Makale

Paranoyadan adalet çikmaz

Darbe girisimi sonrasinda yasanan gözalti, tutuklama, görevden alma süreçlerini izliyorum ibretle… Ömrü cemaatlerle mücadeleyle geçmis, hatta bir ölçüde de magduru olmus biri olarak tek kelimeyle üzülüyorum yasananlara… Tipki 12 art, 12 Eylül sonrasinda sosyalistlere yapildigi gibi son derece gözü kara davraniliyor cemaatçilere… Birakin darbe girisiminin içinde bulunmayi, böyle bir seyi aklinin ucundan bile geçirmeyen pek çok insan, ‘darbeci’ suçlamasiyla içeri tikiliyor… Isinden gücünden edilerek gelecegi karartiliyor ardindan…

Ömrü hep adalet arayisi içinde geçmis bir yurttas olarak, cemaatçileri, devletin tüm kadrolarina gözü kara bir sekilde yerlestirip böyle bir organizasyonu yapacak güce eristiren siyasetin haciyatmazlari dahil, darbeye milim katkisi olan herkesin en agir sekilde cezalandirilmasini istiyorum. Ancak asagida örneklerini açiklayacagim sekilde kurunun yaninda yasi yakan hukuksuzluga da sonuna kadar karsiyim… ‘Ne darbe, ne tek adam diktasi, özgür demokratik Türkiye’ siarini en yüksek perdeden haykirmam da bu yüzden zaten…

Yakindan tanidigim epey bir insan var görevden alinan… Adim gibi biliyorum ki, bir dönem tasidigi gönül bagi disinda en küçük bir ilintisi yok cemaatle… Yalnizca bu karine bile pek çok uygulamanin hukuksuz oldugunu anlatmaya yetiyor. Bir tanidigim isyan ediyor telefonda, kardesi açiga alinmis. Kendisine iletilen yaziya göre ‘Terör örgütüne müzahir Zaman Gazetesi’ne abone olmak’mis suçu… Okul müdürleri yönlendirmis, cemaatin dershanelerinden birinde hazirlik kursuna gitmis. Ögretmen olmus daha sonra… O sirada da bir dönem gazeteye abone olmus… Daha sonra aboneligini yenilememis bile… Ancak bu bile görevden alinmasi için yeterli sayilmis…

KIM BILIR NE YAPTI YIVISIKLIGI

Komsumun kizi, daha bir damlacikti tanidigimda… Çocuklugu, ilk gençligi dün gibi hatirimda hâlâ…

Okulunu bitirip, ise girdiginde nasil da sevinmistik… Gelisen muhafazakâr iklimden o da aldi nasibini… Iyi bir Müslüman olmaya çalisti. Hayatinin hatasini ise ‘Faiz haramdir’ diyerek biriktirdigi üç kurusu Bank Asya’ya yatirmakla yapti. Ise bakin, Erdogan’in faiz lobiciligi yaparak ekonomiyi batirmakla suçladigi bankalardan birine yatirsa, hiç mesele yoktu ortada… Tanidigim ‘su damlasi’ çok iyi bir tiyatrocu degilse sayet, vazgeçtim FETÖ üyeligini, nurculugun n’sini bile bilmiyor daha…

Iki is arkadasim… Biri namazinda niyazinda, digeriyse ‘Cuma Müslümani’ yalnizca; sosyal demokrat biri oldugu bile söylenebilir hatta… Dini bütün olan, cemaatin, ‘Dokunan yanar’ günlerinde bile Zaman’a abone degildi… Gazeteleri kimi zaman ben teslim oluyordum çünkü… Digerininse suçu çok büyük: Esi cemaatin dershanesinde ögretmen olarak çalismis bir buçuk yil… Bu büyük suç(!) açiga alinmasi için yetmis… Kimi çokbilmisler, ‘Kimin ne yaptigini bilemeyiz… Kim bilir ne baglantisi vardir onlarla’ diye yivisikça dedikodu yapiyor arkalarindan… Arkadaslariyla en küçük empati kurma geregi duymayan bu zevatin ‘Türkçe Olimpiyatlari’ni elestirdim diye, bir sövmedigi kalmisti oysa bana…

SÜPHE TEK BASINA SUÇLAMAYA GEREKÇE OLAMAZ

Bu arada benim TTK’den erken emekli olmamin bas mimarlarindan bir zat da açiga alinmis… Tek kelimeyle üzüldüm… Gözünün önünde cereyan eden olayi ‘Görmedim’ diyerek beni yalanci çikaran sahis, tipki o zamanlarda benim düstügüm gibi derdini anlatmaktan aciz durumda su aralar… Etme bulma dünyasi… Arkamdan birlikte kumpas kurduklari adamlar, simdilerde selam vermeye cesaret eder mi bilmiyorum ama tanik yazdirirsa, hiç çekinmeden FETÖ’cü olmadigina sahitlik ederim; onun gibi vicdanim kara degil çünkü… Nurculugun bir baska kolu olan, Darende merkezli Somuncu Baba dergâhina bagli bu zatin, FETÖ’ye sicak baktigini zannetmiyorum… Rahmetli babamin da içinde oldugu o cemaati iyi taniyorum ayrica… Okumasi olmayan babama ezberletmek için çocuk aklima kazidigim silsile-i serifleri bile ezberimde hâlâ…

Bu öykülere Sahin Alpay, Nazli Ilicak, Hilmi Yavuz gibi gazetecilere yapilan muameleyle, cemaate yakinligiyla bilinen sendikalara üye olanlarin toptan isten el çektirilmesi de eklenince manzara tümüyle netlesiyor kafamda… Çok net söylüyorum, cemaate yakin da olsa yasal olarak kurulmus örgüte üye olmak, faaliyetine katilmak, gazetesine, dergisine abone olmak suç olamaz… Suçun unsurlari yasalarda açikça yazili çünkü… Unsurlari olusmadan insanlari suçlanmaya hakki yok kimsenin… Baskaca kanitlarla desteklenmedigi sürece ‘süphe’ insanlarin hayatini karartmak için gerekçe olamaz… Buradan yola çikarak insanlara suç isnat etmenin varacagi tek adres paranoyadir ki, bu da felaket getirir yalnizca…

——————————————-

Marmara Yerel Haber-2 Agustos

Ahmet ÖZTÜRK

Back to top button