Özal’in nasil öldürüldügünü itiraf etti!

Zirve Yayinevi cinayetleri davasinda yargilanan Ilker Çinar Özal’in ölümüyle ilgili bomba bir iddia ortaya atti.
Zirve Yayinevi cinayetleri davasinda yargilanan Ilker Çinar Özal’in öldürülme sürecinde tanik oldugu gerçekleri anlatti. Özal’in PKK’yi destekledigi bilgisinin yayilarak suikaste gerekçe gösterildigini anlatan Çinar polonyum 210 verildigini söyledi.
Malatya’daki Zirve Yayinevi cinayetlerine iliskin davanin tutuksuz saniklarindan Ilker Çinar, Malatya TMK 10. Maddesiyle Görevli Cumhuriyet Savcisina 28 Aralik’ta verdigi ifadede eski Cumhurbaskani Turgut Özal’in fiziksel ömrü 134 gün olan rakyoaktif madde polonyum-210 öldürüldügünü iddia etti.
Malatya TMK 10. Maddesiyle Görevli Cumhuriyet Savciligi, Özal’in mezari açilmadan önce suikast oldugunu öne süren Zirve Yayinevi davasi sanigi Ilker Çinar’a otopsi islemi sonrasi bu iddialarini tekrar sordu. Çinar’in 5 Subat’ta verdigi ifadeler ‘Özal, amerikyum-241 ile polonyum-210 verilerek öldürüldü’ seklinde medyaya yansimisti. 28 Aralik’ta tekrar ifadesi alinan Çinar, ayrintilara da yer vererek iddialarini yineledi.
ÖZAL’IN KALP KRIZIYLE SUIKAST YAPILDIGI SÖYLENDI
1993 yilinda Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi (TUSHAD) tarafindan Tarsus’ta görevlendirildigini anlatan Çinar, Ankara’daki Güvercinlik Jandarma Okullar Komutanligi’nda birebir egitim almak için gittigi sirada Özal’a kalp krizi sonucu bir suikast yapildiginin görevliler tarafindan kendisine söylendigini öne sürdü. Özal’in mezari açilarak otopsi yapilmadan önce 5 Subat 2012’de savciliga verdigi ifadede benzer iddialari dile getiren Çinar, otopsi islemi sonrasi verdigi bu ifadede ise ortaya çikan verilerin kendisini teyit ettigini savundu.
RAPORU OKUDU
8. Cumhurbaskani Özal’in ölümü hakkinda Istanbul Adli Tip Kurumu tarafindan hazirlanan raporu okudugunu belirten Çinar, “Özal’in aslinda kalp krizi seklinde olmayip, kendisine verilen polonyum-210 radyoaktif maddenin etkisiyle olusturulan kalp krizi sonucu yapilan bir suikast oldugunu, misyonerlik faaliyetleri kapsaminda TUSHAD tarafindan Tarsus ilçesinde görevlendirildikten sonra sonra, iki kez daha birebir egitim almak amaciyla Ankara ili Güvercinlik Jandarma Okullar Komutanligi’na gittigimde TUSHAD görevlileri tarafindan bizzat bana söylenmisti. Bu hususun bana söylenme tarihi 1994 veya 1995 yilidir. Bu görüsme sirasinda ayni zamanda Jandarma Genel Komutani Esref Bitlis’in ölümünün normal bir kaza seklinde olmayip kaza süsü verilmek suretiyle bir suikast oldugu da anlatilmisti. Özal’in otopsi raporunda amerikyum-241’e rastlanilmamasi, fiziksel ömrü 134 gün olan polonyum-210 maddesi hakkinda bilgi edinilmesinin mümkün olmadigi, benim 5 Subat’ta verdigim beyanlarimi bir nevi teyit etmistir. Daha önceki beyanlarimda kalp krizine yol açacak ‘her Beyaz Kuvvetler mensubunun bildigi ve bulundurdugu’ bu maddelerin verildigini, Özal’a verildigini, eski Cumhurbaskani’nin bu ilaçlar nedeniyle kalp krizi sonucu vefat ettigini, özellikle bu ilaçlarin verilmesinin nedeninin ise kanda yapilan kontrollerde tespitinin zor oldugunun bilinmesi oldugunu belirtmistim.” ifadelerini kullandi.
Istanbul Adli Tip Kurumu tarafindan Özal’in naasiyla ilgili otopsi raporunu okuduktan sonra polonyum-210 verildigini anladigini anlatan Çinar, “Bu rapordan sonra artik ben Özal’a verilen zehrin polonyum-210 oldugundan emin oldum. Bu bilgilerin bana söylenmesinin nedeni, neyin iyi neyin kötü oldugunu bilmem gerekmesinden dolayidir. Bana bir nevi bilgilendirme yapilmisti.” dedi.
ÖZAL PKK’YI DESTEKLIYOR
Kendisine ‘Cumhurbaskani Özal’in PKK terör örgütünü destekledigi, gerçeklestirmeyi düsündügü Kürt açilimiyla Kürdistan’in kurulmasina yardimci oldugu, uyguladigi serbest piyasa ekonomisiyle Amerikan emperyalizmine hizmet ettigi, devletin üniter yapisi ve bekasi için tehdit olusturdugu için Özal’in devlet için zararli kisi kategorisine alindigi, bu nedenle Özal’a yönelik kalp krizi süsü verilmek suretiyle suikast yapildigi’ anlatilmisti. Ben o zamanlar TUSHAD’i ülkenin üniter yapisini korumak amaciyla olusturulmus bir birim olarak gördügüm için bunun dogru bir eylem oldugunu düsünmüs, herhangi bir sorgulama geregi duymamistim. Bunlari bana söyleyenler, suikast eyleminin kimin tarafindan gerçeklestirildigi hususunda herhangi bir bilgi aktarmamisti. Bu nedenle eylemin süphelileri hakkinda bilgi sahibi degilim. Bana bu bilgileri aktaran görevlileri sadece egitim sirasinda bir kez gördügümden ve bu birimde açik kimlik gizlenmesinden dolayi bu kisilerin gerçek kimlikleri hakkinda bilgi sahibi degilim.” seklinde konustu. Çinar’in ifadeleri sonrasi önceki gün emekli Orgeneral Hursit Tolon’un Ankara’da ifadesi alinmisti.
Kaynak: CIHAN
Dengê Kurdistan


