Ramazan Adigüzel (Ali Xoca) Mezari Basinda Anildi

31 Mart Kürdistan Sehitler Günü vesilesi ile Hak-Par Elazig(Xarpût) il örgütü tarafindan organize edilen, 1987 yilin da Almanya da provokatör masalar tarafindan sehit edilen Ramazan Adigüzel’i mezari basinda anildi.
Dengê Agirî / Elazig
Anma etkinligine, Hak-Par Elazig (Xarpût) Il baskani Siraceddin Sari ile parti üyeleri yanisira, Sehidin kiz kardesi ve Dersimden gelen Hakpar’li gençler katildi .
Anma etkinligi Kürdistan sehitleri adina bir dakikalik saygi durusu ile basladi, Sayigi durusunun ardindan Elazig Il baskani Siraceddin Sari’nin Kürdistan Sehitleri Günü tarihçesi ile ilgili vede Ramazan ADIGÜZEL’in hayati ve Sehit edilmesinin arka plani kisaca anlatti.
Daha sonra Ali XOCA nin sehid edilmeden önce kendi kaleminden hayatini anlattigi mektubu ve komciwan almanya tarafindan gönderilen 31 Mart KURDISTAN SEHITLER GÜNÜ mesaji okundu.
Ali XOCA tarafindan yazilan son mektubu kürt ulusal mucadelesi veren ve kendi yasamini bu dava için feda eden kürdistan sehitlerin onurlu mücadelesinin kisa bir öyküsü oldugunu düsündügümüzden dolayi tüm kürt halkinin okumasi gerektigine inaniyoruz bu yüzden bu mektubun hepsini sizlerle paylasiyoruz.Her 31 Mart KURDISTAN SEHITLER GÜNÜ’nde bikmadan usanmadan paylasacagiz .
Tüm dost düsman bilsin ki! Kürtlerin ulusal davasi Ali XOCA gibi onurlu insanlari sehit edilmekle bitmeyecegini tam tersi onlarin gösterdigi yolda Kürt ulusunun bagimsizligini elde edecegi ana kadar bu halkin onurlu insanlari tarafindan devam edececektir.
“BIR GÜN BIR MASANIN ELIYLE OLURSEM HALKIMDAN ISTEDIGIM DOGRULARI KORKMADAN, USANMADAN HAYKIRMAKTIR”
Ramazan Yoldas’in kendi elyazisi ile kaleme aldigi bu yazi, yoldaslara ve kamuoyuna yönelik bir mektup niteligindedir. Ölümünden sonra, kendisine ait evraklar arasinda bulundu.
1967’de Elazig Lisesi’nde iken o zarnan Aksam Gazetesi ve Fransiz romanlarini okurdum. Barzani hareketi de o dönemde geliskindi, Kürdistan’daki bir kisim mella, seyh ve tüccar kesimi yurtsever fikirler tasiyordu. Üniversite gençligi de sola açikti. Iste tam o dönemde ben de çok dindar bir Kürt genciydim ve yüksek bir yurtseverlik atesi ile kucaklastim. Bu atesi bugüne kadar daha da gür bir sekilde kalbimde tasiyorum. Lise ikinin cografya kitabi, kafamdaki dort melek ve dünyanin 6 günlük olusumu üzerinde yikici etki yapti. Daha sonra da dindar insanlarin mücadeleye ve yurdunu, halkini sevmeye engel olmadigini gördüm. 0 dönemde DDKO’larin yayinlarini okuyup satmada görev aldim. Hariçten ögretmen okulunu bitirdigim yillarda geceli gündüzlü çok atesli bir sekilde Dogu sorunu, Kürt ve Kurdistan sorununu, fakirlik sorununu tartistik. Tartismalarimiz ögrenci gençlik, köylülük ve okuyan faki (eski yazi okuyan talebeler) üzerinde olumlu etki yaratti. O zamanki arkadaslarimdan bir köylümüzdü. siyasi hareketlerden birine katilmadi sonra. Biri de sonradan Apocu oldu. simdi çogu burjuva yasami sürdürüyor. aksama kadar çapkinlik yapardi, devrimciliginde de bunu sürdürdü.
Sonra da Adana iktisad Ticari illimlere kayit yaptirdim Fikir kulubünü kurduk. Dogu’nun Sorunlari adli semineri (ilk seminerimdi) o zaman vermistim. Kitap o dönemde çok azdi. Mahmut Makal’dan ve Yasar Kemal ile Ismail Besikçi’nin Alikan Asireti incelemesinden yararlanmistim. Zira baska bir materyal yoktu.
