Makale

Türkiye’yi karistirmak isteyen iç güçler

Iktidarin söyledigine göre dis güçler Türkiye’ye saldirmasi için terör örgütlerini organize edip kiskirtiyor. Kürt-Türk, Alevi-Sünni, laik-dindar çatismasi çikarmak için olmayacak isler yapiyorlar. Bir yandan da ekonomik kriz çikarmaya çalisiyorlar.

Yani Türkiye’yi zayiflatmak, parçalamak için her yolu deniyorlar.

Iktidarin ileri sürdügü bu iddia ne kadar gerçek, ne kadar hayal ürünü bilemeyiz.

Ne bütünüyle ‘Yoktur böyle bir sey’ diyecek durumdayiz ne de ‘Evet kesinlikle böyle bir sey var’ diyecek durumdayiz.

Fakat emin oldugum bir sey var ki o da ülkeyi karistirmak isteyen iç güçlerin oldugu.

Peki kimdir bunlar?

Kim olduklarini degil, ne yaptiklarini anlatayim da kim olduklarini siz bulun.

Çünkü ülkede öyle seyler oluyor ki ‘Bunu ancak bu ülkeyi karistirmak isteyen bir el yapabilir’ diyecegimiz türden isler bunlar.

Mesela Ortadogu’da, mezhep savasi ortaligi kasip kavururken yüzlerce farkli isim bulunabilecekken bu iç güçler 3’üncü köprünün adini Yavuz Sultan Selim koydu.

Tarihteki kavgalari, acilari hatirlatan bu isim, ancak Alevi vatandaslari tedirgin etmek isteyenlerin aklina gelirdi.

Öyle de oldu. Bu isim Alevi vatandaslarimiz arasinda bir tedirginlige yol açti.

Bu da yetmedi.

Iç güçler, böyle hassas bir dönemde ülkeyi yönetenlerin konusmalarinda ‘Biliyorsunuz filan da Alevi’, ‘Reyhanli’da 53 Sünni vatandasimiz öldü’ gibi ayristirici cümlelerin geçmesini sagladi!

Sanirim bekledikleri sonucu alamamis olacaklar ki geçtigimiz günlerde Alevi vatandaslara ait TV ve radyolari kapattilar.

Yani anlayacaginiz bir Alevi-Sünni çatismasi baslatmak amaciyla Alevi vatandaslarimizi kiskirtmak için her yolu denediler.

Fakat bütün bunlar da yetmemis olacak ki bu iç güçler bir de maasli trol ekibi kurmus. Her olayin ardindan toplumu karistirmak, farkli kesimlere hakaret etmek için ortaliga dökülen bu troller bazi gazete ve TV’lerde, sosyal medyada ülkemizi karistirmak, Alevi vatandaslarimizi kizdirmak, kiskirtmak için de akla hayale gelmeyecek yayinlar yapiyor.

Iç güçler bir taraftan Alevi-Sünni çatismasi çikarmaya çalisirken bir taraftan da Kürt-Türk çatismasi çikarmak için ugrasiyor.

Mesela baris sürecinde iktidarin somut adim atmasini engellediler. Sonunda süreç bozuldu ve PKK ile devlet arasindaki çatismalar yeniden basladi.

Iktidar, PKK ile mücadele ederken iç güçler de bos durmadi.

HDP’nin bürolarinin yakilmasi, yakip yikanlara sesiz kalinmasi, kimi devlet güçlerinin HDP binalarinin duvarlarina kiskirtici sloganlar yazip çektirdikleri fotograflari paylasmasi, adeta gençleri PKK’nin safina itmek için siyasetin bütünüyle devre disi birakilmasi, milyonlarca oy almis HDP’li siyasetçilerin tutuklanmasi, Kürt hareketinde makul, akli basinda insanlar dahil herkesi hapse tikma çabasi… adeta Kürtler sokaga dökülsün de bir çatisma çiksin ister gibiydiler.

Çok sükür bunda da basarili olamadilar.

Ama amaçlarindan da vazgeçmediler.

Maasli trol ekibi gene devreye girdi: Sosyal medyada, gazete ve TV’lerde savas çigirtkanligi yapip ‘baris’ diyen herkesi terörist ilan edip susturmaya çalismak, PKK bahanesiyle duygusal baglari zedelemek, toplumu Kürt vatandaslarimiza düsman etmek için akla hayale gelmeyecek yayinlar yaptilar, yapiyorlar.

Bununla da yetinmeyip akil almaz bir cesaretle TV ekraninda MIT’in HDP’lilere suikastlar yapmasi gerektigini bile söylediler.

