Oynarken, üstünü kirletmis çocuklar -I

Mahsumane bir sekilde henüz küçük yaslarda, yemek yerken, oynarken üstün kirleten küçük çocuklari, degerlendirmelerimden tenzih ederek bu makalemi yaziyorum. Benim oynarken üstünü kirleten çocuklar derken, onlar herbirinizin, etrafindaki, ailenizdeki, sosyal toplumdaki, özellikle, siyaset alanindaki oyun oynarken üstlerini ve etrafini kirleten ergen çocuklarindan söz ediyorum.
Çocuklar; dogumundan ölümüne kadar temiz kalmazlar. Içinde yasadigi toplumsal yapi içinde yetistigi aile, sosyal siyasal, kültürel, yapilarin gelismis ve geri kalmisligiyla orantili olarak gelisirler ve huy edinirler.
Anne karninda ya da bebeklik çagi ile erginlik çagi arasindaki gelisme döneminde bulunan insan. Çocuk olarak tanimlanir. Bu çocukluk süreci, bilimsel olarak dogru kabul görüyor olsa da. Ben toplumumuza baktigimda, bu belirlemenin kimi insanlarda, ilk dogustan ölünceye kadar çocuk-büyümemis ergenler’ olarak tanimliyorum. Ve bu büyümemis çocuk ergenlerin kimisi inanilmaz sevimli, ama kimisi de afacan’çocuklar gibi, ne söyleyecegini, nasil davranacagini, sözünü ölçmeden tartmadan, bazen de bilinçi olarak, binbir emegi heder eder, karsisindakini provake edercesine söz söyleyenlerdir. Yapacagimin, düsündügünün, söylediginin, karsisindakini ne derce etkiler diye düsünmeyen, mahsum’lugunu yitirmis erganlik tavirlarini huylarini henüz üstünden atamamis, büyümemis çocuklardir. Oyunda oynarken, kirlenir, kahabahati kendined arama yerine, kirlenmenin kabahatini, aile büyüklerinin, oyun arkadaslarinin üzerine atmaktan da çekinmezler.
Bebeklik çagi ile erginlik çagi arasindaki gelisme döneminde saglikli bir seyir izeleyenler, saglikli ergen üretken ve adalet duygulari gelismis insandir. Tipki ham bir elma armut gibidirler. Olgunlasmis yetismis armut’un damakta biraktigi tat nasilsa, olgunlasmis, küçük yasdaki 7de de70 de de tipki bu kivaminda, her söyleyecegi aci söz de olsa, dinine de, insana da küfür etselerde alinmazsin. Kirilmazsin. Ama ham ise, tadi da, sözü de hamdir. Tâldir.
Peki bu dervis gibi, olgun bir meyva tadinda olmak, kivaminda bir yemek olmak, bir asure kadar karisik ama tadinda kivaminda, ayarinda olmanin erdemliligi ne kazandirir insana.
Bu tüm farkli alanlardaki farlilikliga ragmen, yanyana içi içe geçisteki baglantiyi kuran her birey, ergenligini tamamlamistir.
Sokaga çiktiginda da,dosta düsmüna karsida, evinde oynarkende, mahkemeye çikarken de, yol yürüdügünden ayrilsa da, yaz kis, bahar, fark etmez. Mevsime göre, saglikli ve ona uygun donanlimli giyimlerle kendini kusatirsa, önlemler alirsa, kirlenmez. Ama rast gele, yagman yagmurda semsiye alinmasi gerektigi söyleyen çocuk, ergen semsiyesini almaz yagmurlugunu giymezse, ayagina çizme giyinmezse islanir. Ayagida bis suya batar. Kendi de kirlenir, gidip bastigi ortam da kirlenir.
Büyük’lere yakismayacak biçimde düsüncesizce davranan,bilinçli bir kayisa sebep verenler, bulundugu çizgiden kayan, sürdükleri arabalarinda, kavsaklarda giderken, dönemeçli yollarda tam dönüsleri yolun nizamina göre degil, toz dumandan gözü kör olup, yolunu sasiranlar, kazalara sebep olan kimseler tam da bu makalemin konusu.
-küçümseme yoluyla, belli bir iste yeteri kadar tecrübesi ve yetenegi olmayan kimse olarak da , çocuk olarak tanimlaniyor. Elinizi vicdaniza koyarak bir düsününce toplumumuzda, hele hele siyasi arenada, alingan ve saldirgan ergen çocuklara bakinca durumumuzun ne kadar vahim bir halde olduguna kafa yormanin elzem oldugudur.
Burda size bir çocuk yetistirmesi üzerinde nutuk atacak degilim. Ancak, herkes kendi; siyasal,aile kültürü ve görüdükleri ve kendilerini gelistirdikleri içinde bulundugu siyasal atmosfer oraninda, yasama bakarlar. Olaylari degerlendirirler. Bir tabloyu çizer, bir siir , bir roman, bir film senaryosu yazarlar. Ve okuduklarini kendi bilinç düzeyiyle ele alir. Kendilerine pay çikarirlar.
Yine, toplumu meydana getiren en küçük ve temel sosyal kurum olan çekirdek ailenin yerini, bizim gibi toplumlarda bir diger çekirdek aile de siyasal alanda edindigin ailedir. Bu aile, zorunlu kan bagi olmayan, ancak can bagi diyebilecegimiz bir ailede büyüyen çocuklar. Tipki kendi özel çekirdek ailesi içinde büyen ve oynarken kirlenen çocuklarin, mahsumiyetlerini yitiren çocuklar. Siyasal alanlarda da karsilasiyoruz. Agzi, dili, yaptigi üstü basini batiran ergen çocuklar da var.
Simdi diyebilirisiniz ki, oyun oynayan çocuk kirlenir, iyi de, o kirlenmemesi gerektigi, ne yaparsa kirlenmeyecegini, anne babasi büyükleri, ya da içinde bulundugu sosyal siyasal, dini yapilarda her seferinde dogrunun yolu, ahlakli olmanin, vicdanli olmanin, hosgörülü olmanin, güzellikleri anlatilirken, ihanet etmenin, arkadasini satmanin, kötü bir sey oldugu henüz çocuk yasta söylenip, ögretilmiyor mu?
babam’ bize su ögüdü de verirdi: Biriyle çesmeye suya gidileceksen, gidecek arkadasini da iyi seç derdi. Çünkü çesmeye kadar gelir, su içmeye baslayinca susuzlugu geçince, ya da yemek yemek yerinde yemegini yiyip doyup, ben artik yokum. Yari yolda birakanla yol gidilmez. Arkadaslik yapilmazdi. derdi. Yine derdiki; kendine ihanet eden, kendine karsi küfürbaz olan karsisindakine de hakaret etmekten kendini kurtaramaz.
Çünkü, ergen çocuklar düsünsel gelismisligini bir bütünlük olarak gerçeklestirmemislerse. Alingan da olur, saldirgan da. Küfürde eder, kabadayilik da eder, siddet de uygular, söylecegi sözün nereye ulasacagini, karsisini nasil yaralayacaginin çok farkinda olmayan, kendini’güçlü’ his eden adam’lar. Ihanet de eder. Dedikoduda eder. Kisacasi, insan olma dilini seçmekte zorlanan ergen çocuklar, her türlü eril egemen zihniyetin sürdürücüleri konumuna düserler.
Devam edecek.20.05.2021
Necla Çamlibel