Referandum bilmecesi

Türkiye, önemli bir tarihi dönemece girmis bulunuyor. Ülkede yasayan her birey ve toplumsal grubu derinden etkileyecek bir süreçten geçiyoruz. Ülke, olumlu ve olumsuz olaylara gebe. Bu nedenle herkesin sapkasini önüne koyup çok yönlü düsünmesi gerekiyor.
Bilindigi gibi ülkede yasayan tüm birey ve toplumsal gruplar ‘Hayir- Evet’ ekseni üzerinde kiran kirana, dise dis bir mücadele yürütüyorlar. Bilinç karartma, hedef sasirtma, yalan söyleme, ayaginin altina karpuz kabugu koyma, tehdit etme biçiminde yürütülen mücadele nedeniyle bireylerin ve toplumsal gruplarin dengesi bozulmus, beyni karismis bulunuyor.
Geri kalmis ülkelerin tartisma anlayisi bir karabasan gibi üstümüze çullanmis bulunuyor. Evetçiler, bazi konularin olumlu yönlerini öne çikararak, olumsuz yönlerini arkaya iterek ülkeyi çagdas bir cennete çevireceklerini söylüyorlar. Hayircilar ise, bazi konularin olumlu yönlerini küçülterek, olumsuz yönlerini abartarak ülkenin bir cehenneme dönüsecegini söylüyorlar.
Ülkenin politikasi, asiri uçlara savrulmus bulunuyor. Kimse kimseyi dinlemiyor, kimse kimseyle anlasmaya, uzlasmaya çaba göstermiyor. Bu nedenle konusma, tartisma, sentezlere varma, proje yapma yetimizi kaybetmis bulunuyoruz.
Referandum neticesi ne olursa olsun, bu siyasi, sosyal, kültürel ve ahlaksal yapi nedeniyle sorunlarimizi çözmemiz mümkün olamaz. Kürt sorunu tüm agirligiyla üstümüze çökmüs bulunuyor. Ekonomi, demokrasi, insan haklari, hukuk, sosyal ve siyasal sorunlar, canimizi acitmaya devam ediyor. Türk-Kürt, kapitalist-emekçi, alevi-sünni, kadin-erkek çeliskilerinin olusturdugu anafor içinde, serseme dönmüs durumdayiz.
Her insan ve toplumsal grubun her seyden önce sorunlari çözüyor gibi davranmaktan vaz geçmesi, olaylara bilimsel açidan yaklasmasi, radikal çözümlere yönelmesi gerekiyor. Ben, diger sorunlari bir yana birakip, Kürt sorunu üzerine bir kaç sey söylemek istiyorum.
Kürt sorunu, ülkede var olan tüm sorunlarin anahtari durumuna gelmis bulunuyor. Onu çözmeden diger sorunlari çözmemiz mümkün degildir. Bu nedenle Kürt sorununun dogru bir tarifini yapmamiz gerekiyor. Zira bir hastaya dogru teshis konulmazsa, dogru bir tedavi de uygulanamaz.
Kürt sorunu bazilarinin dedigi gibi, bir sinif, cins, dil, kültür, din ve mezhep sorunu degildir. Kürt sorunu, ulusal bir sorundur ve ulusal projelerle çözülür. Çok kisa bir deyisle Kürt sorunu, Kürt ulusal çikarini, her türlü çikarin, kisi, aile, asiret, parti, baskan, din ve mezhep çikarinin önüne koyarak çözülür.
Bu baglamda Kürt dindarlarinin, ‘Türk-Islam Sentezi’ yapan din kardesleriyle ciddi bir tartismaya girmeleri gerekiyor. Örnegin ‘Kürt-Islam sentezi’ kavmiyetçilik ise, ‘Türk Islam Sentezi’ niye irkçilik olmuyor? Neden camilerde Türkçe vaaz serbest de, Kürtçe vaaz yasak? Ne yani, Allah Kürtçe bilmiyor mu?
Kürt sosyalistlerine de önemli bir görev düsüyor. biz Kürt sosyalistleri uzun bir süre Kürt sosyalistleriyle ayni partilerde çalistik. Bizler Kürt sorununu gündeme getirdigimizde Türk dostlarimiz hep bize ‘Yoldas! Neden durmadan bu konuyu gündeme getiriyorsunuz ? Sosyalist düzeni kuruldugunda, zaten Kürt sorunu kendiliginden çözülecektir.’ diyorlardi. Uzun bir süre bu zokayi yuttuk. Sonra onlarla evlerimizi ayirdik. Isin garibi bu tuzagin hala müsterisi var.
Kürt kapitalistlerine de bir çift sözüm var. Tamam, feodal düzen nedeniyle Kürt burjuva sinifi bir müddet tarih sahnesine çikamadi. Simdi kapitalist üretim iliskileri içinde Kürdistan’da da burjuva ve emekçi siniflari ortaya çikmis bulunuyor. Bu nedenle Kürt burjuva sinifinin artik Türk burjuvalarinin Kürdistani soymasina karsi çikmalari gerekmez mi? Çünkü kapitalizmin raconu böyledir. Her burjuva kendi emekçilerini soyar, ama baska burjuvalarin soymasina asla izin vermez, karsi çikar. Türk kapitalistleri yüz yildan beridir Kürdistan’da yaratilan tüm degerleri batiya transfer ediyorlar. Sermayenin Kürdistan’da birikmesine, Kürt ulusal bilincinin güçlenmesine engel oluyorlar. Bu ulusal soygun hala devam ediyor. Peki sizler ne zaman atalarinizin size biraktigi mirasa sahip çikacakksiniz?
Görüldügü gibi kapitalist düzenlerde çok katakulli var. Ezilenlerin bilincini karartiyorlar, hedef sasirtmasi veriyorlar. Her sey karman çorman. Ben yinede bazi anasinin gözü gruplara günün modasiyla bir çagrida bulunmak istiyorum. Kim bilir belki yola gelirler.
Eyyy Türk dindarlari! Allahtan korkun. Eyyy Türk sosyalistleri! Markstan utanin. Eyyy Kürt kapitalistleri! sesinizi çikarin. Ve eyyy Apocular! Görmüyor musunuz, Ortadogu yagma Hasanin sofrasina dönmüs bulunuyor. Siz de bir seyler isteyin artik. Sizler Devlet istemiyorsunuz, toprak ve bayrak da istemiyorsunuz, bunlari anladik. Siz de bari bir tabak tirsik isteyin. Hiç olmazsa bir ögün karniniz doyar, ha ne dersiniz?
Yilmaz Çamlibel