Sancar’a sormak istiyorum..
Bugüne dek Kürdlerin özgürlük mücadelesini engellemek üzere hazirlanan tüm bu yasa ve uygulamalarin, Mustafa Kemal’in bilgisi disinda yasam bulduguna inaniyor musunuz?
Belli ki aksine inaniyorsunuz ama Kürd ulusu inanmiyor!
Tarih, HDP genel baskanini yalanliyor!
Belli ki, Anayasa Profesörü Mithat Sancar’in Kürd ve Kürdistan tarihinden haberi yok ya da bilerek gerçekleri sümen alti ediyor. Sancar, Mustafa Kemal seviciligi kervanina katilma telasindadir. Derdi, yürürlükteki sisteme uyum saglamak ve asli görevini yerine getirmektir.
HDP’yi egemen Türk siyasetine entegre etmeyi ‘ulusal bir görev’ olarak gören bu anlayis Kürd dostu bir anlayis degildir!
Mustafa Kemal’i aklama çabalari, Kürd tarih bilinci ile örtüsmemektedir!
Mustafa Kemal’in Kürd meselesini nasil çözmek istedigi; belgeler, olaylar, raporlar, yasalar ve uygulamalarla ortada iken Sancar’in bunlardan habersiz oldugunu savlamak olanaksizdir. Sayin anayasa profesörü Sancar elbette tüm bu gerçeklerin bilincinde ama gel gör ki, onun payina da hileli algi yönlendirme düsmüs görünüyor.
Kuskusuz, Sancar’in söyledikleri HDP’nin parti siyasetini baglar. Hal böyle iken, ‘yurtsever’ HDP’lilerden ses çikmiyorsa bu son derece vahimdir. Kimi yanar-döner Kürd siyasetçinin de hala bu anlayista olan bir partinin ‘Kürd’ partisi oldugunu savunmasi ise ‘eklemlenme’ sürecinin, baska bir deyisle tabi olma sürecinin tamamlanmis oldugunu göstermektedir.
HDP genel baskaninin övgüler dizdigi Mustafa Kemal bir ulusal varlik olan Kürdleri ”tebaa” hâline getirmek konusunda çok ciddi çabalar sarf etmisti. Simdi bu bayragi Mithat Sancar devralmis görünüyor.
Bu bilinçli bir politikadir. Öngörülenin hayata geçirilmesi demektir. Kürdler arasinda yeni bir pencerenin açildiginin isaretidir. Kürdleri sisteme entegre etme görevinin yerine getirilmesi telasidir.
Arap kökenli oldugu için belki bilmiyor olabilir. Sayin Sancar’a Kürdlerin bir sözünü hatirlatmak yerinde olabilir;
Here begêmin here.
Latif EPÖZDEMIR
HAK-PAR Genel Baskani
Latif Epözdemir