Devrimci Onur ve serefi Tokluga Degistirmedim
71’de fasist cunta döneminde tutuklandim, Adana’da iskence gördüm. 0 dönemde l .sübe sefi Yasar ögrenciler içinde çalisip onlara haber verirsem beni Bossa’da ise alacaklarini söyledi ki issizdim, bazen iki günde bir ekmek yiyebiliyordum . Bunu o dönemin TOS baskani Necati Deniz ile Zihni Ayhan ve Emin Tunçbilek’e anlattim. Kabul etmedim. Devrimci onur ve serefi tokluga degistirmedim. 12 Mart’dan sonra tutuklandim. Adana Köprüköyü Askeri Cezaevi’ne girdim. Karakoçan’dan Sefik Aydin da benimle beraber yatti. Sonra delil yetersizligi ve uydurma fasist ifadelerin yalan oldugu ortaya çikti. 0 dönem; 1971-74 döneminde hem Adana’ya okula gidiyordum hem de devrimci çalisma yapiyordum. 0 dönemde Karakoçan’dan ve Tunceli’den ismini söyleyemeyecegim yoldaslarla birlikte çalisiyorduk. Arkadaslar içinde sürekli kalir, onlara moral verir ve hatalarini elestirirdim. sunu gururla söyliyebilirim ki bu yazimi benden sonra yayinlayin her dönemde yoldaslarima dürüstlük sembolü ve feragatta öncülük ettim. En zoru kendime, en kolayini arkadasima; bugüne kadar hep en önde, en çok feragatla, en agir isi severek aldim. Ve halkim ve ülkemin kurtulusu için, bir daha dünyaya gelsem yine seve seve yaparim. Hiç bir zaman güvensizlik yaratmadim. Çevreme güven verdim. Benimle beraber çalisanlar simdi tüm Kürt siyasetlerinde vardirlar. Iran Kürdistan`in dad a Soma, BRadost, Enzel,ile Sino, Negede, Mahabat, Piranser, Serdest mintikalari ile Irak Komünist Partisi`nden bir çok Pesmerge ve Kürdistan köylüsü beni tanir. Hep halkima hizmet ettim ve bundan gurur duydum.
Ülkemin kurtulusunu ve halkimimin özgürlügünü ailem ve çocuklarimdan üstün tuttum ve her vesile ile bunu onlarin yüzüne söyledim. 1972 ‘ 78`e kadar Bingöl`de önce Karer`in Tarbasmorig köyü, sonra Fahran ve Hamamlar mintikasinda kaldim. Devrimci ve yurtsever atesimizi o köylere de yaydim. Halen de o halk ile iliskilerimi sürdürüyorum. Halkim mücadeleme sahittir.
Çok Kere Hapse Düstüm, Sayisini Bilemem
Sonra Bingöl’e geldim. Önce ilkokulda, sonra ortaokulda çalistim. TÖB-DER’in kurulusunda görev aldim. Bingöl’de TÖB-DER’in kurulusundan kapatilisina kadar yönetimde çalistim. Bingöl’de yüzlerce, binlerce insanin devrimci saflara kazanilmasina çalistim. Ben Mehmet Karasungur ve iki diger arkadasla 2’ser defa açiga alindik. Ben bir sürgüne Bingöl’den Erzurum Baskaleye gönderildim. Çok kere de hapse düstüm, sayisini bilemem. Ama yalniz bir gün yeni hapisten çikmistim, evime gitmedim. TÖB-DER’e gittim. Ben TÖB-DER`de iken fasistler bize saldirdi. Polislerle beraberdiler. Büyük, toplu bir kavga çikti. Fasistler ve polisler bozguna ugradi ve tekrar yakalandim, eve gitmeden hapse atildim.
Hapiste bir gerici fasist, devrimciler aleyhine mahkümlari sartlandirmisti. Mahkümlara Kur’an okuyordu.Bizi kafir, ana-baba tanimaz diye propaganda etmisti. Ben Kur’ ani alip okudum, onlara dindarlarin yurtsever olmasi gerektigini propaganda edince o kogus tümüyle devrimci saflara kazanildi. 1980’e kadar da o kogusa Özgürlükçüler hakimdi.
