Rüsvet ve basari
Nazli ILICAK
Riza Sarraf’a, ‘basarili ihracatçi’ ödülü verildi. Ödülü verenler arasinda Ekonomi Bakani Nihat Zeybekçi ile Basbakan Yardimcisi Numan Kurtulmus’u gördüm. Onlar adina üzüldüm. Adi rüsvet ve yolsuzluk iddialarina karismis bir kisinin yaninda bu bakanlarin ne isi var? Sarraf sadece, Iran’dan Türkiye’nin aldigi petrolün bedelini altinla karsilamak gibi bir görev ifa etmedi. Gözüne kestirdigi bakanlara rüsvet verdi. Eger yaptigi is yasal olsaydi, rüsvet alisverisine ne gerek vardi?
Iste yardimcisi Happani’yle ve kuryesi Sadik’la bazi konusmalari
* Sadik’a, Zafer Çaglayan’in ogluna teslim edilecek para hakkinda direktif veriyor:
Muhammed Sadik: Kutu olmadi iki tane valizdir; çoktur biliyorsunuz. Bir tane valiz, bir tane sirt çantasidir.
Riza Sarraf: Eurolar seydir Zafer bayramidir. Euro koydun mu?
Muhammed Sadik: 2 tane Euro, 2 tane dolar, 1,5 TL.
Kuryeyi takip eden polis, havaalaninda tatbikat yapmis, valizi açtirarak paranin görüntülerini çekmisti. Kurye Ahmet Murat Özis, görevli memurlara, Sadik’in Sarraf’a söyledigi miktari tekrarlamisti: ‘2 milyon Euro, 2 milyon dolar, 1.5 milyon TL.’
Daha bitmedi Eve teslime kadar hem Riza Sarraf’in hem polisin takibi devam ediyor.
Muhammed Sadik ile Riza Sarraf arasinda geçen konusma söyle:
Muhammed Sadik: Ben burada bekliyorum kapiyi açmiyorlar.
Riza Sarraf: 9 dediler 8’i 10 dakika geçiyor. Onuncu kata gideceksin. Ayni apartmanda onuncu katta, ayri evdir. Sor K…’in (Kaan’in) evi hangisi sor.
* Riza Sarraf, Egemen Bagis’a verilecek parayi organize ediyor:
Riza Sarraf: Agabey yarin güzel bir tane çikolata, lokum yaptir. Bir tane tabak al; çok pahali olmasin gümüs tabak. Içine çikolata diz tamam mi? Bir tane de çikolata kutusu olsun. Onun içine 500 bin yerlestir.
Abdullah Happani: Tamam.
Sarraf: Sadik biliyor. O Istinye tarafinda bir yer var. Oraya bayram çikolatasidir diye takdim etsin. Kurban bayraminizi kutlar, hayirlara vesile olmasini temenni ederiz diye bir not yaz. E’ye gidiyor. EGE’ye; kisaya.
Happani: Tamam abi.
Sarraf: Daha önce de göndermistik ya 500 500
Happani: Dogrudur.
Sarraf: Gitsin! O lâzim olur bize.
***
Riza Sarraf’a ihracatçi ödülü yerine, ‘rüsvetçi’ ödülü verilmeliydi. Milyonlarca dolari bakanlarin ve bakan çocuklarinin istifadesine sunduktan sonra, birilerini tehdit etmek suretiyle, yargidan yakasini kolayca siyirma ödülü
Ya Numan Kurtulmus’a ne demeli ‘Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyecegimize söz veriyoruz. Karunlasmayacagiz, Firavunlasmayacagiz’ diye konusuyordu. Simdi, Karunlarin ve Firavunlarin yaninda saf tutuyor.
Tahsiye ve Cemaat’e kumpas
Tahsiye operasyonu, Samanyolu Medya Grup Baskani Hidayet Karaca’nin tutuklanmasina, Zaman Gazetesi’nin basilarak Ekrem Dumanli’nin gözaltina alinmasina yol açmisti. Sözde, Fethullah Gülen’in herkul.org’da yayinlanan bir mesajiyla ve Tek Türkiye dizisinin Karanlik Kurul’undaki konusmalarla, Tahsiyeciler’e kumpas kurulmustu. Iddiaya göre polisler, Turgut Yildirim’a ait eve bomba yerlestirmisler; bu husus da bombanin üzerindeki onlara ait parmak iziyle ortaya çikmisti. Ilk günden itibaren söz konusu polislerin bombayi yerlestirmelerinin mümkün olmadigini, böyle bir tertip yapmaya kalkissalar parmak izi birakmayacaklarini yazdim.
