Makale

Seçime mi, savasa mi?

Tehlikenin farkinda misiniz? Kirmizi kitaba, ‘Legal görünümlü illegal yapilar’ girdikten sonra, operasyonlarin çapi genisletildi. Simdi artik, isadamlari da hedefte. Son olarak Konya’da bir operasyon yapildi. Süphelilerin ‘Paralel yapinin Konya’daki finansal ihtiyacini organize ettigi’ ileri sürülüyor. Isadamlari ‘Himmet’ adi altinda Cemaat’e para toplamislar. Zaten Hizmet Hareketi bu toplanan paralarla faaliyetini sürdürüyordu; bunu da herkes biliyordu. Cemaat ‘illegal yapi ve terör örgütü’ olarak kabul edilince, ister istemez, iliskili bütün unsurlar, suç örgütü üyesi sayiliyor. Bu arada, Konya’daki operasyonda Emniyet Müdürlerinden Anadolu Atayün de tutuklandi. Sebebi belli degil. Bu tutuklamalar o kadar siradanlasti ki, zaten kimse artik üzerinde bile durmuyor. Atayün’ün avukati, konuyu özetlemis: ‘Hukuk muktedirlerin önünde diz çökmüstür.’

***

Seçimlere mi giriyoruz, savasa mi? Ahmet Davutoglu da, bilim adamina yakismayacak bir sekilde, Cumhurbaskani’nin üslûbunu benimsedi. Muhalefet partilerini rakipleri gibi görmektense, ‘Ser ittifaki’ olarak takdim ediyorlar. Bu ne biçim is! MHP, HDP, CHP…
Onlarin yanina paralel örgüt, DHKP-C ve PKK’yi da katiyorlar… Oluyor size ‘6’li çete’.

Belli ki ates bacayi sarmis. Yüreklere korku düsmüs. Demokrasilerde iktidara gelmek gibi, iktidari kaybetmek de dogal karsilanmali. Nitekim, dünyaya baktigimizda, kimse koltugunu terk etmeyi bir ölüm kalim meselesi gibi görmüyor. Ama Türkiye’de durum farkli. Yasa disi isler yapan insanlar, AK Parti iktidardan düstügü takdirde hesap verecek; himaye ortadan kalkacak. Su veya bu sekilde küplerini doldurmaya devam edenler ya da medya adi altinda çirkeflik yapanlar, hak etmedikleri reklamlari alanlar, yagcilar, yagdanliklar, menfaatperestler bunlarin ödü kopuyor. Arpalari kesilecek; birçogu hirsizlik, yolsuzluk, usulsüzlükten dolayi yargi önüne çikacak.

Telâs bundandir.

Siyasette din istismari

Abdülkadir Selvi, geçtigimiz seçimlerde AK Parti’ye oy veren, ama simdi, bu partiyle iliskisini sorgulayan %14’lük bir kararsiz kitleden söz ediyor. Bu kesim tekrar AK Parti’ye oy vermesi için ikna edilemezse, ‘Koalisyon tehlikesiyle’ karsi karsiya kalacagimizi söylüyor. Selvi’ye göre, AK Parti’ye oy veren dindarlarin ve Bati’da yasayan Kürtler’in bir bölümü tereddüde düsmüs. AK Parti’de, birkaç haftadan beri ibre tersine dönmüs.