l978’lerde Bingöl Egitim Enstitüsü ki Bingöl’ün kaderini belirliyordu, okula egemen olan Bingöl’e de egemen oluyordu, o okula tayin yapmalari için KUK, Devrimci Yol, Apocu ve Kurtulusçulara teklif yaptik, kimse tayin yapmaya yanasmadi. Zira okulu fasistlerden temizlemek görevine yanasmadilar. 6 Özgürlükçü ögretmen ve ögrenci arkadaslanmizla okulu teslim aldik ve devrimcilerin kalesine dönüstürdük. Sonradan fasist Vali benim kararnamemi iptal etti. Ama okul artik biz Özgürlükçülerin elindeydi. Bingöl’de fasistler üç kere bana pusu kurdular. Bir keresinde evim hapishane mahallesinde iken, fasistler evime bomba attilar, bir sey olmadi. Bir kere gece eve geliyordum, fasist Reis’in sari belediye arabasi beni takip ediyordu. Bizim köylü HaciTaskesen` de o dönemde fasistti ve onlarla beraberdi. Onlar silahlarini çekmeden ben onlari taradim ve kurtuldum. Baska bir keresinde fasistlerden Kara Ibi sonradan Cihat Elçi’ nin katili oldu Madragli Selahattin Molla nin oglu, Degirmencinin oglu Saim ve iki kisi daha Afatlara giderken yolumu kestiler. Önce tabancami çektim, mermiyi agzina verdim ve yolumu yana degistirdim ve böylece pusularindan kurtuldum.
Ordu içinde Devrimcilik Yaptik
1978’de askere gittim. Ankara Etimesgut’ta astegmen iken üç kez sürgün edildim. Ordu da Komünist propagandasi, ve gizli örgüt, bölücülük suçlarindan mahkemeye verildim. Tümen Komutani iki araba rüsvet almisti, ben de onu mahkemeye verecektim, sonra o vazgeçince ben de onu sikayet etmekten vazgeçtim.
1975-76 yilinda örgütü tanidim. Askerken kamyonla silah kaçirma teklifini Partimizin o zamanki MK üyelerinden bir yoldasimiza ve Kemal Abiye yaptim. Gerek görmediler. Askerde iken geceli gündüzlü erlerin içinde yurtseverlik ve sinifsal bilinç edinme propagandasi yaptim. Binlerce Kürdistan’liya yurdunu ve halkini sevmesini, bu durumdan kurtulmak için birlik olmayi ve mücadele etmeyi ögrettim. Askerlik yillarim, çalismalarimin en yogun ve en yipratici olaniydi. Üç yil daglarda pesmerge hayati sonradan yasadim ama askerde daha çok yiprandim. Fasist bir kurumun içinde devrimci çalisma yapmak ve örgütlenmek zor, ama yaptik. Ankara Etimesgut Çavus Talimgah Taburu ve Tank Taburu’nda asker, Kürt ve Türk çocuklari çalismalarimizi unutmamislardir.
Askerden dönünce de MIT, Milli Egitim ve Bingöl Sikiyönetim Komutan’ nin ortak imzasiyla TC’ nin hiç bir resmi dairesinde çalisamaz, sakincalidir” diye__benim görevime son verdi¬ler. Sikiyönetim geldiginde biz daga çekildik. Bingöl birimi sehri terketti ve “Fasizme karsi direnis baslarsa biz haziriz” diye merkeze bildirdik. Yusuf Yilmaz arkadasimiz sehri terketmedi ve o gün hareketten ayrilacagini bildirdi. Zor gündü, döküldü. Daha sonra Poliste samimi itirafaçi oldu. Ayrilinca da Apocu oldu. O dönemde Apocularin sorumlusu (…)’e dedim ki bu adamdan devrimci olmaz ama siz bilirsiniz.
