Makale

Sayin Savci, nihayet Suçlu bulundu!

Degerli okurlar, megerse her olumsuz gelismenin basi Kemal Burkay’mis. Hem de dört parçada birden. Iste Suriye’de PYD’nin kafasini karistiran mi dersin, yoksa Iran’da PJAK’in ayagina dolanan mi dersin, yada Güney’de Suriye Kürdleri Konferansina katilmama konusunda PYD’yi ikna eden mi dersin, yada Kuzey’de Imrali’da KCK Manifestosu’nun mimari mi dersin… Masallah, Burkay ne kadar da çok suça bulasmis!

Isterseniz, degerli okurlar hep birlikte, biraz daha gerilere dogru kisa bir gezinti yapalim. Burkay olmasaymis örnegin; KIP(Pêseng), KUK, Ala Rizgari, Tekosin v.b. örgütler ya dagilmayacaklar ya da marjinlesmeyeceklerdi. 12 Eylül sonrasi bazi örgütlerin liderleri kendi ayaklariyla gidip sikiyönetime teslim olmayacak, hapisten çikan S. Bilgin Isveç’e yerlesmeyecek, bir piri fani milletvekilligi için kapi kapi dolasmayacak, Kürdistan’i silahli mücadele ile kuracak birileri gidip TC’ye kisa vadeli askerlik yapmayacak, Apo yakalanip Imrali’ya konmayacakti… Megerse Güney Kürdlerine karsi savasin ve PKK içi infazlarin startini da Burkay vermis… Güçlükonak, Resadiye, Dört yol, Silvan v.s.’lerin mimari da oymus…

Gidisiyle bir türlü bir yerlere oturtulamayan Burkay, yaramazliga devam ediyor.

Sayin Burkay, Hak-Par’in basina da çorap ördü!.. S. Aydogmus içine dert olmus konulari ancak istifasiyla anlatabilmis, hem de kamuoyuyla paylasarak. En çok yakindigi konulardan bir tanesi de ‘Vesayat’mis. Sahi sayin Aydogmus, Hak-Par adina yaptiginiz yurt disi gezilerinizde size en çok kimin taraftarlari refakatçi olmus ve derneklerinde agirlamislardir? Sayin A. Melik Firat da yurt disi Hak-Par tanitici toplantilarinda, etrafinda Özgürlükçüleri görmüs, onlar büyük ölçüde Partinin tanitimi için diplomasi çalismalarini organize etmislerdir ve bunu kendisi gururla dillendirmistir. Söyle demisti sayin Firat: ‘bu Partinin motor ve örgütlü gücü Özgürlükçülerdir”. Böylesi bir durum karsisinda sayin A. Melik Firat kendisini, birilerinin vesayetinde hissetmemistir. Eger parti içi isleyis demokratik biçimde yürüyorsa, eger disaridan bir karar veya direktif dayatilmiyorsa vesayetten söz etmek zaten mümkün degil. Insafli hiç kimse Hak-Par’da bundan söz edemez. Demokrasilerde, hele hele Kürdler söz konusu olunca, ekseriyeti içine sindirememe iste böyle olurmus. Sayin Aydogmus Parti çalismalarinin yogunlugundan dolayi bir türlü firsat bulup da istedigi kadar ve istedigi konularda makale ve yazi yazamamisti. Bundan böyle elini tutan olmaz.

Sahi PDK-Bakur sayfasindaki Hak-Par la ilgili haberi okuyan oldu mu? Baslik ” Hak-Par tevle hev bu” . Dinime küfür eden, bari müslüman olsaydi, o zaman durum pek fark etmezdi. KADEP neydi, ne oldu? Kuruculari arasindaki kelli felli onca sahsiyet yer yarildi da, altina mi girdi? Baskanlik kurulunda bulunanlardan, kaçi bu güne kadar herhangi bir konuda demeç vermistir?.. Beyler, önce bir igneyi kendinize batiriniz, sonra çuvaldizi baskasina, kendinizi hele bir haber mansetlerine tasiyiniz, hiç degilse inandirici olmak için.

Gelelim diger konularimiza. Bölgemizde önemli gelismeler oluyor. Güney son anda bir aksilik çikmazsa Kürd konferansina ev sahipligi yapacak. Suriye’nin gidisine agit yakanlarimiz var. Iran, Çin, Rusya ile birlikte PYD, disarida olasi bir müdahale için veto hakkini kullaniyor ve bununla da kalmayarak buna karsi yol kontrolleri yaparak önlemler aliyor. Dayanismanin en güzel örnegini Esad için geçenlerde BDP’liler Hatay’da gösterdiler. Esad kimi reformlar da yapsa, kimi adimlar da atsa artik inandiriciligi kalmamistir. Sayet Esad, Gaddafi gibi trajik bir son istemiyorsa, onun için en hayirlisi bir an önce tüm yetkilerini birakip ülkesini terk etmektir, zira her geçen gün onun hanesine olumsuz bir sekilde islenmektedir. Iran’in kaleleri tek tek yikilirken, sira Iran’a da gelecek ve nitekim Iran bu konuda kasiniyor. Bunun için kimi idialara göre saldiri tarihi bile belirlenmis durumda. Ya Türkiye’ nin durumu? O da baska bir yazi konusu.

Hüseyin Sahin

Back to top button