Makale

Sevr ve Lozan Antlasmalari (1)

Son günlerde Türkiye’de Sevr ve Lozan antlasmalari üzerine yogun bir tartisma yasaniyor. Ben de bu konuda önemli buldugum bazi bilgilerimi sizlerle paylasmak istiyorum.

Türkiye’de en ciddi konular bile; çogu zaman, kulaktan dolma bilgilerle tartisiliyor. Kimse tartistigi konu hakkinda, arastirma yapma, saglikli bilgiler edinme, donanimli hale gelme zahmetine katlanmiyor. Yandas oldugu kisi ve çevrelerin sözlerini mantik süzgecinden geçirmeden, ayni sekilde tekrar ediyor. Bu nedenle en ciddi konulari bile, futbol amigosu mantigiyla tartisiliyor. Türklerle Kürtlerin durumu buna tipik bir örnektir.

Örnegin Türkleri çilgina çeviren, 10 agustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlasmasinda, bir Kürt devletinin kurulmasindan söz edildigi dogrudur. Devlet, ama nasil bir devlet, kimse ona bakmiyor. Simdi, Sevr Antlasmasinda bu konuda yer alan üç önemli maddeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

Madde 62- ‘Ingiltere, Fransa, Italya hükümetlerinin tayin edecekleri birer üyeden olusacak ve merkezi Istanbul’da olacak 3 kisilik bir komisyon kurulacaktir. Bu komisyonun görevi, bu antlasmanin imzalanmasindan itibaren 6 ay içinde, Firat’in dogusunda daha sonra kararlastirilacak olan Ermenistan sinirlarinin güneyinde ve Türkiye’nin Suriye ile olan sinirinin kuzeyinde, Mezopotamya’da yer alan ve halkinin çogu Kürt olan bölgeler için bir mahalli özerklik plani hazirlanacaktir.’

Madde 63– ‘Osmanli Hükümeti, 62. Maddede belirtilen komisyon kararini bildirdikten sonra 3 ay içinde, bu karari benimsedigini kabul edecektir’

Madde 64– ’62. Maddede belirtilen bölgede yasayan Kürt halki, bu tarihten itibaren bir yil içinde, bu bölge halkinin çogunlugu, Osmanli Devleti’nden ayrilip bagimsiz olmayi arzu ettiklerini bildirirse ve Milletler Cemiyeti bunlarin bagimsizlik kazanma yetenegine sahip olduklarini uygun bulup, kendilerine bagimsizlik tavsiye ederse, Osmanli Devleti böyle bir tavsiyeyi uygulamayi kabul ettigini ve o bölgedeki bütün haklarindan ve imtiyazlarindan vaz geçtigini kabul edecektir.’

Metinde açikca görüldügü gibi, önce Ermenistan’in sinirlari belirlenecek. Arta kalan küçük bir alanda Kürtler için bir özerk plan hazirlanacak. Burada yasayan Kürtler sayet bir devlet olmayi isterse ve Milletler Cemiyeti de onlari buna laik görürüse, iste o zaman bir Kürt devleti kurulacak. Iste Kürtleri mutlu eden, Türkleri ise çilgina çeviren antlasmanin özü budur.

Lozan Antlasmasini irdelemeye geçmeden önce, Kürtleri yakindan ilgilendiren çok önemli tarihi bir olaydan da bahsetmek istiyorum.

Amasya’da, 20-22 ekim 1919 tarihleri arasinda, Osmanli Bahriye Naziri Salih Pasa ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti üyesi Mustafa Kemal Pasa arasinda bir toplanti yapilmisti. Burada alinan kararlar tutanaga geçirilip imzalanmisti. Amasya Tamimi denilen bu belgenin 1. Maddesinde söyle deniliyor.

‘Osmanli Devleti’nin tasavvur kabul edilen hududunun, Türk ve Kürtlerin mesken oldugu araziyi ihtiva ettigi ve Kürtlerin Osmanli camiasindan ayrilmasinin imkansizligi izah edildikten sonra, bu hususun asgari bir talep olmak üzere temin edilmesi, müstereken kabul edildi. Bundan baska, Kürtlerin serbestçe gelismelerini temin için, irki ve içtimai (ulusal ve toplumsal) hukkuklari aynen kabul edildi.’

Kisacasi deniliyor ki, Osmanli Devleti’nin kabul edilir hududu, Türklerle Kürtlerin üzerinde yasadiklari topraklari kapsar. Kürtler, Osmanli camiasindan ayrilmayacaktir. Ancak, Kürtlerin ulusal ve toplumsal hak ve hukuku aynen korunacaktir.

Anadolu hareketini örgütleyen Mustafa Kemal bilindigi gibi, Kürt temsilcileriyle beraber Erzurum ve Sivas Kongrelerini örgütlemisti. Mustafa Kemal, Kürt önder kadrolarina yazdigi mektuplarda su öneride bulunuyordu. Vatanimizi istila eden sömürgecileri ülkeden kovalim. Bunlarin elinde esir olan Islam Halifesinin kurtaralim. Iki Müslüman halk olarak, ortak bir devlet kuralim. Yani Kürt kardeslerinin bu mücadeleye destek vermesini talep ediyordu. Kürtler de bu davete evet dediler ve destek verdiler. Peki sonra ne oldu? Simdi ona bakalim.

Lozan tartismalarinin en önemli konusu Kürt sorunuydu. Bu konuda Ingiliz heyetinin baskani Lord Curzon ile Türk heyet baskani Ismet Pasa arasinda disedis bir mücadele yapiliyordu.

Lord Curzon, bir Kürt Devleti’nin kurulmasi gerektigini savunuyordu. Ismet Pasa ise ‘Ayri bir Kürt Devleti’ne gerek yoktur. Zira bizim Kürtlerle beraber kurdugumuz yeni devlet, Türk ve Kürtlerin ortak devletidir.’ diyordu.

Yazi devam edecek. Yazinin ikinci bölümünde, Lozan Antlasmasini irdelemeye, önemli bölümlerine dikkat çekmeye çalisacagim.

Yilmaz Çamlibel

Back to top button