Iskencede Sirlarimla Birlikte Ölmeyi Göze Aldim
Dagda Bingöl’lü Apoculan gördük. “Birlikte fasist cuntaya vuralim” dediler. “Iyi olur” dedik, “ama siz daha önce su lafi ediyordunuz, ‘Bizim disimizda herkes haindir.’ O zaman bu lafi geri alin dedik. Zaten Apocular da biz de tek tek direnemedik. Cunta tüm DDKD’li, Apocu, KUK’çu, Maoculari aldi, iskence etmeden geri birakti ilk günlerde. Biz daha önce evde degildik. Cuntanin geldigi gün evimiz üç kere aranmis. Sonradan sehre geldigimde polis beni yakaladi. 9_gün iskence etti. Gözlerim ve ellerim arkadan baglidi. Önce copla falaka, sonra cam sise üzerinde yalin ayak, sonra tuzlu suda gezdirildim. Sirta, çeneye vurmalar. Parmaklardan ve penisten cereyana vuruldum. 7-8. gün bir lokma kuru ekmek bana verdiklerinde kustum, hep baygindim. Çok yüksek bir jeneratör ugultusuyla bir taraftan çildirtilmak istendim. Dislerime çok tekme, jop ve yumruk yedigim için dislerim de agriyordu. Cildirmamak için jeneratör sesi kadar ben de bagiriyordum, bayilincaya kadar.. Amaçlari ise yaramiyacak hale gelmem veya yok edilmemdi. Ben de ölümü istiyordum. Sirlarimla birlikte ölmek güzeldi. Cözülmek, yüzlerce yoldasi ele vermek ölmekten çok daha kötüydü. Bu güne kadar sanla, serefle yükselttigimiz bu özgürlük mesalesini halkimiz içinde kötü degil, iyi bir örnek, ebediyete kadar yasamak daha güzeldi. Teslim olmadim. Devrim olursa ifadelerim halkimiz tarafindan okunacak. 0 zaman daha iyi görülecek ki 21 yildir elimde kaldirdigim özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin kutsal bayragina bugüne kadar hiç leke degmedi ve degmiyecektir de. Cellatlar iskencede öldügümü sanmislar, bu kurtulmaz zanetmisler. Bir de belediye isçisi o sesimden beni tanimis, ve bulundugum yer söylemisti. Fasist celatlar beni inkar ediyorlardi. Anneme ve esime “Biz almadik, nerede oldugunu bilmiyoruz”. Annem ve esimden olmasaydi, cesedimi kaybedeceklerdi. Kayiplar listesine karisirdik. Ama ondan sonraki yasamimda yine arkadaslarimi uyardim. Istanbul’a gidip MK üyesi Ape Selim yoldastan aldigim talimat geregi Iran Kürdistan’ ina gittim.
Hem Savasmayi Hem Üretmeyi Denedik ve Basardik
Orda silahlarin çogunu tanidim. Sicak savasa katildim. Köylerde, pesmergeler siyasi çalismalarda her seferinde beni beraber götürdüler. Halki sevdim ve halk beni sevdi. Çok isimler taktilar. Molla Ali, Komünist Ali, soför Ali, Tüylü Baba lakablari taktilar. Kürt köylülerine bostan, sebze ekmeyi ve örnek olmayi denedim. Berdük’ te (Soma), Negede ve Serdest’ te basardik. Hem savasmayi, hem üretmeyi, kendi kendine yeter bir birim olmayi denedik ve basardik da. Iran ve Irak’ta 40 arkadasimizca tanindim, hepsi her saniyeme sahittir. Bununla övünmüyorum ama ben ölürsem isterim ki yoldaslarim da bu yolda yürüsün.
Burjuvazi Apocu Hareketin sahsinda Sahte Bir Arslan Yaratmis. TC’nin Gazeteleri, Emperyalist Ajanslar, BBC Radyolari Onlarin Propagandasini Yapiyor.
Bugüne i kadar hiç bir yurtseverin kanina girmedim. Yurtseverler arasinda çatismaya karsi çiktim. Ama son zamanlarda ajan ve provakatörler Apo¬cu harekete egemen olmaya baslamis, kardes kaninin akitilmasini sömürgeci Türk burjuvazisi istiyor. Apo¬cu hareketi, TC’ nin gazeteleri, emperyalist ajanslar, BBC radyolari propaganda ediyor. Kürt ulusal muhalefetini o yanlis kanala çekip bogmak istiyorlar. Apocularin tabani okumayan, kulaktan vaaz bekleyen mürit hareketi gibidir. Seyh, müride ne derse mürit dogruluguna inanir.
Ben Karasungur’la can cigerdim. 0 Apocu olduktan sonra da yine dosttuk Hannover `de Apocular bana pusu kurup dövdüklerinde, Ali Hoca sehitlerimize küfür etti (Mehmet Hoca`ya küfür etmisim söze) Bunu bahane gösterdiler, Burjuva entrikalari
Apocular kimin hesabina çalisiyor? Korkunun ecele faydasi yok. Apocularin içinde de bir sürü insan korkusundan “yaptiklarimiz yanlistir” diyemi-yor. Diyenleri, Resul Altinok gibi vururlar. Resul Bingö’ de ilk Apocuydu ve onlarin hepsini Resul oraya çekti. Resul’ü de öldürdüler. Yanlisa karsi çikmadan Kurdis¬tan devrimine hizmet edilemez. KKDK’ lilara. Rizgarî’ ye, Devrimci ‘ Isçi`ye daha dogrusu tüm Kürt ve Türk devrimcilerine düsmanlik Evrenlerin, Özallarin, tekellerin gorevidir. PKK! ne zamana kadar onlarin görevini üstleneceksin? Yazik o insanlara. Burjuvazi sahte, kukla bir aslan yaratmis, isine geldiginde kullaniyor. Yani bu ortadan kalkip gidince halk sunu diyecek; “Yahu o kadar güvendigimiz Apocu hareket hain çikti, bu olmaz.” Halkin yikilmis umutlarini yenilemek, harekete kazanmak zor olacak.
