Makale

Parti-devlet baskanini elestirmek?

21 Mayis’ta yapilan AKP Olaganüstü Kongresi’yle, devletlesmis parti rejimi fiili olmaktan çikti, yürürlükteki rejimin gerçek tanimi oldu. Cumhurbaskani’nin ayni zamanda AKP genel baskani olmasi, parti ve devlet bütünlesmesinin en somut simgesi ve bunun derinlesmesi ve yayginlasmasinin en etkin araci. Kongrede, iki gelisme birlesti. Devlet yapisi artik resmen AKP devletine dönüsürken AKP, Erdogan Partisi olma sürecini tamamladi. Artik AKP devletinin basinda AKP genel baskani var.

Günümüz dünyasinda örnegi olmayan, istisnai bir durum degil bu. Totaliter örneklere gitmeye gerek yok. Yalniz tek parti rejimlerinde degil, çok partili rejimin yürürlükte oldugu bazi ülkelerde de cumhurbaskanlari ayni zamanda iktidar partisinin baskani. Bu durum Afrika ülkelerinde sik görülüyor. Anlamli bir örnegi Senegal. 1960’ta bagimsizligindan 1976’ya kadar Leopold Senghor liderliginde tek parti rejiminin hüküm sürdügü bu ülkede, Senghor 1976’da bes partiye izin verip sinirli çok partili rejime geçti. 1981’de halefi Diouf bu sinirlamayi da kaldirdi ama cumhurbaskaninin parti genel baskani olmasi gelenegi 1960’tan bugüne kadar degismedi. Afrika’da yolsuzluklarin ayyuka çikmasi ve bir türlü önlenememesinin önemli bir nedeninin, baskanin sahsinda gerçeklesen bu devlet ve parti bütünlesmesi oldugunu Afrikali sosyal bilimciler, gazeteciler yillardir dile getiriyor. Ayni sey bazi Latin Amerika ülkesi için, yakin bir tarihe kadar Ortadogu Arap cumhuriyetlerinin çogu için geçerliydi (Misir örnegi için bkz. gazete duvaR.’da Yüksel Taskin’la söylesi).

Yargi hiyerarsisinin de devlet ve parti baskani tarafindan belirlendigi yürürlükteki parti devleti cumhuriyetimizde, bir vali artik resmen cumhurbaskanina mi, parti baskanina mi itaat edecek? Bir baska sorun, iktidar partisi genel baskani hakkinda agir elestiri niteliginde söz söylemenin cumhurbaskanina hakaret suçuna girip girmeyecegi konusu. Bu suçu düzenleyen kanun maddesi (TCK 299. madde), hakaret eden kisinin bir yildan dört yila kadar hapis cezasina çarptirilmasini öngörüyor. Alenen islenmesi halinde cezanin altida bir artmasi mümkün. Kovusturma Adalet Bakani’nin iznine bagli.

Konuyla ilgili Yargitay kararlarinda, cumhurbaskanina hakaret suçunun, cumhurbaskaninin fonksiyonlarini degil, seref ve varligini korudugu belirtiliyor. Cumhurbaskaninin sosyal degeri konusunda kendisinin ve toplumun sahip oldugu düsünce ve duygulari sarsici fiil veya sifatlarin hedef alindigi söyleniyor. Bu maddenin gerekçesi, cumhurbaskani devleti temsil ettigi için, anayasada gösterilen görev ve yetkileri kullanirken yapilan kisiligine yönelik hakaretin, devletin sayginligina gölge düsürdügü iddiasi.

Tayyip Erdogan’in cumhurbaskani seçilmesinden sonra, ondan önce hiç kullanilmadigi kadar bu ceza yasasi maddesi isletildi. Simdi sayi nedir bilmiyorum ama Mart 2016’da Adalet Bakani bu konuda 1845 kovusturma izni verdigini belirtmisti. 1 Agustos’ta Erdogan bu davalarin önemli bir kismi için sikâyetini geri çekti. Ama bu suç iddiasiyla tutuklanan, hapis cezasi alan insan sayisi epey kabarik ve aralarinda en fazla gazeteciler ve siyasetçiler var.

Cumhurbaskani, 21 Nisan’dan beri, iktidar partisi genel baskani da olduguna göre, sözleri ve politikalari nedeniyle agir elestiride bulunma nedenleri daha da çogalacak. Bu açidan diger parti genel baskanlarinin sahip olmadigi, elestiriye karsi koruma zirhina AKP genel baskani sahip olacak mi? Örnegin AKP’nin yeni genel baskani, genel baskan olmadan bir gün önce, bir açilis konusmasinda, ‘daha yeni Fransa’da yeni cumhurbaskani kendi aleyhine yayin yapti diye bir gazeteciyi içeri aldilar. Onlarda böyle bir sey oldu mu hak, Türkiye’de olunca haksizlik’ dedi. Halbuki Fransa’da yeni cumhurbaskani seçileli beri herhangi bir gazeteci ne gözaltina alinmis, ne de tutuklanmisti. Ondan önce de böyle bir sey olmamisti. Bilerek ya da kendisine verilen bilgiye dayanarak, dört dörtlük bir ‘alternatif gerçek’, olmayan gerçek üretiyordu. Belli ki bunu Türkiye’de 150’den fazla gazetecinin tutuklu olmasini ya da bir Fransiz fotografçinin günlerdir gözaltinda tutuluyor olmasini hakli göstermek için yapiyordu.

Yeni AKP Genel Baskani’nin bu olmayan gerçegi ileride tekrarladigini varsayalim. Bu durumda iktidar partisi genel baskaninin, yürüttügü baski rejimini hakli göstermek için halki kasitli biçimde yanilttigini, olmayan bir gerçek yaratarak baskalarini itham ettigini söylemek ve bu yapilana uygun düsen sifati kullanmak cumhurbaskanina hakaret suçu kapsamina mi girecek? Ya da parti-devlet hiç olmazsa tutarli davranip 229. maddeyi yürürlükten kaldiracak mi? Görecegiz…

—————————————————–

Cumhuuriyet-23 Mayis

Ahmet Insel

Back to top button