Kaldi ki, arama sirasinda ele geçen posette o polislerin parmak izi vardi ama içindeki bombayi fark etmeden poseti tutmuslardi. Zaten, o gün mekâna gelen Olay Yeri Inceleme Ekibi’ne de poseti tuttuklarini ve dolayisiyla üzerinde parmak izlerinin oldugunu söylemislerdi. Fakat maalesef mesele çarpitildi. Gerçek oldugundan farkli gösterildi. Fethullah Gülen ve arkadaslari suçlu ilân edildi. Kimse, suçlanan polislerle Cemaat arasinda somut bir iliski göstermeye de gerek görmedi.
Son gelismelerden haberdar misiniz? Bomba üzerinde parmak izi oldugu söylenen polisler, C.A ve K.G, su anda serbest. Haklarinda takipsizlik karari var. Hani eve bombayi yerlestiren onlardi? Hani parmak izleri ele geçirilmisti? Cemaat düsmani bazi polis muhabirleri, çiktiklari televizyon kanallarinda ballandira ballandira bunu anlatiyordu. Simdi bakiyorum hepsi dut yemis bülbül kesildi.
TIR’lar, 7 Subat, KCK ve MIT
MIT TIR’lari konusunda konusan savcilar (Aziz Takçi, Özcan Sisman, Süleyman Bagriyanik) Cilvegözü (Subat 2013), Reyhanli (11 Mayis 2013) patlamalari, Nigde Ulukisla’da (20 Mart 2014) Jandarma’nin ISID tarafindan taranmasi ve Özgür Suriye Ordusu komutanlarindan albay Harmus ile arkadasinin para karsiligi Esed’e satilmasiyla ilgili, mahkemede açiklamalar yaptilar. Bütün bu olaylarda, MIT ile iliskili kisilerin parmagi oldugunu söylediler.
7 Subat 2012’de de benzer olaylar yasanmisti. KCK içinde yuvalanan MIT’çiler, Halkali’da otobüse atilan molotofkokteyli sonucunda Serap isimli bir genç kizin hayatini kaybetmesine bile sebebiyet vermislerdi. O bölgenin sorumlusu, KCK görünümlü bir MIT üyesiydi. Savci Sadrettin Sarikaya, çok sayida MIT’çinin KCK çatisi altinda faaliyet göstermesinin ve suça bulusmasinin iç yüzünü ögrenmek maksadiyla, Hakan Fidan’i ifadeye çagirinca, ‘paralel darbeci’ ilân edildi. Haziran 2011 genel seçimlerinde kapi kapi dolasarak iktidari destekleyen bir Cemaat, niçin 6 ay sonra ‘darbe’ yapmak istesin!!! Bütün bu sorular gözardi edilerek, kiyamet koparildi.
Her kurum, özellikle istihbaratçilar, yaptiklari islerin hesabini vermek zorunda. Zira örtülü faaliyetler kolaylikla bir siyasi iktidarin lehine ya da ülke aleyhine kullanilabilir; demokrasiye tuzak kurulabilir. Disisleri Bakanligi’ndan sizan görüsmelerde Hakan Fidan, Suriye ile Türkiye’yi savasa tutusturmanin formülünü vermiyor muydu: ‘4 tane adam gönderirim, 8 tane bos alana füze attiririm. Problem degil, gerekçe üretilir.
Olay böyle bir savas iradesinin ortaya konulmasi’ demiyor muydu?
MIT içindeki bazi elemanlarin suça bulastigindan zerre kadar süphem yok. Ama acaba, isin ucu nereye kadar gidiyor? Ortada bir görev ihmali mi, yanlis degerlendirme mi, yoksa kasit mi var? Herhalde bir gün bunlar arastirilacak.
———————————————-
Bugün-23 haziran
Nazli Ilicak