Burjuvazi gelecegin hesabini yapiyor. Amerikali sarhos, asker sunu demisti ; ‘ “Güneydogu olaylari isimize yariyor, yoksa yaptirmayiz”.
Bunlar Düsmana Masa Olmuslar
En dürust. en militan insanlar gerilla savasi için ülkeye sokuluyor, bakiyorsun bir hafta sonra hepsinin adi, soyadi ve kod adi. Bu tehlike yukardan geliyor. Her yurtsever uyansin. Burdaki sorumlulara Dedim önümü kestirdiniz, bunu kallesce yaptiniz, dayak yedim. Benim yüzümden yurtsever kani dökülmesin. KOMKAR’li ve Apocularin benim yüzümden kan dökmelerini istemiyorum. Neyse bunlari yazmiyacaktim.
Bu tablolardan utanç duyuyorum. Biz TC’ye karsi savasiyoruz. Bu pislikler karsimiza çikiyor ve karanlik insan¬lar bunlar, düsmanlarimiza masa olmus. Bunlarin yarattigii bu dumanli havada MIT cirit atiyor. Ben bu insanlarin basindakilerin düsmanla beraber olduguna inaniyorum, ama bu anda elimde somut delil yok. Ama devrimciler gelecegi simdiden görür. Newroz’a Bilefeld’den gidecektim. Emekçi’ yi alip Köln’e gidecektik. Bilefeld’ de otobüs duraginda otobüs bekliyorduk, birer ikiser çiktilar. (…) Polis geldi bizden kimlik sordu, halbuki onlar saldiryordu, biz saldiriya ugruyorduk. Polis onlara hiç bir sey yapmadi, kimliklerine bile bakmadi. Bu neyi gösteriyor?
Hannover’de KKDK’ nin seminerine saldirinca polis gelmeden kapiyi tutuyorlar. Bu nedir? Polisle beraber, isbirligidir yaptiklari. Fakat ne onlari oldürmek, ne de onlar tarafindan öldürulmek istemiyorum. Halkim buna sahittir. Bir çok kere bunu söyledim. Simdi yaziyorum. Amacimiz halkimizin kurtulusudur. Ama bir masa tarafindan öldürülürsem ve bir masalarini öldürursem, halkimdan istedigim dogruyu korkmadan, usanmadan haykirmak: bu düsmanin piyonlarina destek vermeyin ki daha çok yurtseverin kanina girmesinler.
Yasasin halkimizin ulusal kurtulus mücadelesi!
Yasasin özgür ve demokratik Kurdistan!
Kahrolsun her türden gericilik, müritlik ve provakasyon!
Ilerde yine yazacagim bu konuyu. Türkiye ve Iran Kürdistan’ inda sahit oldugum olaylari yazacagim.
Yil 1977-78′ lerde fasistler ile Bingöl Polisi ile Jandarma Komutani birlikte çalisiyordu. Sabahlari halk çarsiya girince araniyordu. Biz devrimciler de her sehre girisimizde (sehir merkezini kastediyorum), mahalleden carsiya girisimizde polis üstümüzü arardi. O gün de fasjstler devrimcilere saldirirdi. Bireysel kavgalar çikartilirdi. Devlet, bilerek terör yaratiyordu. Fasistler aranmazdi, devrimciler silahsiz olunca fasjstlerce vuruluyorlardi. Idris Ekinci, birgün biz nezarette tutuluyorduk, adliye binasi belediye binasinin üst katindaydi. Biz emniyetten adliyeye sevkedililmistik; o gün hem açtik, hem poliste hirpalanmistik. Idris bize yemek alip üst kata çikinca, zaten o esnada polis de belediyeyi çepeçevre kusatmisti. Polisin çemberinde fasistler Idris’i vurdular. Amaçlari bizdik, mahkeme bizi tahliye etseydi, fasistler orta katta tarayip hepimizi öldürecekti. Ve nitekim Idris yoldasin katli diger arkadaslari kurtardi.