Diger yandan bir baska çabalari daha var bu iç güçlerin: Laik-dindar çatismasi çikarmak.

Türkiye’nin en kirilgan fay hatlarindan biri de bu.

Tam da ülkede rejim tartismasinin yapildigi, iktidarin kimi mensuplarinin halifelik vurgusu yaptigi, laikligin din karsitligi olarak gösterildigi bir dönemde bu iç güçler durumu firsata çevirmek için Atatürk heykeli tartismasi baslatti.

Yasam tarzina müdahale olarak algilanacak yilbasi kutlama tartismalari baslatarak bu sefer de laik kesimi tedirgin ettiler.

‘Daha çok imam hatip okulu açacagiz var mi diyeceginiz’
türü konusmalar, ‘Lozan zafer degil hezimet’ türü çikislar, sokakta belediye araciyla halifelik çagrisi yapanlara sessiz kalip ISID saldirisi sonrasi bir kahvede laiklige sahip çikma çagrisi yapan gençlerin apar topar tutuklanmasi, dinin sosyal hayatin her alanini tanzim etmesi isteklerinin ayyuka çikmasi… tüm bunlar bize gösteriyor ki yasadigimiz bu sikintili günleri firsat gören iç güçler laik-dindar çatismasi çikarmak için de her yolu deniyor.
Iç güçlerin bir de ekonomik alanda bir çabalari var ki akla durgunluk veriyor. Ülke bunca sikintiyla bogusurken bir de ekonomik kriz çikarmaya çalisiyorlar.

Bir ülkenin ekonomisi demokrasiyle, özgürlükle, bagimsiz yarginin, bagimsiz kurumlarin, bagimsiz medyanin varligiyla siki sikiya alakalidir. Yani yabanci yatirimcilar ancak bu degerlerin, kurumlarin varligina bakarak bir ülkeye yatirim yapar.

Buna karsin iç güçler yabanci yatirimcilari kaçirmak, ekonomimizi krize sokmak için her yolu deniyor.

Mesela bir OHAL kararnamesiyle isinsanlarinin malina mülküne el koyuyorlar. Bunu gören yabanci yatirimci da haliyle ülkeden kaçiyor.

Akli basindaki bütün ekonomistler ‘OHAL’i kaldirin, baskanlik sistemi adi altinda tek adam rejimi kurma çabalarindan vazgeçin, Merkez Bankasi gibi ekonomiyle alakali kurumlara bagimsizlik verin, o zaman yabanci yatirimci ülkeye akin eder’ diyor.

Hatta ‘OHAL kalksin ve baskanlik sistemi denen tek adam rejimi kurma çalismalarindan vazgeçildigi ilan edilsin, ertesi gün dolar ciddi oranda düser’ diyorlar.

Fakat iç güçler, iktidarin bunu yapmasina izin vermiyor.

Görünen o ki tek amaçlari var bu ülkeyi her alanda zayiflatmak.

Cumhurbaskani Erdogan’in ‘Ülke beka sorunu yasiyor’ dedigi bir dönemde Anayasa’nin askiya alinmasi, parlamentonun devre disi birakilmasi, muhalefet partilerinin, solcularin, Atatürkçülerin teröre destek veriyor suçlamasiyla susturulmaya çalisilmasi, bagimsiz yarginin bütünüyle yok edilmesi, baris, özgürlük, insan haklari, demokrasi vurgusu yapan gazetecilerin, yazarlarin, aydinlarin hapse atilmasi, egitimin döküldügü bir dönemde binlerce akademisyenin iste atilmasi veyahut tutuklanmasi, FETÖ ile mücadele ediyoruz bahanesiyle yüz binlerce suçsuz günahsiz insanin isinden atilip açliga mahkum edilmesi…

Tüm bunlari ancak ülkede iç çatisma çikarmak isteyen bir güç yapabilir.

Görünen o ki yapiyorlar da.

En büyük sansimiz böyle bir dönemde olup bitenin farkinda olan, olaylar daha da kizismasin diye maasli trol ekibinin yaptigi provokasyonlari görmezden gelip bu provokatörlere sessiz kalan, sik sik birlik bütünlük çagrisi yapan, terör saldirisi oldugunda en sorumlu, en içten, en siddetli duygularla olaylari kinayan bir iktidarimizin olmasi!

Hakikaten çok iyi kiniyorlar.

Yoksa ülkenin hali harapti.

—————————————————————-

Diken com

Levent Gültekin

Back to top button