Popülizm Karsisinda Sosyalistler

Popülist ideoloji ve siyasî söyleminin sosyalist ideoloji ve siyasî söylemiyle örtüstügü alanlar vardir. Her ikisi de toplumun seçkinlerine degil, daha yoksul kesimlerine hitap eder. Toplumda, bu kesimlerde, bu siniflarda olan sikâyetlerden beslenir. Zaten bu gibi nedenlerle sosyalistler popülizmi özellikle kendilerini iktidardan uzak tutmak için icat edilmis bir ’emperyalist-kapitalist oyun’ olarak görmek egilimindedirler. Bu kesimleri ugradiklari haksizliklardan asil kurtaracak olan sosyalizm ve sosyalistlerdir, ama popülistler sosyalizmden kopya çekerek kurduklari söylemlerle onlarin aklini çeler, oylarini kendilerine dogru yöneltirler.
Degerlendirmeye katilmayabilirsiniz ama olgunun kendisinin uzun boylu tartisilacak bir yani yok. ‘Örtüsme’ olgusu, geçerlidir.
Bu toplum Serbest Firka ‘ Demokrat Parti ‘ Adalet Partisi ‘ ANAP duraklarindan geçerek bugünlere geldi. Bunlarin hepsi popülist söylemden yararlandilar, siyasî stratejilerini onun üstüne kurdular. Ama en basarili popülizmi herhalde AKP ve Tayyip Erdogan’la görüp tanidilar.
Burada sasirtici bir durum oldugunu düsünüyorum. Türkiye’de sosyalizmin en büyük basarisi ilk girdigi seçim olan 1965’te Meclis’e on bes milletvekili sokmasidir. Yüzde üçlerde bir oy orani ve ‘millî bakiye’ gibi bir seçim sistemiyle mümkün olan bu basari tekrarlanmadi. Neden Tayyip Erdogan ve AKP bu basari düzeyini sürdürüyor da sosyalizm sürünüyor?
Popülizm toplumun gadre ugramis ya da ugradigina inanmis bir kesimine seslenir ve gaspedilmis haklarini ‘ayricalikli seçkinlerden alip’ onlara geri vermeyi vaat eder. Bunun gerçeklesme biçimi kitlelerin popülizme, onun partisine, önderine oy vermeleri, oylariyla onlari iktidarda tutmalaridir. ‘X iktidarda oldugu sürece ben de iktidardayim’ inancini yaratmasi gerekir. O ‘alttaki’ için, bu inançtan öte bir iktidar yoktur. Herkesin durdugu, ayak bastigi yer aynidir. Popülist bir iktidar alt siniflardan bazi bireylerin zengin olmalarini saglayan yollar açabilir, çok zaman açarlar. Ama siyasette, karar verme süreçlerinde önderle kitle arasinda olmasi beklenen iliski bir mutlak itaat iliskisidir.
Mekanizma burada da anlattigimdan çok farkli çalismiyor. Sans yardim ediyor olabilir, sudur budur, ama 2002’de iktidara gelen AKP yerini basariyla koruyor. Kendisini iktidarda tutacak sayida seçmeni her girdigi seçimde buluyor. En çok ‘kayipta’ oldugu seçimlerde de ‘en fazla oy alan parti’ olma özelligini kaybetmedi. Demek ki genis bir kitleye inandirici gelen seyler söyleyebiliyor. Ve aslinda normal olarak ‘sol’un yapmasi beklenecek seyler de yapiyor. Bu, asil çizgisi degil. Hele siyasî-ideolojik düzeyde gitgide saga kayan bir strateji izliyor ve zaten bunun sonucunda MHP ile kan kardesi oldu. Ama zaman zaman akla solu getirecek eylem ya da söylemleri de oldu. Bu, iktidarinin daha erken dönemlerinde, ‘müesses nizam’instatükocu güçleriyle itis kakis sürerken daha sik görülebiliyordu.
‘Alanlar örtüsüyor’ dedim. Evet, ama bu, ‘ayni seyleri söylüyorlar’ demek degil. Solun önemli bir kesimi, ‘Onlar din ticareti yapiyor; bununla halki kandiriyorlar,’ seklinde bir cevap verecektir. Yani gene ‘egitimsiz, bilgisiz halk’, ‘halki kandiran kötü niyetli politikacilar’, gene ‘yobazlar’ v.b. Bunun böyle oldugu kanisinda degilim. Bu toplumun ideolojik ufku süphesiz her türlü sag düsünce biçimiyle sarili; hayat aliskanliklari da öyle. Ama kitlelerin AKP’ye verdigi destekte sinifsal tavirlarin önemli bir payi var ve insanlarin siyasî karar vermelerinde din sanildigi kadar belirleyici degil. Kendisini ‘sol’ olarak gören ve sunan kesimin öteden beri halkin konustugu dili anlayamadigi ve kendisinin o dili konusamadigi kanisindayim. Birçok ülkede, özellikle ilk sosyalist kusaklarin orta, hattâ yüksek siniflardan gelmesi çok yadirganacak bir sey degildir. Ama yola çiktiktan sonra halk saflarindan kisileri de yanlarina çekebilmeleri beklenir. Bu bir alis verise yol açmalidir. Tam anlamiyla: alis ve veris!
Ama böyle bir sey, 1950 seçimlerini Demokrat Parti’nin kazanmis olmasini bir ‘karsi-devrim’ olarak gören bir ‘sol’un yapabilecegi bir sey degil.
‘Sol’ buysa, 2002’den beri karsimiza çikan seçim sonuçlari da sasirtici degil.
BIRIKIM
———————————————————-
T24- 6 Aralik 2018
Murat Belge