Kanimiz Akacaksa Sömürgeciler Akitsin
Yine bendim,, Mehmet Karasungur, ve daha baska arkadaslar vardi. O günlerde de aramadan sonra evden tekrar silahlarimizi alip çarsi içindeki koruduk ki fasistler saldirirsa kendimizi koruyabilelim. Canimiz her an için tehlikedeydi. Sehir içinde arkadaslar üçer, dörder dolasirdi. Mutlaka bir arkadas silah tasirdi.
Fasistlere karsi hiç kayip vermedik. Onlara karsi son derece uyanik ve tedbirliydik. 0 günlerde de, bugün 1987’nin Martinda da kendimizi yine emniyette hissetmiyoruz. Ben, 1980-83 yillarinda Kürdistan’da pesmergeydim, ama kendimi emniyette hissediyordum Düsman sömürgecilerdi, ve onlara karsi her an savasmaya hazirdik. Geceli gündüzlü, istirahatte, uyurken her zaman nöbetçi vardi.
Bugün Apocu provakatör hareketle kavgaya zorlaniyoruz. Biz onlarla kavga da etmek istemiyoruz. Bu kavganin sömürgecilere yarayacagini biliyorum. Ben ne Apoculari vurmak istiyorum, ne de onlar tarafindan vurulmak istiyorum. Bütün burjuva gazeteleri su veya bu sekilde onlarin reklamini yapiyor, propagandasini yapiyor. Kürtlerin çogunun okuma-yazmasi yok. Olanlar da devrimci yayin okumuyor. Okuyanlar ya burjuva yayinlarini, ya da Serxwebun ile Berxwedan’ a bakar, orada da tümünü okumazlar. Iki kelime yanlis seyler bilenler, on tane de yalan ekleyerek bilinçsiz kisileri devrimci hareketlere düsman ederler. Inancim odur ki bu hareketin merkezini TC’nin ajanlari zaptetmisler onlar bu politikayi bilinçli yürütüyorlar. Devrimci, demokrat ve yurtseverlerin dökülen her damla kaninin suçlulari Apocu harekettir. Zira biz, sömürgeci “rejimin ülkemizden kovulmasi ve ülkemiz Kürdistan’da sosyalizmin insasi için mücadele ediyoruz. Zafer halkimizindir.
Eger bu hainler ve ajanlar, bilinçsiz insanlari bizimle kavgaya gönderirlerse yasamak için vurmak zorundayiz. Vurduklarimiz da bizden bir parçadir. Onlara da aciyoruz.
Kahrolsun proakatörler, brakujiye son!
Buna karsi çikmayan yurtsever degildir. Kanimiz akacaksa, sömürgeciler akitsin. Sömürgecilere, emperyalizme ve fasizme karsi birlik olalim. Ne yanlislara, ne de burjuvaziye teslim olmak yok.
Yasasin ulusal-demokratik halk iktidari !
Yasasin özgür ve demokratik Kurdistan!
27.3.1987 Hannover
Komciwan’in Anma Etkinligine Gönderdigi Mesaj
Kürt halkinin onurlu mücadelesine katki sunan , dilini, kültürünü sanatini Avrupada yasatmaya çalisan ve Kürt ulusal mücadelesinin Avrupa kamoyu tarafindan bilinmesi ve dikkatleri KÜRDISTAN cografyasina çekmek için mücadele eden diasporadaki kürt gençlik kurumu olan KOMCIWAN 31 Mart KURDISTAN SEHITLER GÜNÜ kapsaminda yapilan etkinliklere gönderdigi mesajini sizlere paylasiyoruz.
Bugün 31 Mart 2012, Komciwan, bu topraklari kanlariyla sulayan, kürt halkina umutlariyla ve düsünceleriyle sahip cikan, hic bir zaman ölümden korkmayan ve her zaman kürt halkinin dogal haklarini savunan ve bu yolda can veren sehitlerimizi, dedelerimizi, büyüklerimizi ve kücüklerimizi saygiyla aniyor.
Yüregimiz yaniyor, icimiz kan agliyor. Ama basimiz dik, anlimiz acik ve en önemlisi hic bir pismanlik duymaksizin kürt halkinin yanindayiz ve en önlerde kosuyoruz, cünkü bunu biz sizlere borcluyuz.
Sehid namirin
Biji Riya Azadi
Biji azadiya Kurdistan
Komciwan Almanya
Dengê Kurdistan