Iyi haber… Demek, insanlar, yogun kara propaganda ve din istismarina ragmen, yavas yavas gerçekleri görmeye basladi. Son haftalarda Tayyip Erdogan, HDP’yi, dindar insanlarin nezdinde itibarsizlastirmak amaciyla kollari sivadi. Diyanet Isleri’nin bugünkü statüsünü sorgulayan Selahattin Demirtas’in Diyanet’e degil, dine karsi oldugu izlenimini yaratmaya çalisiyor. Söylemleri arasinda, ‘Kudüs Yahudiler’in kiblesi’ konusu da var. Erdogan, ‘Kudüs Müslümanlar’in’ diyerek, Demirtas’i ayni zamanda Israil yandasi gibi de gösteriyor. Peki Islâm âlimleri, ‘Kudüs, Yahudiler’in kiblesi oldugu için, Hz. Muhammed’in Kudüs’e dönerek namaz kilmaktan dolayi üzüldügünü ve Allah’a yakardigini’ rivayet etmiyorlar mi? Bir zamanlar, Müslüman, Yahudi ve Hiristiyanlar’in kible bakimindan ittifaklari vardi. Müslümanlar da namazda, Kudüs’e dogru yöneliyordu. Yahudiler, ‘Mademki Müslümanlar namaz kilarken bizim kiblemize dönüyorlar, demek kiblemiz haktir. Dolayisiyla dinimiz de haktir’ diye konusuyordu. Hz. Muhammed’i bu konusmalar üzüyordu. Kâbe’ye dogru dönülüp namaz kilinmasini istiyordu. Rivayete göre, Cebrail’e söyle dedi: ‘Arzu ediyorum ki, Allah benim yüzümü Yahudilerin kiblesinden çevirsin.’

Cebrail su cevabi verdi: ‘Sen Rabbine dua et ve ondan iste.’

Peygamberimiz gene Kudüs’e dogru namaza durdu. Basini semaya kaldirdi. Namazi henüz bitirmemisti ki su ayet-i kerime nazil oldu: ‘Yüzünün göge dogru aranip durdugunu görüyoruz. Bunun için seni razi olacagin bir kibleye çevirecegiz. Artik yüzünü Mescit-i Haram’a (Kâbe’ye) dogru çevir.’

***

Tayyip Erdogan’in din üzerinden yürüttügü propagandayi karsilamak üzere, Selahattin Demirtas’in her mitingde Islâmiyet’e bagliligini vurguladigini görüyoruz. Kimlikleri ve inançlari kullanarak siyaset yapmak dogru degil. Ama muhatap, dini siyasete karistirip, sizi neredeyse kâfir ilan ediyorsa, ister istemez siz de buna mukabele etmek zorundasiniz. Demirtas, defalarca Diyanet Isleri Baskani’na sordu: ‘Bir Müslüman’a kâfir diyen, günâh isler mi?’ Bir cevap gelmedigine göre, anlasiliyor ki, Mehmet Görmez’in gözü, kendisine son olarak hediye edilen zirhli Mercedes’ten baska bir seyi görmüyor.

Hocam geldi mi senin çerez?

Çerez parasi ve ihtiras tramvayi

Ise, ‘Çaresizlerin çaresi’, ‘Kimsesizlerin kimsesi’ olarak basladiniz. Sonra, lüks ve ihtisama kapildiniz. Artik saraylara sigmiyorsunuz. Valiniz bile altin kaplama klozet kapagi kullaniyor. Üstelik, bu konularda elestiri alinca, zeytinyagi gibi su yüzüne çikiyorsunuz. AKSaray’in dudak uçuklatan maliyeti karsisinda, Tayyip Erdogan, ‘Yigit yattigi yerden bellidir’ diyerek, devletin itibarini bu israfa bagliyor.

Maliye Bakani da, lüks Mercedes tartismasina katildi. Oysa, tevazuu ile taninmis bir insan Mehmet Simsek. Biriniz de, liderinize dogru olani söyleyiniz. ‘Halk nezdinde bu lüks hos görünmüyor’ deyiniz. Dogruyu ifade edemeyecekseniz, hiç degilse susunuz. Devletin araçlarina giden 3 milyar 300 milyon liraya ‘çerez parasi’ demeyiniz. Inaniniz yolsuzluk kadar, hatta ondan da daha fazla, bu ihtisam ve israf, halk nezdindeki itibarinizi asindirdi. Sizi vatandasa yabancilastirdi. Simdilik, suskun medya yüzünden herkes, her seyin tam olarak farkina varamiyor. Ama biraz sendelediginizde bakin ortaya ne kirli çamasirlar dökülüp saçilacak. Israfa ‘çerez parasi’ diyerek, temiz mazinizi ‘ihtiras’ tramvayina meze yapmayiniz.

————————————————

Bugün-26 Mayis

Nazli Ilicak

Back to top button