Musul harekati baslarken
Musul operasyonu ABD öncülügündeki koalisyon güçleri tarafindan baslatilmis bulunuyor.
Simdilik havadan bombardimanlar ve top atislariyla kara harekâti için zemin yumusatiliyor.
ISID’ ten 2014 haziranindan bu yana birinci derecede önemli dayanagi olan Musul’un bir an önce alinmasi bölgede kurulacak yeni düzen içinde önemlidir.
ABD de iktidarda olan demokratlar, seçimlerde ellerini güçlendirmek için ISID terör örgütüne karsi kazanilmis bir zafere ihtiyaci olmali ki Musul operasyonu için henüz pürüzler giderilmeden baslamis oldu.
Sorun Musul’u almak degil, Musul’a hangi kara güçlerinin girecegi ve alindiktan sonra nelerin yasanacagi, kimlerin elinde kalacagidir.
Iran, kontrol ettigi Irak Merkezi Hükümeti ile bölgede nüfusunu arttirmakta, Sii yerel güçler ile PKK’nin de aralarinda oldugu kimi Kürt gruplarini yönlendirmektedir.
Musul’a da ABD öncülügündeki koalisyon güçlerinin destegi ile sadece bu güçlerin girmesini istemektedir.
Türkiye ise Iran’in bu hamlesinden siddetle rahatsiz ve kimi Türkmen gruplar ile Sünni asiretlerin bir kismina dayanarak, bölgede bulunan askeri varligi ile Musul operasyonuna katilmak istemektedir.
Iran Siileri, Türkiye Sünnileri yanina alarak bölgede karsi karsiya gelmektedir.
Güney Kürdistan Hükümeti de bu operasyonda önemli aktörlerden biridir.
Pesmerge gücü ile geçmiste Irak Merkezi Hükümetinin, 2014 ten beri de ISID terör örgütünün isgali altindaki Kürdistan topraklarini almak ve ISID’i Musul dâhil bölgeden süpürmek istemektedir.
Çok yerinde bir kararla, agir kayiplara neden olacagi ortada olan kent merkezine girmek, agir kayiplar verip, ‘Kerbela’nin intikamini alma’ yeminleri eden Sii milislerin muhtemel katliamlarinin ortagi olmak yerine, Musul çevresindeki Kürt topraklarini almak ve oralarda kalmayi planlamaktadir.
Sonuç olarak ISID terör örgütüne karsi sadece havadan saldirilarla yürütülen etkisiz mücadele yerine, ilk kez somut, sonuçlari itibariyle etkili bir operasyon yapilmaktadir.
Irak petrol kaynaklari açisindan tüm dünya açisindan birinci derecede önemli stratejik bir ülke.
Irak üç ana unsurun yasadi bir ülke. Siiler, Sünniler ve Kürtler
Petrol kaynaklari da neredeyse bu üç kesime adil bir sekilde dagitilmis gibi.
Siiler için Basra, Suniler için Musul, Kürtler için ise Kerkük petrol kaynaklari
Irak 1. Dünya Savasi sonrasi zoraki olusturulan bir devlet.
Bu devlet yapilanmasi büyük zengin dogal kaynaklarina ragmen yoksulluk ve aci üreten bir devlet oldu.
Iç karisikliklar, isyanlar, baskaldirilarla, zulüm ve katliamlarla bu güne dek geldi.
Bu gün Irak’ta yasanan acilar ve yikimin boyutlari o kadar büyük ki Sünnilerin, Siilerin ve Kürtlerin yeniden bir arada yasamalari mümkün görünmüyor.
Zorlamanin da bir anlami yok.
Irak’ta baris, huzur ve kalkinma ancak bu kesimlerin üç ayri devlet olarak yeniden yapilanmasiyla mümkün olacaktir.
Aksi halde hem bölgesel hem de küresel barisi kirilgan hale getiren sorun kaynaklarindan bir olan Irak’ta bu kanli, yoksulluk, aci ve terör yaratan kaos da dis müdahaleler de hep olacaktir.
Arif Sevinç